A+
A
A-
İçindekiler Əsas səhifə nur-az.com
Kitabın Adı: Gurer-ul Hikem - 1
Yazar: Ebulfetih Abdulvahid Amidi
Yayın Evi:
Basım Tarihi:
Sayfa Sayısı:
Baskı Sayısı:
Tiraj:
Geri   İleri


     781. 4- “Akıllar münezzeh olan Allah’ı görmez ki ondan bir haber versin. Allah-u Teala kendini nitelendirenlerden önce bizzat kendisini nitelendirmiştir. ” (c. 5, s. 99)

     782. 5- “Akılların dalışı O’nu derk edemez ve himmetlerin yüceliği ona ulaşamaz. ” (c. 4, s. 189)

     783. 6- “Eşyaya yakındır, örtülmeksizin ve eşyadan uzaktır ayrılmaksızın. ” (c. 4, s. 512)

     784. 7- “Ne eşyanın işine girmiş ve ne de onlardan dışarı çıkmıştır. ” (c. 5, s. 89)

     785. 8- “Münezzeh olan Allah bir şeye girmemiştir ki ondan olduğu sanılsın. Hiçbir şeyden uzak değildir ki onlardan ayrı olduğu söylensin. ” (c. 5, s. 104)

     786. 9- “Allah’ın zatı hakkında tefekkür eden küfre düşer. ” (c. 5, s. 305)

     787. 10- “Allah’ın zatı hakkında tefekkür eden zındık olur. ” (c. 5, s. 308)

     788. 11- “Yüzler Allah’ın azameti karşısında boyun eğmiş, kalpler Allah’ın heybetinden korkmuş ve nefisler hoşnutluğunu elde etmek için fani olmuştur. ” (c. 3, s. 302)

     789. 12- “Münezzeh olan Allah dışında tek olarak adlandırılan her şey azdır. ” (c. 4, s. 534)

     790. 13- “Münezzeh olan Allah’ı birleyen kimse onu yaratıklarına benzetmez. ” (c. 5, s. 338)

     791. 14- “Münezzeh olan Allah akılları sıfatının niteliğinden haberdar ettirmemiştir. Ama farz olduğu kadar tanımalarına da engel olmamıştır. ” (c. 5, s. 98)

     792. 15- “Münezzeh olan Allah’ın ilmi gayb perdelerinin derinliğini yarmış, gizli inançların bilinmezliklerini ihata etmiştir. ” (c. 3, s. 444)

     793. 16- “Münezzeh olan Allah her gizleyenin gizlediği şeyin, her konuşanın sözünün ve her amel edenin amelinin yanındadır. ” (c. 2, s. 504)

     794. 17- “Allah nezdinde her sır açıktır. ” (c. 4, s. 538)

     795. 18- “Münezzeh olan Allah dışında her güçlü güçsüzdür. ” (c. 4, s. 538)

     796. 19- “Allah’tan başka her galip mağluptur. ” (c. 4, s. 539)

     797. 20- “Allah dışında her talip taleb edilendir. ” (c. 4, s. 539)

     798. 21- “Allah’tan gayri her malik, memluktur. (malik olunandır. )” (c. 4, s. 336)

     799. 22- “Allah’tan gayri her güçlü zayıftır. ” (c. 4, s. 336)

     800. 23- “Her şey Allah’a boyun eğmiştir. ” (c. 4, s. 538)

     801. 24- “Nimetleri yüce Allah nezdinde her batın zahirdir. ” (c. 4, s. 538)

     802. 25- “Rabbinin bir ortağı olsaydı onun da sana elçileri gelirdi. ” (c. 5, s. 111)

     803. 26- “Yaratıklarını gördüğü halde Allah’ın kudretinde şek eden kimseye şaşarım. ” (c. 4, s. 333)

