A+
A
A-
İçindekiler Əsas səhifə nur-az.com
Kitabın Adı: Gurer-ul Hikem - 1
Yazar: Ebulfetih Abdulvahid Amidi
Yayın Evi:
Basım Tarihi:
Sayfa Sayısı:
Baskı Sayısı:
Tiraj:
Geri   İleri


  10497.  30- “İlmin başı yumuşak huyluluktur. ” (c. 4, s. 47)

  10498.  31- “İnsanın yumuşak huyluluğu ve cömertliği kendisini düşmanlarına sevindirir. ” (c. 4, s. 96)

  10499.  32- “Yumuşak huyluluktan ayrılma, şüphesiz yumuşak huyluluk doğruya erişmenin anahtarı ve akıl sahiplerinin huyudur. ” (c. 4, s. 291)

  10500.  33- “Yumuşak huylu ol. Her kim işlerinde yumuşak huylu olursa işini sona erdirir. ” (c. 4, s. 296)

  10501.  34- “Nice zor şey, yumuşak huylulukla kolaylaşır. ” (c. 4, s. 551)

  10502.  35- “Yumuşak huylulukla amel eden başarılı olur. ” (c. 5, s. 157)

  10503.  36- “Yumuşak huylu olan, ganimet elde eder. ” (c. 5, s. 189)

  10504.  37- “Yumuşak huylulukla amel eden ganimete erişir. ” (c. 5, s. 153)

  10505.  38- “Yumuşak huylu olana zorluklar yumuşar. ” (c. 5, s. 287)

  10506.  39- “Her dinin bir huyu vardır, imanın huyu da yumuşak huyluluktur. ” (c. 5, s. 17)

  10507.  40- “Senin nezdinde insanlardan en çok nasiplenen kimse yumuşak huylulukla en çok amel eden kimse olmalıdır. ” (c. 5, s. 49)

  10508.  41- “İşlerinde yumuşak huylu olan kimse işindeki maksadına ulaşır. ” (c. 5, s. 321)

  10509.  42- “Yumuşak huylulukla amel eden kimsenin rızkı çok olur. ” (c. 5, s. 338)

  10510.  43- “Arkadaşına yumuşak huylu olan kimse onunla anlaşmıştır. Her kim de arkadaşına kabalık ederse onu dostluğundan çıkarmış ve ondan ayrılmıştır. ” (c. 5, s. 399)

  10511.  44- “Yumuşak huyluluk hangi şeyde olursa onu süsler. ” (c. 6, s. 62)

  10512.  45- “Yumuşak huyluluk güzel bir siyasettir. ” (c. 6, s. 167)

  10513.  46- “Yumuşak huyluluk ile amel etmek güzel bir huydur. ” (c. 6, s. 165)

  10514.  47- “Yumuşak huyluluk güzel bir arkadaştır. ” (c. 6, s. 156)

  10515.  48- “Çok yumuşak huylu olan pişman olmaz. ” (c. 6, s. 358)

  10516.  49- “Yumuşak huyluluktan daha şerefli bir huy yoktur. ” (c. 6, s. 382)

  10517.  50- “Kabalık, yumuşak huyluluk ile bir araya gelmez. ” (c. 6, s. 372)

 

531- Yumuşaklık-Mülayimlik

 

  10518.  1- “Kendini yumuşak kıl ve Allah için tevazu göster ki seni yüceltsin. ” (c. 2, s. 196)

  10519.  2- “Yumuşak davran! Doğrusu insanların yumuşak huylu kimseyle dostluğu payidar olur. ” (c. 2, s. 202)

  10520.  3- “Şüphesiz cennet ehli kimseler, tüm yumuşak huylu ve merhametli müminlerdir. ” (c. 2, s. 491)

  10521.  4- “Şüphesiz müminler yumuşak huylu ve merhametlidir. ” (c. 2, s. 540)

  10522.  5- “İnsanın nefsi yumuşak huyluluk vesilesiyle insanlarla ülfet edinir. ” (c. 3, s. 217)

