A+
A
A-
İçindekiler Əsas səhifə nur-az.com
Kitabın Adı: Gurer-ul Hikem - 1
Yazar: Ebulfetih Abdulvahid Amidi
Yayın Evi:
Basım Tarihi:
Sayfa Sayısı:
Baskı Sayısı:
Tiraj:
Geri   İleri


   1128.    31- “Kendi ayıbını araştıran insan, onu bulur. ” (c. 5, s. 154)

   1129.    32- “Sana ayıbını açığa çıkaran kimse dostundur. ” (c. 5, s. 253)

   1130.    33- “Ayıbını örten kimse düşmanındır. ” (c. 5, s. 253)

   1131.    34- “Sana ayıbını açıklayan kimse, seni gıyabında korur. ” (c. 5, s. 261)

   1132.    35- “Ayıpların hususunda yaltaklık eden kimse, gıyabında seni korur. ” (c. 5, s. 261)

   1133.    36- “Nefsinin ayıplarını gören kimse hiç kimsenin ayıbını araştırmaz. ” (c. 5, s. 283)

   1134.    37- “İnsanların ayıplarını araştıran kimse işe kendisinden başlamalıdır. ” (c. 5, s. 305)

   1135.    38- “Sana ayıbını örten, ama gıyabında ayıplayan kimse gerçek düşmanındır. O halde ondan sakın. ” (c. 5, s. 359)

   1136.    39- “Sana ayıbını gösteren ve gıyabında seni koruyan kimse gerçek dostundur. O halde onu koru. ” (c. 5, s. 360)

   1137.    40- “İnsanların gizli ayıplarını araştıran kimseye Allah kalplerin sevgisini haram kılar. ” (c. 5, s. 371)

   1138.    41- “Kendi sürçmeleri hususunda kör olan kimse, başkalarının sürçmesini büyük görür. ” (c. 5, s. 372)

   1139.    42- “İnsanların ayıbını hoş görmeyen, ama kendisi için hoş gören kimse ahmaktır. ” (c. 5, s. 385)

   1140.    43- “İnsanları bizzat yaptığı şeyle kınayan kimse akılsızdır. ” (c. 5, s. 385)

   1141.    44- “İnsanın en büyük ayıbı, ayıplarının kendisine gizli kalmasıdır. ” (c. 6, s. 18)

   1142.    45- “Sana ayıplarını gösteren ve gıyabında seni koruyan kimse hayır dilemede kusur etmemiştir. ” (c. 6, s. 113)

   1143.    46- “Gıyabında seni koruyan kimse sana ayıbını söyleyen kimsedir. ” (c. 6, s. 113)

   1144.    47- “İnsanın ayıplarını tanıması en faydalı tanımadır. ” (c. 6, s. 134)

   1145.    48- “Ayıbı işlerini ayıplı kılacak şeyleri yapmaktan sakın. ” (c. 6, s. 261)

   1146.    49- “İnsanların ayıbını araştırma. Zira eğer akledecek olursan kendi ayıpların seni başkalarının ayıplarını araştırmaktan meşgul kılacak kadar çoktur. ” (c. 6, s. 292)

   1147.    50- “Kendi yaptığın şeyler sebebiyle başkalarını kınama ve işleme hususunda nefsini serbest bıraktığın günah sebebiyle başkalarını cezalandırma. ” (c. 6, s. 323)

   1148.    51- “Ey Allah’ın kulu! Bir insanı kınama hususunda acele davranma belki de o günahı bağışlanmıştır. Küçük günahlar hususunda kendini güvende görme. Belki de o günahlar sebebiyle azap göreceksin. ” (c. 6, s. 459)

 

34- Ayrılık

 

   1149.    1- “Cemaatle birlikte olun, ayrılık ve ihtilaftan sakının. ” (c. 2, s. 240)

   1150.    2- “Ayrılmaktan sakın. Zira insanlardan ayrı düşenler, şeytanın payıdır. ” (c. 2, s. 305)

