A+
A
A-
İçindekiler Əsas səhifə nur-az.com
Kitabın Adı: Gurer-ul Hikem - 1
Yazar: Ebulfetih Abdulvahid Amidi
Yayın Evi:
Basım Tarihi:
Sayfa Sayısı:
Baskı Sayısı:
Tiraj:
Geri   İleri


     952. 68- “Amellerinizle talihsiz ömrünüzden öne geçiniz. ” (c. 3, s. 243)

     953. 69- “Amellerinizle engelleyici hastalıktan ve alıp götürücü ölümden öne geçiniz. ” (c. 3, s. 243)

     954. 70- “Henüz boğazınız (ölümün baskısından) serbest ve ruhunuz özgürken salih amele koşunuz. ” (c. 3, s. 249)

     955. 71- “Ömrün bereketi güzel ameldedir. ” (c. 3, s. 262)

     956. 72- “İlmin tamamı onunla amel etmektedir. ” (c. 3, s. 276)

     957. 73- “Amelin temizlenmesi amelden daha zordur. ” (c. 3, s. 278)

     958. 74- “İlmin tamamı, ilmin gerekleriyle amel etmektir. ” (c. 3, s. 280)

     959. 75- “İlimle amel etmeyi terk eden kimse amelin sevabına güvenemez. ” (c. 3, s. 290)

     960. 76- “Amelin meyvesi mükafatıdır. ” (c. 3, s. 329)

     961. 77- “Aklın meyvesi kurtuluş için amel etmektir. ” (c. 3, s. 329)

     962. 78- “Salih amelin meyvesi, kökü gibi salihtir. ” (c. 3, s. 333)

     963. 79- “Kötü amelin meyvesi kökü gibidir. ” (c. 3, s. 333)

     964. 80- “Cennetin değeri salih ameldir. ” (c. 3, s. 349)

     965. 81- “Terazilerinizi salih amelle ağır tutun. ” (c. 3, s. 350)

     966. 82- “Amelin sevabı amelin meyvesidir. ” (c. 3, s. 353)

     967. 83- “Hayır kalıcı şey için amel etmekte ve fani olan şeyleri küçük görmekte toplanmıştır. ” (c. 3, s. 360)

     968. 84- “Ammelinin sevabı amelinden daha üstündür. ” (c. 3, s. 346)

     969. 85- “Alimin güzelliği ilmiyle amel edişidir. ” (c. 3, s. 363)

     970. 86- “Amelin güzelliği en hayırlı stok ve en üstün azıktır. ” (c. 3, s. 394)

     971. 87- “En hayırlı amel, dini ıslah edendir. ” (c. 3, s. 424)

     972. 88- “En hayırlı amelin, kendisiyle gününü ıslah ettiğin ve en kötü amelin ise kavmini fesada düşürdüğün ameldir. ” (c. 3, s. 434)

     973. 89- “Salih ameli alınız ve en hayırlı dostu dost edininiz. Şüphesiz insan için sadece kazandığı vardır. İnsan ahirette sevdiği ile birliktedir. ” (c. 3, s. 464)

     974. 90- “Müminin şükrü amelinde ortaya çıkar. ” (c. 4, s. 159)

     975. 91- “Alimin ilmine şükrü ilmiyle amel edişi ve müstahak olana ilmini bağışlamasıdır. ” (c. 4, s. 160)

     976. 92- “En kötü amel kendisiyle ahiretini bozduğun ameldir. ” (c. 4, s. 167)

     977. 93- “En kötü ilim kendisiyle amel edilmeyen ilimdir. ” (c. 4, s. 170)

     978. 94- “Ahiretin salahı/liyakati güzel amel iledir. ” (c. 4, s. 195)

     979. 95- “Amelsiz cenneti talep etmek ahmaklıktır. ” (c. 4, s. 250)

     980. 96- “Salih amelden ayrılma şüphesiz salih amel cennet azığıdır. ” (c. 4, s. 289)

     981. 97- “Sevinç ve bitkinlik halinde sürekli amel et. ” (c. 4, s. 291)

     982. 98- “Alimin bildiğiyle amel etmesi ve sonra da bilmediği şeyi öğrenmeyi istemesi gerekir. ” (c. 4, s. 317)