  10523.  6- “Bazen sert insan yumuşak huylu olur. ” (c. 4, s. 463)

  10524.  7- “Güçsüz olmadan önce yumuşak huylu ve kabalık etmeden önce şiddetli ol!” (c. 4, s. 605)

  10525.  8- “Sana karşı kabalık eden kimseye yumuşak huylu ol. Zira bu onu sana yumuşak huylu olmaya yaklaştırır. ” (c. 5, s. 125)

  10526.  9- “Yumuşak huylu olan kimsenin muhabbeti sabit olur. ” (c. 5, s. 238)

  10527.  10- “Sopası yumuşak olan kimsenin dalları çoğalır. ” (c. 5, s. 285)

  10528.  11- “Sert olan kimsenin etrafı boşalır. ” (c. 5, s. 325)

  10529.  12- “Yumuşak huylu olan kimsenin kavmi arasındaki dostluğu kalıcı kılar. ” (c. 5, s. 326)

  10530.  13- “Yumuşak huylu olmayan kimse elinin altındakiler hakkında, hacetine/hedefine ulaşamaz. ” (c. 5, s. 418)

 

532- Yükü Hafif Olmak

 

  10531.  1- “Batın huzuru ve değerini korumak yükü hafif olmaktadır. ” (c. 4, s. 400)

 

-Z-

533- Zafer

 

  10532.  1- “Zafer, günahkar insanın şefaatçisidir. ” (c. 1, s. 75)

  10533.  2- “Zaferle şımarma. Şüphesiz sen zamanın sana galebe çalmasından güvende değilsin. ” (c. 6, s. 291)

  10534.  3- “Zafere erişmek, günahkar insan için şefaatçi olarak yeterlidir. ” (c. 4, s. 579)

  10535.  4- “İşlerinde yardım gören kimse hedefine ulaşır. ” (c. 5, s. 315)

 

534- Zahmet-Uğraş

 

  10536.  1- “Nice çaba gösteren insanın çabası boşunadır. ” (c. 4, s. 57)

  10537.  2- “Rağbet etmenin meyvesi zahmettir. ” (c. 3, s. 333)

  10538.  3- “Yüce dereceler ve ebedi rahatlık şiddetli zorluklarla elde edilir. ” (c. 3, s. 238)

 

535- Zaman

 

  10539.  1- “İnsan zamanın çocuğudur (zamanına göre davranmalıdır)” (c. 1, s. 122)

  10540.  2- “Uzak görüşlü kimse zamanını idare edendir. ” (c. 1, s. 135)

  10541.  3- “Saatler ömürleri yağma eder. ” (c. 1, s. 186)

  10542.  4- “Zaman sahibine itaat eder ve kendisini kınayandan hoşlanmaz. ” (c. 2, s. 135)

  10543.  5- “İnsanlardan zamanını en iyi tanıyan kimse olaylarından şaşkınlığa düşmez. ” (c. 2, s. 449)

  10544.  6- “Şüphesiz sizler öyle bir zamandasınız ki hakkı söyleyen az, diller doğruyu söylemekten aciz, hakka bağlanan kimse zelil, ehli isyana dalmış, iki yüzlülük üzere anlaşmışlardır, gençleri kötü huylu, yaşlıları günahkar, dizginleri iki yüzlü ve kârileri (Kur’an okuyucuları) dinden çıkmış, küçük büyüğe saygı göstermez, zengin fakire yardım etmez. ” (c. 3, s. 69)

  10545.  7- “Zaman bozulunca aşağılık insanlar efendi olur. ” (c. 3, s. 129)

  10546.  8- “Dünyada fısk, bir asalet; if­fetli ve namuslu olmak ise acayip işlerden sa­yılmış ve İslam, ters giyilen bir elbise gibi giyinmiştir. ” (c. 4, s. 211)

  10547.  9- “İnsanlar arasında doğruluk azalmış, yalan çoğalmış, dostluk sadece dilde kullanılır ve kalplerle düşmanlık edilir olmuştur. ” (c. 4, s. 390)