   1151.    3- “Ayrılmaktan sakın. Zira sürüden ayrılmış koyun, kurdun nasibi olduğu gibi, hak ehlinden ayrı olanlar da şeytanın payıdır. ” (c. 2, s. 326)

   1152.    4- “Her cemaatin bir ayrılığı vardır. ” (c. 5, s. 15)

   1153.    5- “Her cemaat ayrılığa düşer. ” (c. 4, s. 528)

 

35- Az ve çok

 

   1154.    1- “Cehennemden kurtulanlar, heva ve hevesin galebesi ve sapıklık sebebiyle azdır. ” (c. 2, s. 33)

   1155.    2- “Alimler, bir çok cahillerin varlığı sebebiyle gariptirler. ” (c. 2, s. 33)

   1156.    3- “Bizim için bir araya topladığımızda çok, ama bölüştürdüğümüzde az gördüğümüz şeyler ortaya çıkar. ” (c. 3, s. 295)

   1157.    4- “Nice az şey vardır ki çok şeyden daha çok rüşt eder. ” (c. 4, s. 75)

   1158.    5- “Doğrusu çirkin şeyler, kendisinden utanmanın azaldığı derecede çoğalmıştır. ” (c. 4, s. 492)

   1159.    6- “Senin olan az bir şey, başkasının olan çok şeyden daha iyidir. ” (c. 4, s. 499)

   1160.    7- “Az olup ihtiyaç duyulan şey, çok olup ihtiyaç duyulmayan şeyden daha iyidir. ” (c. 4, s. 500)

   1161.    8- “Sonu övülen az bir şey, sonu zarar olan çok şeyden daha hayırlıdır. ” (c. 4, s. 500)

   1162.    9- “Yapılması sana kolay olan az bir amel, taşınması ağır olan çok şeyden daha iyidir. ” (c. 4, s. 501)

   1163.    10- “İnsanı felaha ulaştıran az şey, insanı helak eden çok şeyden daha iyidir. ” (c. 4, s. 502)

   1164.    11- “Her çoğun azı vardır. ” (c. 5, s. 13)

   1165.    12- “Bir işi çok yapan kimse, o iş ile tanınır. ” (c. 5, s. 178)

   1166.    13- “Güvenilir ve itminan duyulan insanlar ne de az ve hainler ne de çoktur!” (c. 6, s. 96)

   1167.    14- “Kifayet eden az şey, isyan ettiren çok şeyden daha iyidir. ” (c. 2, s. 502)

   1168.    15- “Oyalayıcı oyunları çok olan kimsenin aklı az olur. ” (c. 5, s. 292)

   1169.    16- “Kifayet eden az bir dünya malı, isyan ettiren çok şeyden daha iyidir. ” (c. 6, s. 457)

 

36- Azarlama-Paylama

 

   1170.    1- “Başkasını sürçmesi sebebiyle azarlayan kimseyi başkası da sürçmesi sebebiyle azarlar. ” (c. 5, s. 446)

 

37- Azık

 

   1171.    1- “Kullara düşmanlık ahiret için kötü bir azıktır. ” (c. 3, s. 257)

   1172.    2- “Ahiret için azık almak akıldandır. ” (c. 6, s. 33)

   1173.    3- “Akıllı insana ahiret için amel etmesi ve canı bedenden çıkıp ve ebedi yerine varmadan önce azığını arttırması yakışır. ” (c. 6, s. 440)

   1174.    4- “Hiç kimse istekten ve kendine yetecek kadar azıktan müstağni değildir. ” (c. 6, s. 416)

   1175.    5- “Eğer yoksullardan azığını kıyamet gününe senin için taşıyacak ve bu azığa muhtaç olacağı yarın sana verecek birini bulursan bunu ganimet bil ve azığını ona yükle. Gücün yettiğin kadar azığını çoğalt. Belki bir gün ararsın da bulamazsın. ” (c. 3, s. 184)


 

 

 

 

 

-B-

38- Baba ve Evlat

 

   1176.    1- “Salih evlat insana hatırlatmada bulunan iki şeyin en güzelidir. ” (c. 2, s. 23)