     804. 27- “Şüphesiz münezzeh olan Allah kullarına özgür bırakarak emretmiş, uyararak sakındırmış, kolay şeylerle mükellef kılmış, az bir şeylerine çok bağışta bulunmuş, mağlub olduğundan isyan edilmemiş, zorla itaat edilmemiş, peygamberleri oyun olsun diye göndermemiş, kitapları abes olsun diye indirmemiş; gökleri, yeri ve içindekileri batıl olarak yaratmamıştır. Bu küfredenlerin zannıdır. Kafirlere ateşten dolayı eyvahlar olsun!” (c. 2, s. 613)

     805. 28- “Münezzeh olan Allah sizlere sadece güzeli emretmiş ve sizleri sadece çirkin şeylerden sakındırmıştır. ” (c. 5, s. 104)

     806. 29- “Münezzeh olan Allah yaratıklarını gafil kalarak terk etmemiş ve onları ihmal ederek emretmemiştir. ” (c. 5, s. 102)

     807. 30- “Münezzeh olan Allah hiç kimseyi saptırmaz. Allah kullarına zulmedici değildir. ” (c. 6, s. 87)

     808. 31- “Münezzeh olan Allah’ın inat ehline karşı hilmi ne de büyüktür! Kullarından israf edenlere karşı affı ne de çoktur. ” (c. 6, s. 92)

     809. 32- “Münezzeh olan Allah’ın az bir ihsanı kulların çok ihsanından daha yücedir. ” (c. 2, s. 523)

     810. 33- “Mümin sevgisi, buğzu, alışı ve terk edişi Allah için olandır. ” (c. 2, s. 537)

     811. 34- “Hayrın toplamı Allah için dostluk kurmak, Allah için düşmanlık etmek, Allah için muhabbet etmek ve Allah için buğzetmektedir. ” (c. 3, s. 371)

     812. 35- “Her kim Allah için bağışta bulunur, Allah için esirger, Allah için sever ve Allah için buğzederse şüphesiz imanı kemale ermiştir. ” (c. 5, s. 426)

     813. 36- “İmanın nihayeti Allah yolunda dostluk kurmak, Allah yolunda düşmanlık etmek, Allah yolunda bağışta bulunmak ve münezzeh olan Allah yolunda ilişki kurmaktır. ” (c. 4, s. 375)

     814. 37- “Her kim imanının kemale ermesini severse Allah için sevmeli, Allah için buğzetmeli, Allah için hoşnut olmalı ve Allah için öfkelenmelidir. ” (c. 5, s. 392)

     815. 38- “Kulun münezzeh olan Allah için sevmedikçe ve münezzeh olan Allah için buğzetmedikçe imanı kemale ermez. ” (c. 6, s. 416)

     816. 39- “Her kiminle ilişki kurarsanız Allah yolunda ilişki kurun ve her kimden uzaklaşırsanız Allah yolunda uzaklaşın. ” (c. 6, s. 238)

     817. 40- “Her işinde kendini Allah’a ısmarla. Bu takdirde şüphesiz onu sağlam bir kaleye ısmarlamış olursun. ” (c. 2, s. 205)

     818. 41- “Canı çıkmadan önce rabbi ile görüşmeye hazır olan yok mudur?” (c. 2, s. 329)

     819. 42- “Tutunacağın en güçlü sebep, kendin ile Allah arasındaki sebeptir. ” (c. 2, s. 443)

     820. 43- “Şüphesiz “Şüphesiz biz Allah’tanız!” sözümüz bizim O’nun mülkü olduğumuzun ikrarıdır. “Şüphesiz biz O’na döneceğiz” sözümüz ise yok olacağımızın ikrarıdır. ” (c. 2, s. 556)

     821. 44- “Allah ile oranda bir velinimetin olmamasını sağlayabiliyorsan bunu yap. ” (c. 3, s. 6)

     822. 45- “Şüphesiz siz Allah’a yönelirseniz (kurtuluşa) yönelmiş, eğer yüz çevirirseniz (kurtuluştan) yüz çevirmiş olursunuz. ” (c. 3, s. 68)