  10548.  10- “Zamanda değişiklikler vardır. ” (c. 4, s. 397)

  10549.  11- “(Ey insanlar ehli) çok inatçı ve nimetlere karşı nankör bir zamanda sabahladık. (Bu zamanda) iyiler kötü sayılı­yor, zalim zulmünü/isyanını arttırıyor. ” (c. 4, s. 488)

  10550.  12- “Şüphesiz zaman göklerin ve yerin yaratıldığı dünkü haline dönmüştür. ” (c. 4, s. 491)

  10551.  13- “Şüphesiz insanlar günahkarlık üzere kardeş olmuş, dindarlık hususunda birbirinden ayrılmış, yalan hakkında el ele vermiş ve doğruluk hususunda bir birine düşman olmuşlardır. ” (c. 4, s. 490)

  10552.  14- “Şüphesiz kötüler aşikar, hayır ehli ise gizlidir. Yalan çoğalmış, doğruluk ise çok azalmıştır. ” (c. 4, s. 490)

  10553.  15- “Zamandan güvende olan hıyanet etmiş ve onu ululayanı, zaman hor kılmıştır. ” (c. 5, s. 212)

  10554.  16- “Taneyi yaran ve canlıları yaratana and olsun, üzerinize öyle bir topluluk gelecektir ki Kur’an’ın tenzili hususunda Muhammed’in (s. a. v) sizlere davrandığı gibi Kur’an’ın tevili hususunda alınlarınıza kılıç indirecektir. Bu Rahman’ın  ahir zamanda  hakkınızdaki hükmüdür. ” (c. 6, s. 232)

  10555.  17- “Zamanın bir garantisi yoktur. ” (c. 6, s. 379)

  10556.  18- “Hiç kimse zamanın değişikliklerinden güvende değildir ve günlerin musibetlerinden salim kalmaz. ” (c. 6, s. 420)

  10557.  19- “Zamanı tanıyan kimseye değişikliklerinden ve olaylarından güvende olmaması yakışır. ” (c. 6, s. 443)

  10558.  20- “İnsanlara öyle bir zaman gelecektir ki Kur’an’ dan sadece resmi ve İslam’dan sadece ismi geri kalacaktır. Mescitleri o gün bina açısından bayındır, hidayet açısından boş olacaktır. ” (c. 6, s. 491)

  10559.  21- “İnsanlara öyle bir zaman gelecektir ki onlara sadece hilekarlar yakınlaşacak, sadece günahkarlar akıllı sayılacak, sadece insaflı kimseler güçsüz görülecektir. O zaman sadaka bir ceza/diyet sayılacak, sıla-i rahim ile minnet edilecek, ibadetleri insanlara üstünlük vesilesi bileceklerdir. Onlara heva ve heves galip gelecek, hidayet aralarında gizlenecektir. ” (c. 6, s. 491)

 

536- Zan

 

  10560.  1- “Zan da bir tür şüphe ve ıstıraptır. ” (c. 1, s. 53)

  10561.  2- “Doğru zan, akıl sahiplerinin ahlakındandır. ” (c. 1, s. 365)

  10562.  3- “Zan hata eder, yakin ise doğruya ulaşır ve hata etmez. ” (c. 1, s. 370)

  10563.  4- “Doğru zan iki görüşten biridir. ” (c. 2, s. 12)

  10564.  5- “Müminlerin zanlarından sakının, şüphesiz münezzeh olan Allah hakkı onların dilinde cari kılar. ” (c. 2, s. 246)

  10565.  6- “Nefsinin zannettiğin şeylerde ve yakin ettiğin hususlarda sana üstün gelmesinden sakın. Şüphesiz ki bu en büyük kötülüktendir. ” (c. 2, s. 307)

  10566.  7- “Bazen zan da doğruyu bulur. ” (c. 4, s. 81)