   1177.    2- “Evlat iki düşmandan biridir. ” (c. 2, s. 24)

   1178.    3- “En şiddetli musibet kötü haleftir. (evlattır. )” (c. 2, s. 392)

   1179.    4- “Anne babaya iyilik en büyük farzdır. ” (c. 3, s. 259)

   1180.    5- “Babalarınıza iyilik edin ki çocuklarınız da sizlere iyilik etsin. ” (c. 3, s. 267)

   1181.    6- “En kötü evlat itaat etmeyendir. ” (c. 4, s. 166)

   1182.    7- “Evlat yokluğu yürek yakıcıdır. ” (c. 4, s. 415)

   1183.    8- “Anne babasından utanç duyan kimse doğru yoldan uzaklaşmıştır. ” (c. 5, s. 334)

   1184.    9- “Anne babasına iyilik eden kimseye evladı iyilik eder. ” (c. 5, s. 454)

   1185.    10- “Babanın ölümü bel kırandır. ” (c. 6, s. 135)

   1186.    11- “Çocuğun ölümü ciğeri parçalar. ” (c. 6, s. 135)

   1187.    12- “Kötü evlat şerafeti yok eder ve geçmişleri ayıplı kılar. ” (c. 6, s. 223)

   1188.    13- “Kötü evlat geçmiştekilere bir utançtır ve gelecektekileri bozar. ” (c. 6, s. 222)

   1189.    14- “İsyankar çocuk mihnet ve uğursuzluktur. ” (c. 6, s. 224)

   1190.    15- “En büyük gayretin ailen ve çocukların için olmasın. Şüphesiz onlar münezzeh olan Allah’ın dostlarından ise Allah dostunu zayi etmez. Yok eğer Allah’ın düşmanlarından ise o halde en büyük çaban Allah’ın düşmanları için olmasın. ” (c. 6, s. 327)

   1191.    16- “Geçmişini yenisiyle sağlamlaştırmayan kimse geçmiştekilerini ayıplı kılar ve gelecektekilerine hıyanet etmiş olur. ” (c. 5, s. 409)

 

39- Bağışlamak

 

   1192.    1- “Bağış riyasettir. ” (c. 1, s. 13)

   1193.    2- “Bağış mevcut izzettir. ” (c. 1, s. 90)

   1194.    3- “Bağış yüz suyunu koruyandır. ” (c. 1, s. 91)

   1195.    4- “Bağış tabiat yüceliğindendir. ” (c. 1, s. 137)

   1196.    5- “İnsanlar iki kısımdır: Bulamayan bağışlayıcı ve insanların ihtiyacını gidermeyen zengin. ” (c. 1, s. 395)

   1197.    6- “Kerim insan sahip olduğunu bağışlayandır. ” (c. 2, s. 4)

   1198.    7- “Allah yolunda bağışta bulunmak yakınlaştırılmışların ibadetidir. ” (c. 2, s. 41)

   1199.    8- “Efendi insana haset edilir, bağışlayan insan ise sevilip sayılır. ” (c. 2, s. 42)

   1200.    9- “Bağışlayıcı insan, bağışından kendisini övene bir şey ulaşmasa dahi sevilir ve övülür. Cimri ise bunun tam tersidir. ” (c. 2, s. 78)

   1201.    10- “Korku ve telafi edileceği ümidi olmaksızın yapılan bağış, gerçek bağıştır. ” (c. 2, s. 126)

   1202.    11- “Bu malı Allah’ın hakları yolunda bağışlamak, bağıştan sayılmaz. ” (c. 2, s. 127)

   1203.    12- “Bağışlayıcı insan dünyada övülmüştür ve ahirette de saadete erişecektir. ” (c. 2, s. 152)

   1204.    13- “İnsanın fazileti bağışta bulunmak ve ahdine vefa göstermek ile süslenmesindedir. ” (c. 2, s. 153)

   1205.    14- “Bağışla ki efendisi olasın. ” (c. 2, s. 173)

   1206.    15- “Bağışla ki efendi olasın. ” (c. 2, s. 385)