     823. 46- “Şüphesiz eğer Allah ile savaşacak olursan, savaşılır ve helak olursun. ” (c. 3, s. 54)

     824. 47- “Allah bir kula ikramda bulunmak isterse, onu muhabbetiyle meşgul eder. ” (c. 3, s. 141)

     825. 48- “Allah’ın seni kullarıyla dost ve meşgul kıldığını ve zikrinden ürküttüğünü görürsen (bil ki) şüphesiz Allah senden nefret etmiştir. ” (c. 3, s. 131)

     826. 49- “Yanındakini rağbet göstererek münezzeh olan Allah ile dostluk et. ” (c. 3, s. 287)

     827. 50- “Münezzeh olan Allah’a yakın ol. Şüphesiz Allah kendine yakın olmaya çalışanı kendine yakın kılar. ” (c. 3, s. 288)

     828. 51- “Münezzeh olan Allah’a secde, rüku ve azameti karşısında huzu ve huşu ile yakınlaşmaya çalış. ” (c. 3, s. 312)

     829. 52- “Allah’ın sığınağında olan güvendedir. Düşmanı ise korku içindedir. ” (c. 3, s. 358)

     830. 53- “Allah’ın düşmanından ayrılın. Allah’ın velilerine bağlanın. ” (c. 4, s. 114)

     831. 54- “Allah’tan başka bir maksadı olan zayi olmuştur. ” (c. 4, s. 229)

     832. 55- “Allah’tan kaçan kimse O’ndan nasıl kurtulur?” (c. 4, s. 560)

     833. 56- “Rabbini gözetleyen ve günahından korkan kimseye ne mutlu!” (c. 4, s. 338)

     834. 57- “Kendinizle Allah arasında (aracı) olana bağlanın ki saadete erişesiniz. ” (c. 4, s. 207)

     835. 58- “Kendinle Allah arasında (aracı) olana bağlan ki dönüşünde saadete erişesin. ” (c. 4, s. 212)

     836. 59- “Her işinde Allah’a sarılmalısın. Şüphesiz bu insanı her şeyden korur. ” (c. 4, s. 293)

     837. 60- “Münezzeh olan Allah’a kaçınız. Allah’tan kaçmayın. Şüphesiz Allah size ulaşır ve siz O’nu aciz bırakamazsınız. ” (c. 4, s. 425)

     838. 61- “Allah’ın taleb ettiği (peşinde olduğu) kimsenin bir sığınağı yoktur. ” (c. 5, s. 79)

     839. 62- “Allah’ın kefil olduğu kimse nasıl zayi olur. ” (c. 4, s. 561)

     840. 63- “Allah’a düşmanlık eden parçalanıp dağılır. ” (c. 5, s. 182)

     841. 64- “Her kim işini Allah’a ısmarlarsa sırtı pek olur. ” (c. 5, s. 270)

     842. 65- “Yaratıklardan kopmadıkça Allah’a bağlanmazsın. ” (c. 5, s. 67)

     843. 66- “Allah’a güvenen müstağni olur. ” (c. 5, s. 167)

     844. 67- “Allah ile savaşan kimse kaçırılır. ” (c. 5, s. 182)

     845. 68- “Allah’tan başkasına kesilen (bağlanan) kimse mutsuz olur ve sıkıntıya düşer. ” (c. 5, s. 292)

     846. 69- “Kim Allah’tan izin isterse, Allah kendisine izin verir. (kapıcısı yoktur. )” (c. 5, s. 267)

     847. 70- “Münezzeh olan Allah sizleri boş yere yaratmamış ve başı boş bırakmamıştır. Sizleri dalalete ve körlüğe terk etmemiştir. ” (c. 5, s. 103)

     848. 71- “Münezzeh olan Allah yaratıkları yalnız kaldığı için yaratmamıştır. Onları bire fayda için amel etmeye zorlamamıştır. ” (c. 5, s. 98)