  10567.  8- “Müminin zannı bir tür kehanettir/öngörüdür. ” (c. 4, s. 272)

  10568.  9- “İnsanın zannı aklı miktarıncadır. ” (c. 4, s. 272)

  10569.  10- “İnsanın zannı aklının ölçüsüdür ve fiili ise aslının/kökünün en doğru şahididir. ” (c. 4, s. 272)

  10570.  11- “Akıllı insanın zannı, cahil insanın yakininden daha doğrudur. ” (c. 4, s. 273)

 

537- Zaruret-Çaresizlik

 

  10571.  1- “Zaruri haller, insanların boyunlarını zelil kılar. ” (c. 4, s. 226)

  10572.  2- “Zaruri haller insanı korkunç işlere koyulmaya zorlar. ” (c. 4, s. 226)

  10573.  3- “Zorda kalanı israf da etmiş olsa mahrum kılma. ” (c. 6, s. 341)

 

538- Zayıflık

 

  10574.  1- “Kabalığı sınırı aşmayan ve zayıflığı kendisini yerine oturtmayan kimselerden ol. ” (c. 4, s. 604)

  10575.  2- “İnsanlardan senin yanında en çok yararlananı, zayıflara karşı daha ihtiyatlı (yardımı fazla) ve hak ile daha çok amel eden kimse olmalıdır. ” (c. 5, s. 50)

  10576.  3- “Miskin Adem oğlu! Eceli gizli, hastalıkları örtülü, ameli mahfuz, sivrisinek onu rahatsız eder, bir ter onu kötü kokutur, boğazına düğümlenen bir lokma onu öldürür. ” (c. 6, s. 141)

  10577.  4- “Güçlü insanın afeti, düşmanı zayıf görmesidir. ” (c. 3, s. 105)

  10578.  5- “Eyvahlar olsun Adem oğluna! Açlığa esir, tokluğun yere serdiği, afetlerin hedefi ve ölülerin halifesidir. ” (c. 6, s. 229)

 

539- Zayi Etmek

 

  10579.  1- “Kendi işini zayi eden, her işi zayi eder. ” (c. 5, s. 387)

  10580.  2- “Azığı zayi etmek, fesattandır. ” (c. 6, s. 14)

  10581.  3- “İhsanları zayi etmek, en büyük facialardandır. ” (c. 6, s. 20)

  10582.  4- “En yakınlarını zayi eden kimseye en uzak olanlar, taktir edilir. ” (c. 5, s. 384)

 

540- Zekat

 

  10583.  1- “Mallarınızı zekatla koruyunuz. ” (c. 3, s. 405)

  10584.  2- “Malının zekatını veren, nefsinin cimriliğinden korumuştur. ” (c. 5, s. 266)

 

541- Zekilik-Zeyreklik

 

  10585.  1- “Zekilik hidayettir. ” (c. 1, s. 43)

  10586.  2- “Anlamak zeyreklik ile ve zeyreklik ise basiret iledir. ” (c. 1, s. 19)

  10587.  3- “İnsan zekiliği iledir, sureti ile değil. ” (c. 2, s. 155)

  10588.  4- “Alıklığa zekilikle karşı çıkın. ” (c. 4, s. 233)

  10589.  5- “Her kim zekilikte basiret sahibi olursa hikmeti sabit olur ve ibret alınacak şeyleri tanır. ” (c. 5, s. 381)

 

542- Zenginlik

 

  10590.  1- “Zenginlik tuğyana sebep olur. ” (c. 1, s. 15)

  10591.  2- “Zenginlik, gerçekte efendi olmayan kimseye efendilik getirir. ” (c. 1, s. 126)

  10592.  3- “Zenginliği göstermek, şükürdendir. ” (c. 1, s. 297)

  10593.  4- “Zenginlik ve yoksulluk insanların cevherlerini ve hasletlerini ortaya çıkarır. ” (c. 1, s. 302)

  10594.  5- “Padişahlardan müstağni olmak en yüce padişahlıktır. ” (c. 1, s. 351)