     983. 99- “Amellerin karşılığını olduğunu bildiği halde amelini güzelleştirmeyen kimseye şaşarım. ” (c. 4, s. 342)

     984. 100- “Müminin ilmi amelindedir. ” (c. 4, s. 350)

     985. 101- “Amelsiz ilim meyvesiz ağaç gibidir. ” (c. 4, s. 350)

     986. 102- “Amelsiz ilim kirişsiz yay gibidir. ” (c. 4, s. 350)

     987. 103- “Amelsiz ilim Allah’ın kullar üzerindeki hüccetidir. ” (c. 4, s. 351)

     988. 104- “İlmin nihayeti güzel amelin güzelliğidir. ” (c. 4, s. 370)

     989. 105- “Her vakitte bir amel vardır. ” (c. 4, s. 396)

     990. 106- “Dünyada amel vardır; hesap yoktur. ” (c. 4, s. 302)

     991. 107- “Nice emredici kimse emir kabul etmez. (emirleriyle amel etmez. )” (c. 4, s. 78)

     992. 108- “İlmin zekatı müstahak olana bağışlaması ve ilimle amel etme hususunda nefsini çabaya zorlamasıdır. ” (c. 4, s. 106)

     993. 109- “hayırla amel et, kötü işten sakın” (c. 4, s. 607)

     994. 110- “Amelle olan az bir ilim amelsiz olan çok ilimden daha hayırlıdır. ” (c. 4, s. 506)

     995. 111- “Münezzeh olan Allah eserlerimizi dikkatle kaydetmiş, amellerimizi bilmiş ve ecellerimizi yazmıştır. ” (c. 4, s. 486)

     996. 112- “İlmin fazileti ilimle amel etmektir. ” (c. 4, s. 427)

     997. 113- “Ruhlar amellerin ipoteğindedir. Orada gizli sırlara yakın ederler. Ne salih amelleri artırılır ve ne de çirkin sürçmelerinden tövbe edilir. ” (c. 4, s. 443)

     998. 114- “Ameli güzel olan kimse Allah’tan arzusuna ulaşmış olur. ” (c. 5, s. 376)

     999. 115- “İlmiyle amel etmeyen kimseye ilmi aleyhine bir delil ve vebal olur. ” (c. 5, s. 410)

   1000.    116- “İlmin gerekleri ile amel etmek ilmin kemalindendir. ” (c. 6, s. 11)

   1001.    117- “Gücünün üstünde Allah için amel etmek mürüvvettendir. ” (c. 6, s. 19)

   1002.    118- “İlmiyle amel etmeyen kimse bilmemiştir. ” (c. 6, s. 61)

   1003.    119- “Amelini kötü kılan kimse iyilik etmemiştir. ” (c. 6, s. 62)

   1004.    120- “İlim amel gibi hiçbir şeyle temizlenmez. ” (c. 6, s. 73)

   1005.    121- “İlmin ölçüsü ilimle amel etmektir. ” (c. 6, s. 117)

   1006.    122- “Güzel amel güzel bir azıktır. ” (c. 6, s. 160)

   1007.    123- “Ahireti amelsiz ümit edenlerden, uzun arzusu sebebiyle tövbeyi erteleyenlerden ve dünya hakkında zahitler gibi konuştuğu halde dünyaya rağbet edenler gibi amel edenlerden olma. ” (c. 6, s. 332)

   1008.    124- “Salih amel gibi ticaret yoktur. ” (c. 6, s. 364)

   1009.    125- “Salih amelden daha faydalı bir stok yoktur. ” (c. 6, s. 378)

   1010.    126- “Ameli olmayanın sevabı yoktur. ” (c. 6, s. 400)

   1011.    127- “Güzel söz sadece güzel amelle kemale erer. ” (c. 6, s. 405)

   1012.    128- “Amelsiz söz fayda vermez. ” (c. 6, s. 405)

   1013.    129- “Hiçbir amel eden kimse, salih amelin artışından müstağni değildir. ” (c. 6, s. 426)

   1014.    130- “İnsan ruhu bedenden ayrılıncaya kadar salih amelden müstağni değildir. ” (c. 6, s. 416)

   1015.    131- “Sevabı hususunda şek eden kimse dışında hiç kimse ilimle amel etmeyi terk etmez. ” (c. 6, s. 423)

