A+
A
A-
İçindekiler Əsas səhifə nur-az.com
Kitabın Adı: Gurer-ul Hikem - 1
Yazar: Ebulfetih Abdulvahid Amidi
Yayın Evi:
Basım Tarihi:
Sayfa Sayısı:
Baskı Sayısı:
Tiraj:
Geri   İleri


 

504- Vaaz-Öğüt

 

  10092.  1- “Öğütler kalplerin hayatıdır. ” (c. 1, s. 85)

  10093.  2- “Öğüt almak ibret almaktır. ” (c. 1, s. 50)

  10094.  3- “Öğüt, şifa veren bir nasihattir. ” (c. 1, s. 230)

  10095.  4- “Vaazlar belleyen kimse için bir sığınaktır. ” (c. 1, s. 293)

  10096.  5- “Vaazlar amel eden kimse için bir şifadır. ” (c. 1, s. 306)

  10097.  6- “Vaaz, sakınan kimse için bir fayda vericidir. ” (c. 1, s. 319)

  10098.  7- “Akıllı insan başkalarının halinden öğüt alandır. ” (c. 1, s. 339)

  10099.  8- “Öğütler, ruhların temizleyicisi ve kalplerin cilasıdır. ” (c. 1, s. 357)

  10100.  9- “Cahil insan çirkin işten sakınmaz ve öğütlerden faydalanmaz. ” (c. 2, s. 35)

  10101.  10- “Kalbini öğütlerle ihya et, sakınarak öldür ve yakinle güçlendir, ölümü hatırlamakla zelil kıl, fena ile durdur ve ona dünyanın acı musibetlerini göster. ” (c. 2, s. 206)

  10102.  11- “Sizden sonrakiler sizden öğüt almadan önce, sizden öncekilerden öğüt alın. ” (c. 2, s. 242)

  10103.  12- “İbretlerden öğüt alın, başkalarından ibret alın ve uyarıcılardan faydalanın. ” (c. 2, s. 248)

  10104.  13- “Öğüt alan vaizin nurundan aydınlanın, uyanık olan nasihatçinin nasihatini kabul edin ve sizleri eğitip öğretenin yanında durun. ” (c. 2, s. 258)

  10105.  14- “En faydalı vaaz insanı alıkoyandır. ” (c. 2, s. 398)

  10106.  15- “En güçlü öğüt, ölülerin düştüğü yerlerden ibret almaktır. ” (c. 2, s. 423)

  10107.  16- “Şüphesiz hiçbir kulağın uzağa atmadığı ve hiçbir faydanın denk olmadığı öğüt, söz dilinin söylemekten aciz kaldığı ve sadece amel dilinin söylediği öğüttür. ” (c. 2, s. 540)

  10108.  17- “Şüphesiz akıllı kimse edep ile öğüt alan kimsedir. Hayvanlar ise sadece dayakla öğüt alırlar. ” (c. 2, s. 552)

  10109.  18- “Gaflet öğütlerle silinir. ” (c. 3, s. 200)

  10110.  19- “Vaazın meyvesi uyanmaktır. ” (c. 3, s. 322)

  10111.  20- “En hayırlı vaaz insanı alıkoyandır. ” (c. 3, s. 421)

  10112.  21- “Öğüt alan, sakınan ve ibretlerden faydalanan kimseye Allah rahmet etsin. ” (c. 4, s. 42)

  10113.  22- “Nice sakındırıcı bizzat sakınmaz. ” (c. 4, s. 78)

  10114.  23- “Nice vaiz sakınıcı değildir. ” (c. 4, s. 78)

  10115.  24- “Şehvetlere/isteklere bağlanan kalp, öğütlerden faydalanmaz. ” (c. 4, s. 382)

  10116.  25- “Göğüslerin cilası, öğütlerdedir. ” (c. 4, s. 407)

  10117.  26- “Öğüt almak, insanı sakınmaya çağırır. Böylece öğüt alır, değişikliklerden ibret alır ve uyarıcılardan istifade eder. ” (c. 4, s. 423)