     849. 72- “Münezzeh olan Allah ile görüşmeyi seven kimse dünyadan ayrılmalıdır. ” (c. 5, s. 292)

     850. 73- “Münezzeh olan Allah’ı kendisinden başkasına satan kimseden daha zararlı kim vardır?” (c. 5, s. 223)

     851. 74- “Allah nezdinde olana rağbet eden kimse emellerine ulaşır. ” (c. 5, s. 324)

     852. 75- “Münezzeh olan Allah’a dosdoğru davranan kimse hiç kimseyle bozulmaz. ” (c. 5, s. 334)

     853. 76- “Allah ile bozulan kimse hiç kimseyle ıslah olmaz. ” (c. 5, s. 334)

     854. 77- “Her kim Allah’ı ümit karargahı karar kılarsa, Allah da onun din ve dünya işlerine kifayet eder. ” (c. 5, s. 439)

     855. 78- “Allah’ın yardımcısı olduğu kimse düşmanına galib gelir ve Allah kendisine bir hizib (yardımcı) olur. ” (c. 5, s. 375)

     856. 79- “Allah kimin hasmı olursa delilini batıl kılar ve ona düşman olur. ” (c. 5, s. 374)

     857. 80- “Allah kimin arzusu olursa, arzu ve ümidinin nihayetine erişir. ” (c. 5, s. 375)

     858. 81- “Her kim münezzeh olan Allah için bir şeyi terk ederse Allah buna karşılık terk ettiğinden daha hayırlısını verir. ” (c. 5, s. 395)

     859. 82- “Kendini Allah ile savaşmaya adama, zira sen onun cezasına dayanamazsın ve rahmetinden müstağni değilsin. ” (c. 6, s. 319)

     860. 83- “Münezzeh olan Allah’ı saygın bil. Allah’ın haramlarından sakın ve dostlarını sev. ” (c. 6, s. 234)

     861. 84- “Münezzeh olan Allah’ı tanıyan kimseye nezdindekine rağbet etmesi yakışır. ” (c. 6, s. 442)

     862. 85- “La ilahe illallah kelimesi imanın azameti ihsanın anahtarı, rahmanın hoşnutluğu ve şeytanın uzaklaştırıcısıdır. ” (c. 6, s. 421)

     863. 86- “Münezzeh olan Allah’tan gayrisini arzu eden kimde arzularını yalanlamış olur. ” (c. 5, s. 406)

     864. 87- “Allah’a iman eden kimse ona sığınır. ” (c. 5, s. 220)

     865. 88- “Allah’ı tanıma hususunda rey ve kıyasa dayanan kimse sapar ve işleri dağılır. ” (c. 5, s. 463)

     866. 89- “Allahım senin melekutundan müşahede ettiklerimiz nede korkunçtur! Bu büyük saltanatından bizlere gizli kalan şeyler karşısında ne de küçüktür. ” (c. 6, s. 94)

     867. 90- “Münezzeh olan Allah’ın ilmi batınları da ihata etmiş ve zahirleri saymıştır. ” (c. 4, s. 477)

     868. 91- “Şüphesiz Allah’ın dostları insanlardan O’nu en çok zikreden, O’na şükrü devamlı olan ve belalarına karşı sabrı daha büyük olanlardır. ” (c. 2, s. 557)

 

23- Allah’ın Yardımından Mahrumiyet

 

     869. 1- “Mahrumiyet, Allah’ın yardımından mahrum kalmaktır. ” (c. 1, s. 36)

     870. 2- “Allah’ın yardımından mahrumiyet cehaletin yardımcısıdır. ” (c. 1, s. 188)

     871. 3- “Allah’ın yardımından mahrum kimse aşağılık insana muhtaç olandır. ” (c. 1, s. 397)

     872. 4- “Allah’ın yardımdan mahrumiyetin bir alameti de hainleri emin bilmektir. ” (c. 6, s. 16)