   1207.    16- “En üstün bağış, mevcut olan şeyi bağışlamaktır. ” (c. 2, s. 402)

   1208.    17- “En üstün bağış darlığa rağmen yapılan bağıştır. ” (c. 2, s. 435)

   1209.    18- “En üstün bağış hakları ehline bağışlamaktır. ” (c. 2, s. 430)

   1210.    19- “Şüphesiz dünya ehlinin efendisi bağışta bulunanlardır. ” (c. 3, s. 77)

   1211.    20- “Efendilik bağışla elde edilir. ” (c. 3, s. 201)

   1212.    21- “Bağışla insanlar efendi olur. ” (c. 3, s. 217)

   1213.    22- “Bağışla azamet bina edilir ve övgü kazanılır. ” (c. 3, s. 236)

   1214.    23- “Bulduğunu bağışla ki övülesin. ” (c. 3, s. 356)

   1215.    24- “Bağışla ki efendi olasın. Sabret ki galip gelesin. ” (c. 3, s. 357)

   1216.    25- “Mevcut olanı bağışla, söz verdiğini yerine getir ve ahdine vefa göster. ” (c. 3, s. 358)

   1217.    26- “İnsanın bağışı onu düşmanına bile nefret etmesine neden olur. ” (c. 3, s. 358)

   1218.    27- “Fani olan şeylerle bağışta bulunun ve yerine baki kalan şeyleri alın. ” (c. 3, s. 359)

   1219.    28- “Nice bağışlar vardır ki facialar ondan daha hayırlıdır. ” (c. 4, s. 74)

   1220.    29- “En iyi kerem, telafi edilme talebi olmaksızın yapılandır. ” (c. 3, s. 426)

   1221.    30- “Kerem sahibi insanların sünneti bağıştır. ” (c. 4, s. 129)

   1222.    31- “Kerem sahibi insanların adeti bağıştır. ” (c. 4, s. 331)

   1223.    32- “Bağışın nihayeti mevcut olan şeyi bağışlamaktır. ” (c. 4, s. 374)

   1224.    33- “Ya bağışlayıcı fedakar ol veya ılımlı ve ölçülü ol. Üçüncüsü olmaktan sakın. ” (c. 4, s. 603)

   1225.    34- “Bağış sahibi olan kimse ihsan eder. ” (c. 5, s. 150)

   1226.    35- “Bağış sahibi olan ihsanda bulunur. (veya “yücelen kimse kibirlenir. ”) (c. 5, s. 140)

   1227.    36- “Bağışta bulunan efendi olur. ” (c. 5, s. 152)

   1228.    37- “Bağışta bulunmayan övülmez. ” (c. 5, s. 253)

   1229.    38- “Darlıkta yapılan bağış ne de güzeldir!” (c. 6, s. 67)

   1230.    39- “Bağışta bulunmayan kimse efendiliği kemale erdirmemiştir. ” (c. 6, s. 75)

   1231.    40- “Malda övünmek sadece bağış iledir. ” (c. 6, s. 397)

   1232.    41- “Fakirin bağışı en üstün bağıştır. ” (c. 3, s. 358)

   1233.    42- “Fakirin bağışı kendisini yüceltir. Zenginin cimriliği ise kendisini zelil düşürür. ” (c. 3, s. 358)

 

40- Bağnazlık, tutuculuk

 

   1234.    1- “Eğer illa da bağnazlık edecekseniz, hakka yardım etmek ve çaresiz insanların yardımına koşmak hususunda bağnaz olun. ” (c. 3, s. 20)

 

41- Barış

 

   1235.    1- “Nice savaş barıştan daha faydalıdır. ” (c. 4, s. 69)

   1236.    2- “Barış selametin sebebi ve direnişin alametidir. ” (c. 1, s. 352)

   1237.    3- “İnsanlarla barış içinde yaşa ki dünyan salim kalsın. ” (c. 4, s. 139)

   1238.    4- “İnsanlarla barış içinde yaşa ki salim kalasın ve ahiret için amel et ki ganimete eresin. ” (c. 4, s. 139)