  10118.  27- “Ah bu öğütler; temiz kalpler, dinleyici kulaklar ve azmedici görüşlerle karşılaşırsa ne kadar da şifa vericidir. ” (c. 4, s. 432)

  10119.  28- “Öğüt veren kimse nasihat etmiştir. ” (c. 4, s. 474)

  10120.  29- “Öğüt alan kimse gerçekten uyanmıştır. ” (c. 4, s. 475)

  10121.  30- “İnsana, başkalarına uymadığı şeyi emretmesi ve sakınmadığı şeyden sakındırması kendisine sapıklık olarak yeter. ” (c. 4, s. 584)

  10122.  31- “Zeki insan için her şeyde bir öğüt vardır. ” (c. 5, s. 31)

  10123.  32- “Sana öğüt veren kimseyi kendinden ürkütme. ” (c. 5, s. 172)

  10124.  33- “Sana öğüt veren kimse sana ihsanda bulunmuştur. ” (c. 5, s. 190)

  10125.  34- “İnsanların durumundan öğüt almayan kimseye Allah insanlara onunla öğüt verir. ” (c. 5, s. 400)

  10126.  35- “Zamanın öğütlerini derk eden kimse zamana iyimser olmakla huzur bulamaz. ” (c. 5, s. 402)

  10127.  36- “Öğüt güzel bir hidayettir. ” (c. 6, s. 157)

 

505- Vakar

 

  10128.  1- “Vakar aklın süsüdür. ” (c. 1, s. 70)

  10129.  2- “Vakar hilmi yüceltir. ” (c. 1, s. 80)

  10130.  3- “Güven/Vakar aklın nişanesidir. ” (c. 1, s. 199)

  10131.  4- “Vakar yüceliğin delilidir. ” (c. 1, s. 199)

  10132.  5- “Şüphesiz en üstün ilim vakar ve hilimdir. ” (c. 1, s. 502)

  10133.  6- “Vakarlı olursan yücelirsin. ” (c. 1, s. 24)

  10134.  7- “Vakar ile heybet artar. ” (c. 1, s. 199)

  10135.  8- “Erkeğin güzelliği vakardır. ” (c. 1, s. 362)

  10136.  9- “Vakarlı ol. Şüphesiz vakar en üstün süstür. ” (c. 1, s. 285)

  10137.  10- “İlmin nihayeti vakar ve hilimdir. ” (c. 1, s. 375)

  10138.  11- “Hasletin vakar olmalıdır. Hafifliği çok olan aşağılık sayılır. ” (c. 1, s. 53)

  10139.  12- “Vakarlı olana insanlar saygılı davranır. ” (c. 1, s. 139)

  10140.  13- “Vakarı çok olanın, azameti de çok olur. ” (c. 1, s. 284)

  10141.  14- “Vakarlı olmak insanı hafif olma aşağılığından güvende kılar. ” (c. 1, s. 131)

  10142.  15- “Vakar güzel bir haslettir. ” (c. 1, s. 157)

  10143.  16- “Vakar güzel bir huydur. ” (c. 1, s. 161)

  10144.  17- “İnsanın vakarı kendisini süsler ve hafifliği ise ayıplı kılar. ” (c. 1, s. 223)

  10145.  18- “İnsanın vakarı nur ve süstür. ” (c. 1, s. 225)

 

506- Vakit

 

  10146.  1- “Kendin için, kendinle münezzeh olan Allah arasında, va­kitlerin en üstününü ve bölümlerini karar kıl. ” (c. 2, s. 225)

 

507- Vasat, orta

 

  10147.  1- “İşlerin en hayırlısı aşırı gidenin kendisine döndüğü ve geri kalanın kendisine katıldığı orta yoldur. ” (c. 3, s. 447)

 

508- Vatan

 

  10148.  1- “Vatandan ayrılmamak imkan darlığındandır. (fakirlik insanın vatanında kalmasına sebep olur)” (c. 6, s. 15)