  10595.  6- “Zenginlik gurbette bile vatandır. ” (c. 1, s. 373)

  10596.  7- “Allah ile zengin olmak, en büyük zenginliktir. ” (c. 2, s. 56)

  10597.  8- “Allah’tan başkasıyla zengin olmak en büyük fakirlik ve mutsuzluktur. ” (c. 2, s. 56)

  10598.  9- “İstediğinden müstağni ol ve (böylece müstağni olduğun kimsenin) benzeri ol. ” (c. 2, s. 184)

  10599.  10- “Dünyanın kendisine yöneldiği kimseye yönel. Şüphesiz o zenginliğe daha layıktır. ” (c. 2, s. 253)

  10600.  11- “Zenginin sarhoşluğundan Allah’a sığın. Şüphesiz insan bu sarhoşluktan çok geç ayırır. ” (c. 2, s. 262)

  10601.  12- “En hayırlı zenginlik nefis zenginliğidir. ” (c. 3, s. 420)

  10602.  13- “Nice zenginlik nekad[9] koyunundan daha hordur. ” (c. 4, s. 58)

  10603.  14- “Nice zenginlik her fakirden daha büyük fakirliktir. ” (c. 4, s. 69)

  10604.  15- “Nice zenginlik, kalıcı fakirlik doğurur. ” (c. 4, s. 70)

  10605.  16- “İki şey kaydedilmedikçe değeri bilinmez: Zenginlik ve güç. ” (c. 4, s. 183)

  10606.  17- “Müminin zenginliği, münezzeh olan Allah iledir. ” (c. 4, s. 379)

  10607.  18- “Zenginliği kaybetmek zeki insanlar için ganimet, ahmaklar için ise hasrettir. ” (c. 4, s. 413)

  10608.  19- “Zenginlerden az bir grup insanlara yardım eden ve başkalarının ihtiyacını karşılarlar. ” (c. 4, s. 499)

  10609.  20- “Nice zenginliğe ihtiyaç duyulmaz. (Çünkü hiç kimsenin ihtiyacını karşılamaz. )” (c. 4, s. 547)

  10610.  21- “İnsanlardan müstağni olan kimseyi münezzeh olan Allah zengin kılar. ” (c. 5, s. 338)

  10611.  22- “Zenginliğin için seni ululayan kimse yoksulluğun zamanında seni küçümser. ” (c. 5, s. 387)

  10612.  23- “Zengin olan ailesi tarafından saygı görür ve fakir olan kimse ise ailesi nezdinde hor ve hakir düşer. ” (c. 5, s. 388)

  10613.  24- “Zengin olan kimseye fakir kimseye karşı cimri davranmaması farzdır. ” (c. 6, s. 30)

  10614.  25- “Malından kimsenin rızıklanmadığı kimseyi zengin sayma. ” (c. 6, s. 287)

  10615.  26- “Zenginlik ve rahatlığa sevinme. Fakirlik ve beladan dolayı üzülme. Zira altın ateş ile denenir ve mümin ise belayla imtihan edilir. ” (c. 6, s. 328)

  10616.  27- “Fakiri engelleyen zenginin günahından daha büyük günah yoktur. ” (c. 6, s. 395)

  10617.  28- “(Dünya) Sana yöneldiğinde nezdinde olan şeye rağbet eden kimse (dünya) senden yüz çevirdiğinde senden yüz çevirir. ” (c. 5, s. 388)

  10618.  29- “Kendisinden müstağni olduğun şey, kendisine muhtaç olduğun şeyden daha hayırlıdır. ” (c. 6, s. 78)

 

543- Zırvalamak-Yave

 

  10619.  1- “Zırvalamak utançtır. ” (c. 1, s. 31)

  10620.  2- “Zırvalamaktan sakın. Zırvalamanın en küçük zararı kınanmadır. ” (c. 2, s. 184)

  10621.  3- “Zırvalamaktan sakın. Çok konuşanın günahı da çok olur. ” (c. 2, s. 289)