     873. 5- “Allah’ın yardımından mahrumiyetin bir alameti de çirkin işleri güzel göstermektir. ” (c. 6, s. 38)

     874. 6- “Kardeşlerin haklarını küçümsemek de Allah’ın yardımından mahrumiyetin bir göstergesidir. ” (c. 6, s. 39)

 

24- Allah’tan Dilemek

 

     875. 1- “Allah-u Teala’ya yakınlaşmak O’ndan istemekledir. Ama insanlara yakınlaşmak onlardan istemeyi terk etmekledir. ” (c. 2, s. 52)

     876. 2- “İnsanlardan Allah’ı en iyi bilen, Allah’tan en çok isteyenleridir. ” (c. 2, s. 451)

     877. 3- “Nice defa Allah’tan bir şey istersin de onu sana vermez ve ondan daha hayırlısını sana bağışlar. ” (c. 4, s. 80)

     878. 4- “Allah’tan af, afiyet ve güzel başarı dileyin. ” (c. 4, s. 137)

     879. 5- “Kim Allah’tan dilerse, Allah ona bağışlar. ” (c. 5, s. 220)

     880. 6- “İsteğin, sana güzelliği baki kalacak ve zorluğu senden kalkacak şeylere olmalıdır. ” (c. 5, s. 50)

     881. 7- “Münezzeh olan Allah’a en sevimli şey kendisinden bir şey istenilmesidir. ” (c. 6, s. 80)

     882. 8- “Münezzeh olan Allah’tan nimetinin tamamını ve ipini sarılmayı dileriz. ” (c. 6, s. 176)

     883. 9- “Münezzeh olan Allah’tan şehitlerin derecelerini, mutlularla birlikte yaşamayı, Peygamberler ve iyilerle arkadaş olmayı dileriz. ” (c. 6, s. 189)

     884. 10- “Sadece münezzeh olan Allah’tan dileyin. Şüphesiz sizlere bağışlarsa, ikramda bulunmuştur ve sizlerden esirgerse, hayrınızı dilemiştir. ” (c. 1, s. 341)

 

25- Amel

 

     885. 1- “Amelsiz ilim vebaldir. ” (c. 2, s. 8)

     886. 2- “Salih amel, iki azıktan en üstün olanıdır. ” (c. 2, s. 22)

     887. 3- “Alim kimse, fiilleri sözlerinin sıhhatine tanıklık edendir. ” (c. 2, s. 31)

     888. 4- “Amelsiz davetçi kirişsiz yay gibidir. ” (c. 2, s. 55)

     889. 5- “Mümin ameliyle mümindir. ” (c. 1, s. 61)

     890. 6- “İlim amelle ilimdir. ” (c. 1, s. 62)

     891. 7- “Amel batının nişanesidir. ” (c. 1, s. 80)

     892. 8- “Amel müminin şiarıdır. ” (c. 1, s. 112)

     893. 9- “Amel insanın geri kalan şeylerinin en kamilidir. ” (c. 1, s. 130)

     894. 10- “Amel yakin sahibi bir dosttur. ” (c. 1, s. 240)

     895. 11- “İnsan sadece ameliyle birliktedir. ” (c. 1, s. 246)

     896. 12- “İhsan sahibi kimse, fiilleri sözlerini doğrulayandır. ” (c. 1, s. 297)

     897. 13- “İlim çoktur ve amel azdır. ” (c. 1, s. 321)

     898. 14- “Dünyadaki ameller ahiret ticaretidir. ” (c. 1, s. 345)

     899. 15- “İlim, amel edileni dışında tümüyle (aleyhte) delildir. ” (c. 1, s. 368)

     900. 16- “İlmiyle amel eden kimse, apaçık yolda yürüyen kimse gibidir. ” (c. 1, s. 396)

     901. 17- “Ameli terk eden amelin sevabına yakini olmayan kimsedir. ” (c. 1, s. 398)