   1239.    5- “Her teslim olan korunmuştur. ” (c. 4, s. 525)

   1240.    6- “İnsanlarla barış içinde yaşayanın arkadaşları çok ve düşmanları az olur. ” (c. 5, s. 221)

   1241.    7- “Teslim olan salim kalır. ” (c. 5, s. 141)

   1242.    8- “İyilerin sünneti güzel teslim olmaktır. ” (c. 4, s. 130)

   1243.    9- “Bu şahısın barışı fayda verir ve zulmünden korkulmaz. Söylediğinde yapar, başa geçtiğinde adaletli olur. ” (c. 4, s. 40)

   1244.    10- “İnsanlar ile barış içinde yaşayanın ayıpları örtülür. ” (c. 5, s. 268)

   1245.    11- “İnsanlarla barış içinde yaşayan esenliği kazanır. ” (c. 5, s. 357)

   1246.    12- “İnsanlarla barış içinde yaşamaktan hoşnut olan fitnelerinden güvende olur. ” (c. 5, s. 384)

   1247.    13- “İslam’ın gevşemesine sebep olmadığı takdirde barışın savaştan daha faydalı olduğunu görür. ” (c. 6, s. 244)

 

42- Basiret-Sağduyu

 

   1248.    1- “İnsanların en basiretlisi ayıplarını gören ve günahlarından arınandır. ” (c. 2, s. 410)

   1249.    2- “Göz körlüğü basiret körlüğünden daha hayırlıdır. ” (c. 4, s. 32)

   1250.    3- “Gözünü kaybetmek basiretini kaybetmekten daha iyidir. ” (c. 4, s. 413)

   1251.    4- “Sırlar basiret ehli için Aşikar olmuştur. ” (c. 4, s. 476)

   1252.    5- “Bazen basiret sahibi doğru yolu bulmada hata eder. ” (c. 4, s. 79)

   1253.    6- “Basiret kör olunca gözün görmesi fayda vermez. ” (c. 6, s. 174)

   1254.    7- “Basireti olmayanın ilmi yoktur. ” (c. 6, s. 401)

 

43- Başına Buyrukluk-İstibdad

 

   1255.    1- “Başına buyruk kimse kendisini korkusuzca hata ve yanlışlığa düşürür. ” (c. 1, s. 317)

   1256.    2- “Başına buyruk olman seni kaydırır ve uçuruma düşürür. ” (c. 1, s. 390)

   1257.    3- “Hazırlıklı olmak için başına buyruk olmak kötü bir şeydir. ” (c. 3, s. 256)

   1258.    4- “Akıllı insanın gelişmek istemeyi sürdürmesi ve böylece başına buyrukluğu terk etmesi gerekir. ” (c. 3, s. 410)

   1259.    5- “Şüphesiz başına buyruk kimse hata eder. ” (c. 4, s. 464)

   1260.    6- “Kendi görüşüyle başına buyruk hareket eden kimse sürçer. ” (c. 5, s. 170)

   1261.    7- “Başına buyruk olan kimseyi düşmanlarının çiğnemesi kolay olur. ” (c. 5, s. 344)

   1262.    8- “Başına buyruk olan kimse tehlikeye atlar ve kendini helak eder. ” (c. 5, s. 461)

   1263.    9- “Başına buyruk olma. Başına buyruk olan kimse helak olur. ” (c. 6, s. 296)

 

44- Batıl

 

   1264.    1- “Batıl hakkın zıddıdır. ” (c. 1, s. 74)

   1265.    2- “Batıl aldatıcı ve hilekardır. ” (c. 1, s. 147)

   1266.    3- “Batıl en zayıf yardımcıdır. ” (c. 1, s. 188)

   1267.    4- “Batıl süvarisini kaydırır. (yere savurur. )” (c. 1, s. 277)

   1268.    5- “Batıl şeyler insanı dalalete düşürür. ” (c. 1, s. 336)

   1269.    6- “Batıla yardım etmek üzere yardımlaşmak kınanmıştır ve hıyanettir. ” (c. 1, s. 350)