   1016.    132- “Sadece ilmin sevabının yüceliğine yakin eden kimse ilimle amel eder. ” (c. 6, s. 424)

   1017.    133- “Sadece yakin ve sakınmayla birlikte olan amelde hayır vardır. ” (c. 6, s. 436)

   1018.    134- “Güzel amel edenin mükafatı da güzel olur. ” (c. 5, s. 277)

   1019.    135- “Amelinde halis olanın mükafatı da halis olur. ” (c. 5, s. 277)

   1020.    136- “Allah’ın emriyle amel eden kimse sevabını elde etmiş olur. ” (c. 5, s. 281)

   1021.    137- “Amelinden hoşlanmayan kimseyi, bu durum daha hayırlı bir amele yönelme zorunda bırakır. ” (c. 5, s. 333)

   1022.    138- “Senin nezdinde en güvenilir stok salih amel olmalıdır. ” (c. 5, s. 51)

   1023.    139- “Bilen kimse amel eder. ” (c. 5, s. 142)

   1024.    140- “Amel eden kimse iştiyak duyar. ” (c. 5, s. 151)

   1025.    141- “Amel eden kimsenin gücü artar. ” (c. 5, s. 204)

   1026.    142- “Amelde kusur edenin gevşekliği artar. ” (c. 5, s. 204)

   1027.    143- “Ameli, kendisini geri bıraktığı kimseyi nesebi hızlandırmaz. ” (c. 5, s. 236)

   1028.    144- “İlimle amel eden ahiretten arzusuna ve muradına erişir. ” (c. 5, s. 258)

   1029.    145- “İlmin kemali ameldir. ” (c. 4, s. 631)

   1030.    146- “Nice küçük amelini büyük görürsün. ” (c. 4, s. 74)

 

26- Anlamazlıktan gelmek

 

   1031.    1- “Yüce insan görmezlikten gelir ve aldanmış gözükür. ” (c. 1, s. 121)

   1032.    2- “Yüce insanın en şerefli ahlakı bildiği şeyleri anlamazlıktan gelmesidir. ” (c. 2, s. 450)

   1033.    3- “Anlamazlıktan gel ki işin övülsün. ” (c. 3, s. 315)

   1034.    4- “Anlamazlıktan gelmeyen ve bir çok şeye göz yummayan insanın hayatı kararır. ” (c. 5, s. 455)

   1035.    5- “Anlamazlıktan gelmek gibi hilim yoktur. ” (c. 6, s. 356)

 

27- Aptallık-Ahmaklık

 

   1036.    1- “Ahmaklık gurbettir. ” (c. 1, s. 38)

   1037.    2- “Ahkamlık en zararlı arkadaştır. ” (c. 1, s. 134)

   1038.    3- “Ahmaklık cehaletin meyvelerindendir. ” (c. 1, s. 313)

   1039.    4- “Ahmaklık mutsuzluktur. ” (c. 1, s. 56)

   1040.    5- “Ahmaklık yersiz müdahalede bulunmaya nedendir. ” (c. 1, s. 232)

   1041.    6- “Ahmaklık en kötü hastalıktır. ” (c. 1, s. 182)

   1042.    7- “Ahmaklık vatanda bile gurbettir. ” (c. 1, s. 341)

   1043.    8- “Ahmak insanın horluğu bile güzel olmaz. ” (c. 1, s. 324)

   1044.    9- “Ahmak insan kendi şehrinde bile gariptir ve azizleri arasında hordur. ” (c. 2, s. 35)

   1045.    10- “Ahmaktan sakın. Şüphesiz ahmak insanı idare etmek seni zorluğa düşürür, ahmakla uyuşmak seni helak eder, ahmakla muhalefet etmek sana eziyet eder ve ahmakla arkadaş olmak sana vebaldir. ” (c. 2, s. 274)

   1046.    11- “Ahmağı sevmekten sakın. Şüphesiz ahmak insan sana fayda vermek istediğinde zarar verir ve seni sevindirmek istediğinde rahatsız eder. ” (c. 2, s. 319)

   1047.    12- “Ahmakla arkadaşlıktan sakın. Şüphesiz ahmak sana fayda vermek isterken zarar verir. ” (c. 2, s. 290)