     902. 18- “Lezzeti gidip sonuçları kalan amel ile zorluğu gidip sevabı kalan amel arası ne kadar da uzaktır. ” (c. 1, s. 180)

     903. 19- “Sebebleri kesilmeden önce salih amelde bulunan kimseye ne mutlu!” (c. 1, s. 243)

     904. 20- “Önceden halis amel gönderen, salih amelde bulunan, bir stok edinen ve mahzurlu şeylerden sakınan kimseye ne mutlu!” (c. 4, s. 245)

     905. 21- “Ameli ilminden az gelmek ve fiilleri sözlerinden acze düşmek insan için çirkindir. ” (c. 4, s. 293)

     906. 22- “Sakınma fiili üstün bir fiildir. ” (c. 6, s. 147)

     907. 23- “En üstün amel kendisiyle Allah’ın rızayeti dilenilen ameldir. ” (c. 2, s. 391)

     908. 24- “Kulların dünyadaki amelleri, ahirette gözlerinin karşısına dikilir. ” (c. 2, s. 71)

     909. 25- “Münezzeh olan Allah nezdinde şeref güzel amelledir; güzel söyle değil. ” (c. 2, s. 81)

     910. 26- “İlim amel ile birliktedir. Bilen kimse amel eder. ” (c. 2, s. 87)

     911. 27- “İlim ameli çağırır. Eğer icabet ederse (ne ala!) Aksi takdirde göçer gider. ” (c. 2, s. 87)

     912. 28- “Akıllı insan ameli hususunda çaba harcar ve arzusunu kısaltır. ” (c. 2, s. 99)

     913. 29- “İlimle amel etmek, nimetin kemalindendir. ” (c. 2, s. 121)

     914. 30- “Dünyada amel edenler, iki kısımdır: Birisi dünyada, dünya için amel eder. Şüphesiz dünya onu ahiretten alıkoymuştur. Geride bıraktıkları için fakirlikten korkar, kendisi hakkında ise güvendedir. Böylece ömrünü başkalarının menfaati uğruna tüketir. Birisi de dünyada, dünyadan sonrası için çalışır. Böylece kendisi için taktir edilen şey kendisine ulaşır. Bu her iki nasibe de ulaşan ve her iki yerde de (dünya ve ahirete de) malik olan kimsedir. ” (c. 2, s. 149)

     915. 31- “Hayır dileyen dost, salih ameldir. ” (c. 2, s. 153)

     916. 32- “Amel et ki stok edinesin. ” (c. 2, s. 170)

     917. 33- “İlimle amel et ki ganimet elde edesin. ” (c. 2, s. 177)

     918. 34- “Arkadaşını amelin ve düşmanını emelin karar kıl. ” (c. 2, s. 182)

     919. 35- “Şüphesiz Allah-u Teala’nın, kötülüğü ve iyiliğine karşılık vereceğini bilen kimse gibi amel et. ” (c. 2, s. 194)

     920. 36- “İlim ile amel et ki mutlu olasın. ” (c. 2, s. 239)

     921. 37- “Bildiğiniz takdirde amel edin. ” (c. 2, s. 239)

     922. 38- “Amelin fayda verdiği, duanın duyulduğu ve tövbenin yükseldiği bu zamanda amel edin. ” (c. 2, s. 256)

     923. 39- “Kendisi için stok edildiği ve sırların aşikar kılındığı o gün için amel edin. ” (c. 2, s. 269)

     924. 40- “Hür insanı senden kaçıran, değerini düşüren, sana bir kötülük getiren veya kıyamet günü için kendisi için bir günah yükleneceğin her işten sakın. ” (c. 2, s. 316)

     925. 41- “Dillerin işlediği, bedenlerin sağlam, azaların hazır, dönüş yolunun mevcut, fırsatların çok, vaktin geçmediği, ölümün henüz çatmadığı şu an bilerek amel edin. Ölümün ineceğini kesin bilin ve ölümün gelişini beklemeyin. ” (c. 2, s. 342)