  10149.  2- “En kötü vatan sakinlerinin güvenlik içinde olmadıkları vatandır. ” (c. 4, s. 171)

 

509- Vefa

 

  10150.  1- “Vefa doğruluğun ikiz kardeşidir. ” (c. 1, s. 70)

  10151.  2- “Vefa yüce insanların ahlakındandır. ” (c. 1, s. 78)

  10152.  3- “Vefa sefanın nişanesidir. ” (c. 1, s. 150)

  10153.  4- “Vefa fazilettir. ” (c. 1, s. 12)

  10154.  5- “Vefa efendiliğin kalesidir. ” (c. 1, s. 261)

  10155.  6- “Vefa din çokluğunun nişanesi ve emanete riayetin gücüdür. ” (c. 1, s. 375)

  10156.  7- “Vefa aklın süsü ve yüceliğin nişanesidir. ” (c. 2, s. 10)

  10157.  8- “Vefa emanetin ikiz kardeşi ve kardeşliğin süsüdür. ” (c. 2, s. 68)

  10158.  9- “En şerafetli haslet vefadır. ” (c. 2, s. 373)

  10159.  10- “En üstün emanet ahde vefadır. ” (c. 2, s. 402)

  10160.  11- “En üstün doğruluk ahde vefadır. ” (c. 2, s. 402)

  10161.  12- “En güzel doğruluk ahde vefa ve en üstün bağış (yokluğa rağmen yapılan) bağıştır. ” (c. 2, s. 468)

  10162.  13- “Şüphesiz vefa doğruluğun ikiz kardeşidir vefadan daha koruyucu bir kalkan bilmiyorum. ” (c. 2, s. 529)

  10163.  14- “Seninle düşmanın arasında bir olay gelişir de, bu sebeple aranızda bir barış imzalar ve bir sözleşme yaparsan ahdine vefa göster ve sözleşeme emanetle riayet et nefsini kendin ve yaptığın sözleşmen arasında bir kalkan kıl. ” (c. 3, s. 9)

  10164.  15- “İyiler güzel vefa ile tanınır. ” (c. 3, s. 236)

  10165.  16- “Yaratıkların hasebi vefa iledir. ” (c. 3, s. 400)

  10166.  17- “Ahdini vefa göstererek koru ki sevabın güzelleşsin. ” (c. 3, s. 401)

  10167.  18- “Ülfet sebebi vefadır. ” (c. 4, s. 120)

  10168.  19- “Vefa elbisesini giyinen ve emaneti bir zırh gibi örtünen kimse kurtulmuştur. ” (c. 4, s. 418)

  10169.  20- “Vefadan ayrılma. Şüphesiz vefa en koruyucu kalkandır. ” (c. 4, s. 289)

  10170.  21- “Ahdine vefa gösteren kimse yüceliğini aşikar kılmıştır. ” (c. 5, s. 265)

  10171.  22- “Güzel vefa gösteren kimse dostluğa müstahaktır. ” (c. 5, s. 348)

  10172.  23- “Vefa kaynaklarına inen kimse sefa kadehlerinden içer. ” (c. 5, s. 464)

  10173.  24- “Göğsünde vefakarlık yer eden kimsenin insanlar hilesinden güvende olur. ” (c. 5, s. 469)

  10174.  25- “Ahde vefa imanın nişanelerindendir. ” (c. 6, s. 40)

  10175.  26- “Sözleşmelerine vefa göstermek en üstün ahlaktandır. ” (c. 6, s. 43)

  10176.  27- “Ahitlere vefa göstermek İslam’ın üstünlüklerindendir. ” (c. 6, s. 44)

  10177.  28- “Vefa ne de güzel ve cefa (vefasızlık) ne de çirkindir. ” (c. 6, s. 60)

  10178.  29- “Vefakarlık güzel bir ahlaktır. ” (c. 6, s. 160)