   1048.    13- “Ahmak dermansız bir dert ve iyileşmeyen bir hastalıktır. ” (c. 2, s. 49)

   1049.    14- “Ahmak insanın horluğu bile güzel değildir; noksanlık ve hüsrandan asla ayrılmaz. ” (c. 2, s. 377)

   1050.    15- “En zararlı şey ahmaklıktır. ” (c. 2, s. 377)

   1051.    16- “En büyük fakirlik ahmaklıktır. ” (c. 2, s. 371)

   1052.    17- “İnsanların en ahmağı insanların en akıllısı olduğunu sanandır. ” (c. 2, s. 416)

   1053.    18- “İnsanların en ahmağı içinde bulunduğu rezilliği başkalarında hoş görmeyendir. ” (c. 2, s. 474)

   1054.    19- “İnsanların en ahmağı iyilikten alıkoyduğu halde, kendisine teşekkür edilmesini isteyen ve kötülük yaptığı halde hayır sevabını umandır. ” (c. 2, s. 458)

   1055.    20- “En kötü dert ahmaklıktır. ” (c. 3, s. 250)

   1056.    21- “Ahmağın uzaklığı yakınlığından ve sessizliği konuşmasından daha hayırlıdır. ” (c. 3, s. 268)

   1057.    22- “İnsanın ahmaklığı, nimetteki şımarıklığı ve nimetteki aşırı sürçmesiyle tanınır. ” (c. 3, s. 295)

   1058.    23- “İnsanın ahmaklığı üç şeydedir: Kendisini ilgilendirmeyen şeyleri konuşmak, kendisine sorulmayan şeylere cevap vermek ve işlerinde pervasız olandır. ” (c. 3, s. 303)

   1059.    24- “Ahmağın arkadaşı sıkıntıda olur. ” (c. 4, s. 210)

   1060.    25- “Helak edici şeylere binmek ahmaklığın başıdır. ” (c. 4, s. 94)

   1061.    26- “Ahmaklık fakirliğini, servet zengin kılamaz. ” (c. 4, s. 416)

   1062.    27- “Ahmaklık fakirliği dışında her fakirliği gidermek mümkündür. ” (c. 4, s. 535)

   1063.    28- “Ahmaktan ayrılmak uzak görüşlülüktür. ” (c. 4, s. 498)

   1064.    29- “Sebepsiz övünmek/işvelenmek ve şerefi olmaksızın konuşmak ahmaklıktandır. ” (c. 6, s. 40)

   1065.    30- “Fakir aldığı halde kibirlenmek ahmaklığın kemalindendir. ” (c. 6, s. 19)

   1066.    31- “Çok renkten renge girmek ahmaklığın işaretlerindendir. ” (c. 6, s. 46)

   1067.    32- “Ahmağı idare etmek en zor sıkıntıdır. ” (c. 6, s. 129)

   1068.    33- “Ahmağı sevmek bazısı bazısını yiyen ateş ağacı gibidir. ” (c. 6, s. 136)

   1069.    34- “Ahmağı sevmek kaybolan serap gibi kaybolur ve yok olan sis gibi yok olur. ” (c. 6, s. 136)

   1070.    35- “Ahmakla dostluk sıkıntısına katlanmak ruhun azabıdır. ” (c. 6, s. 137)

   1071.    36- “Her ne kadar büyük de olsa ahmağı ululama. ” (c. 6, s. 288)

   1072.    37- “Ahmaklıkla hiçbir konu derk edilemez. ” (c. 6, s. 394)

   1073.    38- “İnsanların sana söylediği her şeyi reddetme. Şüphesiz bu sana ahmaklık olarak yeter. ” (c. 6, s. 281)

   1074.    39- “Ahmaklıktan daha şiddetli bir fakirlik yoktur. ” (c. 6, s. 382)

   1075.    40- “Ahmaklıktan daha acı bir dert yoktur. ” (c. 6, s. 380)

   1076.    41- “Cahil ahmak dışında hiç kimse ilim ve ehlini küçümsemez. ” (c. 6, s. 407)

   1077.    42- “Ahmakları sevmeyi ganimet bilen kimse horluğa layıktır. ” (c. 6, s. 446)

   1078.    43- “Sultan karşısında övünmek ahmaklıktandır. ” (c. 6, s. 45)

 