   1270.    7- “Batıl ehlinin hedefi fesattır. ” (c. 4, s. 387)

   1271.    8- “Batıla yardım eden hüsrana uğrar. ” (c. 5, s. 145)

   1272.    9- “Batıla binen pişman olur. ” (c. 5, s. 137)

   1273.    10- “Batıla bineni, bineği helak eder. ” (c. 5, s. 254)

   1274.    11- “Batıl kısa bir süre devam eder. ” (c. 5, s. 25)

   1275.    12- “Batıla binenin ayağı sürçer. ” (c. 5, s. 310)

   1276.    13- “Maksadı batıl olan kimse, güneşten daha çok tanınsa bile hakkı elde edemez. ” (c. 5, s. 423)

   1277.    14- “Senin lehine batıl üzere tanıklık eden aynı şekilde de aleyhine de tanıklık eder. ” (c. 5, s. 452)

   1278.    15- “Batıla yardım eden pişman olur. ” (c. 5, s. 466)

   1279.    16- “Batıl ne de çirkindir. ” (c. 6, s. 76)

   1280.    17- “Batıldan istifade eden kimse azap görür ve kınanır. ” (c. 6, s. 149)

   1281.    18- “Batılın nazlı büyümüş devesi bir süre sustuktan sonra böğürdü ve zaman ısırıcı bir yırtıcı hayvan gibi saldırıya geçti. ” (c. 6, s. 202)

   1282.    19- “Batıldan hoşnut olan kimsenin hoşnutsuzluğundan rahatsız olmayın. ” (c. 6, s. 276)

   1283.    20- “Batıla sığınan veren kimse asla aziz olmaz. ” (c. 6, s. 390)

 

45- Batın-Derun

 

   1284.    1- “Batınların süsü zahirlerin süsünden daha güzeldir. ” (c. 4, s. 117)

   1285.    2- “Salim batınlar, fasih dillerin şahadetinden daha doğrudur. ” (c. 2, s. 160)

   1286.    3- “Her zahirin benzeri bir batını vardır. O halde zahiri güzel olanın batını da güzeldir, zahiri pis olanın batını da pistir. ” (c. 5, s. 22)

   1287.    4- “Hasta bir batın ve güzel bir zahir insan için ne de çirkindir. ” (c. 6, s. 97)

   1288.    5- “İnsan için uyumlu bir zahir ve münafık bir batın ne de çirkindir. ” (c. 6, s. 71)

   1289.    6- “Batın güzel olmadıkça zahirde hayır yoktur. ” (c. 6, s. 430)

   1290.    7- “Biriktirilenlerin en üstünü güzel batınlardır. ” (c. 2, s. 449)

   1291.    8- “Mürüvvetin tümü açıkta yapmaktan haya ettiğin şeyi gizlilikte de yapmamandır. ” (c. 3, s. 373)

   1292.    9- “Açıkta yapman güzel olmayan şeyi, gizlide de yapma. ” (c. 6, s. 91)

   1293.    10- “Yardımcıların afeti batın çirkinliğidir. ” (c. 3, s. 102)

   1294.    11- “Batınların salahı basiretlerin sıhhat delilidir. ” (c. 4, s. 196)

   1295.    12- “Batınların sıhhati biriktirilenler şeylerin en üstünlerindendir. ” (c. 4, s. 198)

   1296.    13- “Batını salih, zahiri güzel ve insanlara kötülükten çekinen kimseye ne mutlu!” (c. 4, s. 243)

   1297.    14- “Zahir bozulunca batın da bozulur. ” (c. 4, s. 327)

   1298.    15- “Batını güzel olan kimsenin zahiri de güzel olur. ” (c. 5, s. 211)

   1299.    16- “Batını güzel olan kimse hiç kimseden korkmaz. ” (c. 5, s. 253)

 

46- Bayağılık-Adilik

 

   1300.    1- “Adilik kötülüğün esasıdır. ” (c. 1, s. 152)



Geri   İleri
Go to TOP