  10179.  30- “Vefa doğruluk için güzel bir arkadaş ve ver’a (sakınma) takva için güzel bir dosttur. ” (c. 6, s. 165)

  10180.  31- “Vefa emanete riayet için güzel bir arkadaştır. ” (c. 6, s. 165)

  10181.  32- “Sözleşmelere vefa göstermek, yüceliğin süsüdür. ” (c. 6, s. 224)

  10182.  33- “Ahde vefa göstermeyen kimsenin dostluğuna güvenme. ” (c. 6, s. 283)

  10183.  34- “Vefası olmayan kimsenin ahdi/sözü yoktur. ” (c. 6, s. 403)

  10184.  35- “Vefa yüceliktir. ” (c. 1, s. 12)

 

510- Vefasızlık-Cefa

 

  10185.  1- “Vefasızlık ve döneklik alçak insanların hasletidir. ” (c. 1, s. 79)

  10186.  2- “Vefasızlık günahları ikiye katlar. ” (c. 1, s. 170)

  10187.  3- “Vefasız kimselere karşı vefa göstermek münezzeh olan Allah nezdinde vefasızlıktır. ” (c. 2, s. 4)

  10188.  4- “Vefasızlara karşı vefasızlık münezzeh olan Allah nezdinde vefa göstermektir. ” (c. 2, s. 4)

  10189.  5- “Vefasızlık iki hıyanetten biridir. ” (c. 2, s. 28)

  10190.  6- “Vefasızlık herkes için çirkindir. Kudret sahibi ve sultan için ise çok daha çirkindir. ” (c. 2, s. 67)

  10191.  7- “Vefasızlık günahı büyütür ve insanın değerini ayıplı kılar. ” (c. 2, s. 161)

  10192.  8- “Vefasızlıktan sakın. Şüphesiz vefasızlık en çirkin hıyanettir. Allah nezdinde vefasız insan hor ve zelildir. ” (c. 2, s. 296)

  10193.  9- “Azabı en çok hızlandıran şey, ahitleştiğin zaman senin ahdine vefa göstermeye, ama onun ahdine vefasızlık etmeye niyetlendiği kimsedir. ” (c. 2, s. 433)

  10194.  10- “Vefakarlığın afeti vefasızlıktır. ” (c. 3, s. 110)

  10195.  11- “Üç şey dinin ayıbıdır: Günah (veya zina) hususunda korkusuzluk, vefasızlık ve hıyanet” (c. 3, s. 342)

  10196.  12- “Vefasızlıktan uzak durun. Şüphesiz vefasızlık Kur’an’dan uzaktır. ” (c. 3, s. 361)

  10197.  13- “İnsanın vefasızlığı kendisi için bir utançtır. ” (c. 4, s. 388)

  10198.  14- “Vefasızlık eden kimseyi, vefasızlık çirkin kılar. ” (c. 5, s. 173)

  10199.  15- “İnsanın horluğunun alametlerinden biri ahitlere vefasızlığıdır. ” (c. 6, s. 19)

  10200.  16- “Kendisine vefasızlık edilsin diye vefasızlık eden kimse (vefasızlığa) ne kadar da layıktır. ” (c. 6, s. 114)

  10201.  17- “Vefasızlık yapan kimsenin imanı yoktur. ” (c. 6, s. 347)

  10202.  18- “Arkadaşın dostluğu vefasızlıkla devam etmez. ” (c. 6, s. 375)

 

511- Vermek-Bağışta Bulunma

 

  10203.  1- “Bağışta bulunmak makamın (veya zenginliğin) ocağıdır. ” (c. 1, s. 154)

  10204.  2- “Bağışta bulunmak övgü kazandırır. ” (c. 1, s. 198)

  10205.  3- “Malını sana yüzsuyunu bağışlayan kimseye bağışla. Şüphesiz hiçbir şey yüz suyunu bağışlamak ile ölçülemez. ” (c. 2, s. 236)