28- A’raf

 

   1079.    1- “Yakin sahipleri ihlasa erenler, ve fedakar insanlar, A’raf ehlindendir. ” (c. 2, s. 94)

29- Ar-utanç

 

   1080.    1- “Utanç elbisesini giymek yüce insanın ahlakından değildir. ” (c. 5, s. 73)

   1081.    2- “Sakınmadan soyunun kimse, utanç elbisesini giyer. ” (c. 5, s. 311)

 

30- Aşağılık

 

   1082.    1- “Aşağılık nefis, aşağılıktan ayrılmaz. ” (c. 2, s. 2)

   1083.    2- “İnsanların en akıllısı, her türlü aşağılıktan en uzak olandır. ” (c. 2, s. 413)

   1084.    3- “Nefsini her ne kadar seni güzel şeylere sevk etse de her türlü aşağılıktan yüce tut. Zira nefsinden bağışladığın bir karşılık görmeyeceksin. ” (c. 2, s. 219)

   1085.    4- “Mümin, kalbi aşağılıktan temiz olandır. ” (c. 2, s. 90)

   1086.    5- “Aşağılık insanla tartışma ki sana karşı küstahlaşır. ” (c. 6, s. 274)

   1087.    6- “Nefsini her ne kadar seni güzel şeylere davet etse de her türlü aşağılıktan münezzeh kıl. ” (c. 6, s. 171)

   1088.    7- “Nefsini her türlü aşağılıktan münezzeh kıl ve yücelikleri elde etmeye çalış ki günahlardan halis olup yüceliklere sahip olasın. ” (c. 6, s. 181)

   1089.    8- “Aşağılık insanı şerefli insandan üstün tutma. ” (c. 6, s. 262)

   1090.    9- “İnsanın sakınması onu her türlü aşağılıktan münezzeh kılar. ” (c. 6, s. 226)

   1091.    10- “Aşağılıklardan uzaklaşmak düşmanı hor kılar. ” (c. 6, s. 127)

   1092.    11- “Bazen aşağılık hasletler, insanı halk nezdinde lekeler. ” (c. 4, s. 462)

 

31- Aşırılık

 

   1093.    1- “Bizim hakkımızda aşırılık etmekten sakının. Bizim terbiye edilmiş olduğumuzu söyleyin ve faziletimiz hakkında istediğinize inanın. ” (c. 2, s. 324)

 

32- Avret-Gizlilik

 

   1094.    1- “Kendinde bildiğin şey sebebiyle kardeşinin avretini (görülmeyenlerini) gizleyerek ört. ” (c. 2, s. 179)

   1095.    2- “Gücün yettiğince avreti (örtülecek şeyleri) ört ki münezzeh olan Allah da örtmesini sevdiğin şeyleri sende örtsün. ” (c. 2, s. 195)

   1096.    3- “Her avret (örtülü şey) açığa çıkıcı değildir. (Bazıları tedbir ve tefekkürle açığa çıkar. )” (c. 5, s. 75)

   1097.    4- “İnsanların avretini (gizliliklerini) araştıran kimsenin Allah da gizliliklerini açığa çıkarır. ” (c. 5, s. 371)

 

33- Ayıp-Kusur

 

   1098.    1- “İnsanlardan kendisini ıslah etmeye en ümitli kimse, kendisindeki ayıpları anlayınca onları değiştirmeye koşan kimsedir. ” (c. 2, s. 474)

   1099.    2- “Ayıplı ve ahlakında noksanlık olan kimsenin ayıbı kendisine örtülüdür. ” (c. 1, s. 301)

   1100.    3- “Kendi ayıplarınla uğraşman başkalarının ayıbını bulma utancına düşmene yeterli gelmelidir. ” (c. 1, s. 384)

   1101.    4- “İnsanların ayıplarını araştırıp bulmaya çalışan kimseyle muaşeret etmekten sakın. Çünkü böyle insanların şerrinden arkadaşları bile salim kalmaz. ” (c. 2, s. 291)

   1102.    5- “(Allah ve halk nezdinde) İnsanlardan en nefret edilen kimse, ayıpları araştıran kimsedir. ” (c. 2, s. 381)

   1103.    6- “İnsanların en yüce ve faziletlisi kendi ayıplarıyla uğraşması kendisini başkalarının ayıbıyla uğraşmaktan alıkoyan kimsedir. ” (c. 2, s. 416)