     926. 42- “En faydalı ilim, amel edilendir. ” (c. 2, s. 386)

     927. 43- “En faydalı stok salih ameldir. ” (c. 2, s. 403)

     928. 44- “İnsanlardan Peygamberlere en yakını, emrettikleriyle en çok amel edendir. ” (c. 2, s. 410)

     929. 45- “En güzel ilim, amel ile olandır. ” (c. 2, s. 420)

     930. 46- “En şerefli ilim organ ve azalarda aşikar olandır. ” (c. 2, s. 422)

     931. 47- “İnsanların hayırla en çok mutlu olanı, hayırla amel edendir. ” (c. 2, s. 453)

     932. 48- “En güzel söz amel güzelliğinin onayladığıdır. ” (c. 2, s. 463)

     933. 49- “Şüphesiz münezzeh olan Allah bir kula hayır dileyince ömrünü en güzel amelde kullanması hususunda başarılı kılar ve onu ölümden önce itaatinde kendisine fırsatı değerlendirmekle rızıklandırır. ” (c. 2, s. 567)

     934. 50- “Eğer insanların en mutlusu olmayı seviyorsan bildiğinle amel et. ” (c. 3, s. 6)

     935. 51- “Eğer amel eden kimselerdenseniz, o halde kıyamet günü bizi kurtaracak şey için amel edin. ” (c. 3, s. 20)

     936. 52- “Şüphesiz ölümden sonra önceden gönderdiğiniz salih amel dışında hiçbir şey seni müstağni kılmaz. O halde salih amelden azık edinin. ” (c. 3, s. 58)

     937. 53- “Şüphesiz sizler amellerinizin karşılığını göreceksiniz ve amellerinizin rehinisiniz. ” (c. 3, s. 59)

     938. 54- “Şüphesiz sen ahiretin için sabır, rıza, korku ve ümitten daha faydalı bir amel yüklenmezsin. ” (c. 3, s. 58)

     939. 55- “Şüphesiz sizler bildiklerinizle amel etmeye, bilmediklerinizi öğrenmekten daha çok muhtaçsınız. ” (c. 3, s. 60)

     940. 56- “Şüphesiz sizler amellerinizi düzeltmeye, sözlerinizi düzeltmekten daha çok muhtaçsınız. ” (c. 3, s. 61)

     941. 57- “Şüphesiz sizler. Salih amel elde etmeye, mal elde etmekten daha çok muhtaçsınız. ” (c. 3, s. 62)

     942. 58- “Şüphesiz sizler salih amelleri ganimet sayarsanız, ahirette arzularınızın nihayetine ulaşmış olursunuz. ” (c. 3, s. 66)

     943. 59- “Şüphesiz insanların ilim tahsil etmekten yüz çevirmesi, ilmiyle amel edenin az olduğunu görmelerindendir. ” (c. 3, s. 86)

     944. 60- “İlmin afeti ilimle amel etmeyi terk etmektir. ” (c. 3, s. 107)

     945. 61- “Sözünü güzelleştirdiğin zaman amelini de güzelleştir ki bu vesileyle dilin üstünlüğünü ve ihsanın faziletini bir araya toplayasın. ” (c. 3, s. 179)

     946. 62- “İlimden faydalanmak istediğinizde, ilimle amel ediniz. İlmin anlamları hakkında çok düşünün ki sonunda kalpler onu ezberlesin, korusun. ” (c. 3, s. 187)

     947. 63- “İlmin meyvesi güzel amel ile toplanır, güzel sözle değil. ” (c. 3, s. 228)

     948. 64- “Salih amellerle dereceler yükselir. ” (c. 3, s. 229)

     949. 65- “Salih ameller güzel imanın delilidir. ” (c. 3, s. 224)

     950. 66- “Amel ediniz, emelleri yalanlayınız ve ölümü göz önünde bulundurunuz. ” (c. 3, s. 241)



Geri   İleri
Go to TOP