  10206.  4- “Malını haklarda harca. Malınla arkadaşına yardım et. Şüphesiz cömertlik hür insana daha çok yakışır. ” (c. 2, s. 204)

  10207.  5- “En üstün şeref ihsanda bulunmaktır. ” (c. 2, s. 397)

  10208.  6- “Üstünlüklerin en üstünü bağışta bulunmak, bir şey isteyenlere yardım etmek ve güzel isteklerde bulunmaktır. ” (c. 2, s. 457)

  10209.  7- “Mallarınızı Allah yolunda harcarsanız şüphesiz Allah da karşılığını çabuk verir. ” (c. 3, s. 3)

  10210.  8- “Bağışlamak ile övgüler çoğalır. ” (c. 3, s. 237)

  10211.  9- “Nimet bağışlamakla nimet devam eder. ” (c. 3, s. 238)

  10212.  10- “Bağışta bulunmak nimetlerin zekatıdır. ” (c. 3, s. 263)

  10213.  11- “Çok bağışlamak kemalin göstergesidir. ” (c. 4, s. 598)

  10214.  12- “Kolay mal bağışında bulunan kimseye ümitler yönelir. ” (c. 5, s. 229)

  10215.  13- “Güzel bir ününün olmasını seven kimse bağışta bulunmalıdır. ” (c. 5, s. 324)

  10216.  14- “Malını bağışlayan (insanları) köle edinir. ” (c. 5, s. 195)

  10217.  15- “Nefis yüceliği olan kimseye, bağışlamak ve muhtaçların ihtiyacını gidermek kolay gelir. ” (c. 5, s. 342)

  10218.  16- “İhsanda bulunmak himmetin şerafetindendir. ” (c. 6, s. 16)

  10219.  17- “İhsanda bulunmak yüce insanların ahlakındandır. ” (c. 6, s. 24)

  10220.  18- “İhsanda bulunmak gibi teşekkür kazandıran bir şey yoktur. ” (c. 6, s. 59)

  10221.  19- “Bağışta bulunmak gibi bir şey yüz suyunu korumaz. ” (c. 6, s. 68)

  10222.  20- “Bağışta bulunmak gibi (güzel) bir şeyle nimetlere şükredilmemiştir. ” (c. 6, s. 68)

  10223.  21- “Bağışta bulunmak gibi bir şeyle nimetler korumamıştır. ” (c. 6, s. 69)

  10224.  22- “Bağışlamak gibi bir şey insanın ününü yaymaz. ” (c. 6, s. 69)

  10225.  23- “Övülen faziletlere ulaşmak yüce bağışlarda bulunmakladır. ” (c. 6, s. 169)

  10226.  24- “Sadece ihsanda bulunan kimse övülür. ” (c. 6, s. 398)

  10227.  25- “İlmin üstünlüğünü ve bağışlaman ise ihsanını gösterir. ” (c. 6, s. 477)

  10228.  26- “Şüphesiz bağışınızdan elde ettiğiniz fayda size yönelenin ihsanınızdan edindiği faydadan daha çoktur. ” (c. 3, s. 63)

 

-Y-

512- Yakin

 

  10229.  1- “Yakin ibadettir. ” (c. 1, s. 17)

  10230.  2- “Yakin nurdur. ” (c. 1, s. 26)

  10231.  3- “Yakin imanın nişanesidir. ” (c. 1, s. 96)

  10232.  4- “Yakin en üstün zühttür. ” (c. 1, s. 105)

  10233.  5- “Yakin imanın dayanağıdır. ” (c. 1, s. 107)

  10234.  6- “Yakin zekilerin elbisesidir. ” (c. 1, s. 157)

  10235.  7- “Yakin şekki kaldırır. ” (c. 1, s. 206)

  10236.  8- “Yakin züht doğurur. ” (c. 1, s. 211)

  10237.  9- “Yakin dinin başıdır. ” (c. 1, s. 214)

  10238.  10- “Yakin en üstün ibadettir. ” (c. 1, s. 215)