  10622.  4- “En kötü söz zırvalamaktır. ” (c. 2, s. 382)

  10623.  5- “Çok zırvalamak utanç kazandırır. ” (c. 4, s. 588)

  10624.  6- “Çok zırvalamak arkadaşı usandırır ve büyük insanları hor kılar. ” (c. 4, s. 595)

 

544- Zıt-Düşman

 

  10625.  1- “Her şey zıddından nefret eder. ” (c. 4, s. 531)

  10626.  2- “Düşmanıyla arkadaş olanın aybı ortaya çıkar ve kalbine azab verir. ” (c. 5, s. 311)

  10627.  3- “Düşmanıyla arkadaş olanın hayatı tatlı olmaz. ” (c. 5, s. 93)

  10628.  4- “Tasmayla bağlanmaya evet, düşmanla arkadaş olmaya hayır! (O bundan daha iyidir. )” (c. 2, s. 124)

 

545- Zikir-Anmak

 

  10629.  1- “Anmak sevgiliyle oturmaktır. ” (c. 1, s. 85)

  10630.  2- “Güzel ün yapmak, iki hayattan biridir. ” (c. 2, s. 13)

  10631.  3- “En çok anman gereken kimse seni unutmayandır. ” (c. 2, s. 412)

  10632.  4- “Güzel ün yapmak iki ömürden biridir. ” (c. 2, s. 17)

  10633.  5- “Ananlar ve anılanlar aranızdan gittiler, unutanlar ve unutulanlar kaldılar. ” (c. 4, s. 481)

  10634.  6- “İyi dil sürekli anmaya aşıktır. ” (c. 5, s. 124)

  10635.  7- “Anmak ünsiyetin anahtarıdır. ” (c. 1, s. 144)

 

546- Zikrullah

 

  10636.  1- “Allah’ı zikr etmek nur ve rüşttür. ” (c. 1, s. 159)

  10637.  2- “Zikir sevenlerin lezzetidir. ” (c. 1, s. 176)

  10638.  3- “Zikir göğsü açar. ” (c. 1, s. 210)

  10639.  4- “Zikir gözlerin cilası ve batınların nurudur. ” (c. 1, s. 362)

  10640.  5- “Zikir akılların hidayeti ve ruhların basiretidir. ” (c. 1, s. 369)

  10641.  6- “Zikir ehli Allah’ın ehli ve has kullarıdır. ” (c. 1, s. 382)

  10642.  7- “Zikir iki ganimetten en üstünüdür. ” (c. 2, s. 25)

  10643.  8- “Akıllı insan Allah’ın zikri dışında dilini tutan kimsedir. ” (c. 2, s. 37)

  10644.  9- “Mümin sürekli zikr eder, çok düşünür, nimetlere şükür eder ve belalara sabr eder. ” (c. 2, s. 84)

  10645.  10- “Zikir ruhlara ünsiyet kazandırır, kalbi nurlandırır ve rahmet indirir. ” (c. 2, s. 66)

  10646.  11- “Zikir aklın nuru, canların hayatı ve kalplerin cilasıdır. ” (c. 2, s. 108)

  10647.  12- “Zikir dilin yaptıklarından ve fikrin yollarından biri değildir. Lakin zikrin evveli zikredilenden, ikincisi ise zikredendendir. (Önce Allah zikretme başarısını verir ve kul zikreder. )” (c. 2, s. 134)

  10648.  13- “Allah’ı çok zikrediniz. Şüphesiz Allah’ı zikr etmek en güzel zikirdir. ” (c. 2, s. 247)

  10649.  14- “Sürekli zikr ediniz, şüphesiz zikir kalbi nurlandırır ve zikir en üstün ibadettir. ” (c. 2, s. 255)

  10650.  15- “Halveti zikir ile doldurun ve nimeti şükür ile birlikte kılın. ” (c. 2, s. 201)