   1104.    7- “En büyük ayıp, sende bulunan bir ayıpla başkalarını ayıplamandır. ” (c. 2, s. 432)

   1105.    8- “İnsanların en akıllısı kendi ayıbını gören, ama başkalarının ayıbını görmeyen kimsedir. ” (c. 2, s. 445)

   1106.    9- “Eğer insanları ıslah etmeye himmet gösterirsen, önce kendini ıslah etmeye başla. Zira kendin bozuk olduğun halde başkalarını ıslah etmeye çalışman en büyük ayıptır. ” (c. 3, s. 23)

   1107.    10- “Düşman, sadece sana yaptığı zulüm sebebiyle düşman adlandırılmıştır. Yaltaklık ederek ayıplarını sana söylemeyen kimse, sana zulmeden düşmandır. ” (c. 3, s. 78)

   1108.    11- “Arkadaşa senin ve ayıpların hakkında samimi davrandığı için arkadaş denmiştir. O halde sana böyle davranan kimse ile ünsiyet edin. Şüphesiz o gerçek arkadaştır. ” (c. 3, s. 79)

   1109.    12- “Ne zaman başkasında kınanmış bir ayıp görürsen, kendin hususunda benzerinden sakın. ” (c. 3, s. 161)

   1110.    13- “Başkalarının ayıbını düşünmek ayıptır. ” (c. 3, s. 282)

   1111.    14- “Başkalarının ayıbını araştırmak en büyük kötülüklerdendir. ” (c. 3, s. 318)

   1112.    15- “Başkalarının ayıbını araştırmak en çirkin ayıp ve en kötü günahtır. ” (c. 3, s. 318)

   1113.    16- “Ayıplı kimseler, kendi ayıpları hususunda kolayca özür bulmak için insanların ayıbını yaymayı severler. ” (c. 4, s. 38)

   1114.    17- “İnsanların en kötüsü, kendi ayıplarını görmeden insanların ayıplarını araştırandır. ” (c. 4, s. 176)

   1115.    18- “Daha çok ayıbı olduğu halde görmeden insanların ayıbını hoş görmeyen kimseye şaşarım. ” (c. 4, s. 340)

   1116.    19- “İnsanın kendi ayıplarını tanıması zekiliğine kifayet eder. ” (c. 4, s. 576)

   1117.    20- “İnsana kendi ayıplarıyla uğraşması, başkalarının ayıplarıyla uğraşmasına kifayet eder. ” (c. 4, s. 580)

   1118.    21- “İnsanın kendi ayıplarından habersiz olması cehaletine kifayet eder. ” (c. 4, s. 582)

   1119.    22- “İnsanın kendi ayıplarını görmeksizin insanların ayıbına bakması kendisine akılsızlık olarak yeter. ” (c. 4, s. 582)

   1120.    23- “İnsanın kendi ayıplarını bilmemesi ve kendisinde değiştiremediği şeylerde başkalarına dil uzatması cehaleti için yeter. ” (c. 4, s. 584)

   1121.     24- “İnsanın ayıplarını bilmesi ve isteklerinde ılımlı olması zekaveti/akıllılığı için yeter. ” (c. 4, s. 585)

   1122.     25- “Kendi ayıplarından bildiklerin seni insanların ayıplarını zikretmekten sakındırmalıdır. ” (c. 5, s. 40)

   1123.     26- “Kendi bildiğiniz ayıplarınız, başkalarını ayıplamaktan sizleri alıkoymalıdır. ” (c. 5, s. 42)

   1124.     27- “Senin nezdinde insanların en seçkini, ayıbını sana hediye eden ve nefsini ıslah etmek için sana yardımda bulunan kimse olmalıdır. ” (c. 5, s. 48)

   1125.    28- “Senin nezdinde insanların en sevimlisi, seni doğru yoluna hidayet eden ve ayıplarını senin için ortaya çıkaran kimse olmalıdır. ” (c. 5, s. 49)

   1126.    29- “Senin nezdinde insanların en nefret edileni ve senden en uzak olanı insanların ayıplarını araştıran kimse olmalıdır. ” (c. 5, s. 50)



Geri   İleri
Go to TOP