  10239.  11- “Gıpta edilen kimse, yakini güçlü olan kimsedir. ” (c. 1, s. 339)

  10240.  12- “Yakini olan kimse kendisi hakkındaki hüznü herkesten çok olandır. ” (c. 2, s. 110)

  10241.  13- “Yakin et ki kurtuluşa eresin. ” (c. 2, s. 171)

  10242.  14- “Heva ve heves elbisesinden soyunan ve dünya bağlarını kesip atan yakin sahipleri nerede?” (c. 2, s. 364)

  10243.  15- “En üstün din yakindir. ” (c. 2, s. 375)

  10244.  16- “En üstün iman güzel yakindir. ” (c. 2, s. 397)

  10245.  17- “Sabrın kökü Allah’a güzel yakin etmektir. ” (c. 2, s. 415)

  10246.  18- “Zühtün kökü yakin ve meyvesi ise saadettir. ” (c. 2, s. 418)

  10247.  19- “En üstün iman güzel yakindir ve en üstün şeref ihsanda bulunmaktır. ” (c. 2, s. 466)

  10248.  20- “Şüphesiz din, kökü Allah’a yakin, meyvesi Allah için sevmek ve münezzeh olan Allah için düşmanlık etmek olan bir ağaçtır. ” (c. 2, s. 541)

  10249.  21- “Yakin ile ibadet kemale erer. ” (c. 3, s. 201)

  10250.  22- “Yakinin meyvesi zühttür. ” (c. 3, s. 324)

  10251.  23- “Dinin meyvesi yakinin gücüdür. ” (c. 3, s. 331)

  10252.  24- “Dinin sebatı yakin gücü iledir. ” (c. 3, s. 350)

  10253.  25- “Dinin güzelliği yakinin gücündendir. ” (c. 3, s. 383)

  10254.  26- “İşlerin en hayırlısı yakini ortaya koyandır. ” (c. 3, s. 424)

  10255.  27- “Kalbini yakinle ram kıl, fena ile huzura kavuştur ve dünyanın musibetleri hususunda basiretli kıl. ” (c. 4, s. 33)

  10256.  28- “Dinin başı yakinin doğruluğudur. ” (c. 4, s. 48)

  10257.  29- “İhlas sebebi yakindir. ” (c. 4, s. 125)

  10258.  30- “Yakin sahibinin silahı belalara sabretmek ve nimet genişliğinde şükretmektir. ” (c. 4, s. 129)

  10259.  31- “Dini salahı güzel yakindir. ” (c. 4, s. 197)

  10260.  32- “Kalbi yakin güzelliği ile birlikte olan kimseye ne mutlu!” (c. 4, s. 245)

  10261.  33- “Sakın yakinden ayrılma ve şekten sakın. İnsanın dinini en çok helak eden şey şekkin yakinine galebe çalmasıdır. ” (c. 4, s. 297)

  10262.  34- “Yakinden ve takvada ayrılma. Şüphesiz bu sizleri yüce cennete kavuşturur. ” (c. 4, s. 305)

  10263.  35- “Yakin gücü din miktarıncadır. ” (c. 4, s. 313)

  10264.  36- “İmanınızı yakinle koruyun. Şüphesiz yakin en üstün dindir. ” (c. 4, s. 512)

  10265.  37- “İmanın nihayeti yakindir. ” (c. 4, s. 368)

  10266.  38- “Yakin olmayan şey zan ve şektir. ” (c. 4, s. 536)

  10267.  39- “Yakini doğru olmayan kimse kaza ve kaderden nasıl hoşnut olur. ” (c. 4, s. 563)

  10268.  40- “Yakin sahibi ol ki güçlü olasın. ” (c. 4, s. 600)

  10269.  41- “İbadet için yakin yeter. ” (c. 4, s. 576)

  10270.  42- “Yakinin doğru olursa fani olanı baki olana değiştirmez ve yüce olanı aşağılık olana satmazsın. ” (c. 5, s. 114)