  10651.  16- “Şüphesiz zikrin bir ehli vardır ki onu dünya yerine seçmişlerdir. Hiçbir ticaret ve alış veriş onları zikirden alı koymaz, hayat günlerini zikir ile geçirir ve gafillerin kulağına zikri fısıldarlar. ” (c. 2, s. 559)

  10652.  17- “Şüphesiz münezzeh olan Allah zikri kalplerin cilası kılmıştır. Körlükten sonra zikir ile görür, sağırlıktan sonra zikir ile duyar ve inatlaşmadan sonra zikir ile boyun eğer. ” (c. 2, s. 558)

  10653.  18- “Münezzeh olan Allah’ın seni zikriyle menus kıldığını görünce bil ki o seni sevmektedir. ” (c. 3, s. 131)

  10654.  19- “Allah’ın zikri ile rahmet eder. ” (c. 3, s. 204)

  10655.  20- “Allah’ın zikrini sürdürmekle gaflet yok olur. ” (c. 3, s. 220)

  10656.  21- “Zikrin meyvesi, kalplerin nurlanmasıdır. ” (c. 3, s. 330)

  10657.  22- “Kendisi ile işlerin başarı ile yapıldığı en hayırlı şey, münezzeh olan Allah’ı zikretmektir. ” (c. 3, s. 427)

  10658.  23- “Sürekli zikr etmek kalbi ve fikri nurlandırır. ” (c. 4, s. 21)

  10659.  24- “Allah’ın zikri iman nurudur. ” (c. 4, s. 28)

  10660.  25- “Zikrullah şeytanı kovar. ” (c. 4, s. 28)

  10661.  26- “Zikrullah takva sahiplerinin ahlakıdır. ” (c. 4, s. 29)

  10662.  27- “Allah’ı zikr eden, kurtuluşa erenlerdendir. ” (c. 4, s. 29)

  10663.  28- “Zikrullah göğüslerin cilası ve kalplerin itminanıdır. ” (c. 4, s. 29)

  10664.  29- “Münezzeh olan Allah’ı zikr eden kimse O’nun yakın dostudur. ” (c. 4, s. 28)

  10665.  30- “Allah’ı zikr eden O’nun menusudur. ” (c. 4, s. 28)

  10666.  31- “Zikrullah nefislerin gücü ve sevgili ile oturmaktır. ” (c. 4, s. 29)

  10667.  32- “Zikrullah gözleri nurlandırır ve canlara ünsiyet kazandırır. ” (c. 4, s. 29)

  10668.  33- “Zikrullah ile iler başarıya ulaşır ve batınlar nurlanır. ” (c. 4, s. 30)

  10669.  34- “Zikrullah nefislerin hastalıklarının ilacıdır. ” (c. 4, s. 30)

  10670.  35- “Zikrullah zorluk ve kötü hali uzaklaştırır. ” (c. 4, s. 30)

  10671.  36- “Zikrullah her müminin sermayesidir ve kazancı şeytandan selamette kalmaktır. ” (c. 4, s. 30)

  10672.  37- “Zikrullah her iyi insanın huyu ve her müminin ahlakıdır. ” (c. 4, s. 30)

  10673.  38- “Zikrullah her takva sahibinin sevinci ve her yakin sahibinin lezzetidir. ” (c. 4, s. 30)

  10674.  39- “Zikrullah imanın sütunu ve şeytandan koruyucudur. ” (c. 4, s. 30)

  10675.  40- “Allah’ın zikrine bağlan, şüphesiz Allah’ın zikri kalbin nurudur. ” (c. 4, s. 288)

  10676.  41- “Kalbini Allah’ın zikrine ve istiğfarda bulunmaya aşık kıl. Şüphesiz bu iş senden günahları yok eder ve sevabını büyütür. ” (c. 4, s. 328)

  10677.  42- “Kalplerin hayatı zikirdedir. ” (c. 4, s. 394)

  10678.  43- “Allah’ı zikr edeni, Allah da zikr eder. ” (c. 5, s. 155)



Geri   İleri
Go to TOP