  10271.  43- “Yakin eden kimse kurtuluşa erer. ” (c. 5, s. 147)

  10272.  44- “Yakin eden kimse kurtulur. ” (c. 5, s. 149)

  10273.  45- “Yakini güzel olan kimse ümitli olur. ” (c. 5, s. 149)

  10274.  46- “İman eden kimsenin yakini artar. ” (c. 5, s. 203)

  10275.  47- “Yakin eden kimse büyük bir ceht ile amel eder. ” (c. 5, s. 203)

  10276.  48- “Yakini güçlü olan kimse şekke düşmez. ” (c. 5, s. 230)

  10277.  49- “Yakini güzel olan kimsenin, ibadeti de güzel olur. ” (c. 5, s. 294)

  10278.  50- “Yakini doğru olan kimse şüpheye düşmez. ” (c. 5, s. 297)

  10279.  51- “Karşılık göreceğine yakin etmeyen kimsenin şekki yakinini bozar. ” (c. 5, s. 408)

  10280.  52- “Kalbi yakin etmeyen kimseye, ameli itaat etmez. ” (c. 5, s. 415)

  10281.  53- “Yakin eden kimse ümitli olur. ” (c. 5, s. 466)

  10282.  54- “Kalbi yakin güzelliğiyle birlikte olan kimse ne de büyük saadete ermiştir. ” (c. 6, s. 71)

  10283.  55- “Dönüşüne yakin eden kimse vefasızlık etmez. ” (c. 6, s. 77)

  10284.  56- “İmanın ölçüsü güzel yakindir. ” (c. 6, s. 118)

  10285.  57- “Yakin üzere uyumak şek içinde namaz kılmaktan daha hayırlıdır. ” (c. 6, s. 170)

  10286.  58- “Şek için yakin güzel bir gidericidir. ” (c. 6, s. 158)

  10287.  59- “Yakinini şekke, hakkı batıla ve ahireti dünyaya satan kimse helak olmuştur. ” (c. 6, s. 198)

  10288.  60- “İlim, hakikatin basireti üzere aniden onlara yönelmiştir; yakin ruhunu elde etmişlerdir; refah içerisinde olanların zor gördüğü şeyleri onlar kolay bulmuşlardır; cahillerin korkup kaçtıkları şeylere onlar ünsiyet etmişlerdir. Ruhları en yüce makama (Allah’ın rahmetine) asılı olduğu halde, bedenleriyle dünyada yaşamaktalar. İşte bunlar Allah’ın yeryüzündeki halifeleri ve halkı O’nun dinine davet etmekteler. Âh! Âh! Onları görmeyi ne kadar da arzuluyorum!” (c. 6, s. 214)

  10289.  61- “Yakini olmayan kimsenin imanı yoktur. ” (c. 6, s. 402)

  10290.  62- “Yakinin delili ameli kısaltmak, ihlas üzere amel etmek ve dünyadan yüz çevirmektir. ” (c. 6, s. 452)

  10291.  63- “Yakin zekilerin elbisesidir. ” (c. 1, s. 415)

 

513- Yalan

 

  10292.  1- “Yalan helak eder. ” (c. 1, s. 15)

  10293.  2- “Yalancı insan hor ve zelildir. ” (c. 1, s. 93)

  10294.  3- “Yalan rüsva edici bir ayıptır. ” (c. 1, s. 147)

  10295.  4- “Yalan imana yabancıdır. ” (c. 1, s. 179)

  10296.  5- “Yalancılık horluk ve hıyanettir. ” (c. 1, s. 179)

  10297.  6- “Yalan, insanoğlunu ayıplı kılar. ” (c. 1, s. 192)

  10298.  7- “Yalan, insanların kötü şey söylemesine sebep olur. ” (c. 1, s. 193)

  10299.  8- “Yalan, ahlakın çirkinliğidir. ” (c. 1, s. 239)



Geri   İleri
Go to TOP