A+
A
A-
İçindekiler Əsas səhifə nur-az.com
Kitabın Adı: Gurer-ul Hikem - 1
Yazar: Ebulfetih Abdulvahid Amidi
Yayın Evi:
Basım Tarihi:
Sayfa Sayısı:
Baskı Sayısı:
Tiraj:
Geri   İleri


   9734.    9- “Temizlik iffetin göstergesidir. ” (c. 1, s. 209)

 

474- Temsilcilik-Naiplik

 

   9735.    1- “Birinin temsilciliğini üstlendiğinde azimle çaba göster. ” (c. 3, s. 118)

 

475- Tevazu

 

   9736.    1- “Tevazu yüceltir ve tekebbür ise alçaltır. ” (c. 1, s. 12)

   9737.    2- “Tevazu ilmin meyvesidir. ” (c. 1, s. 81)

   9738.    3- “Tevazu alçalan kimseyi yüceltir. ” (c. 1, s. 82)

   9739.    4- “Tevazu zekiliğin başıdır. ” (c. 1, s. 113)

   9740.    5- “Tevazu insanın faziletlerini yayar. ” (c. 1, s. 140)

   9741.    6- “Tevazu şerafetin zekatıdır. ” (c. 1, s. 233)

   9742.    7- “Tevazu en şerafetli efendiliktir. ” (c. 1, s. 241)

   9743.    8- “Tevazu şerafetin merdivenidir. ” (c. 1, s. 263)

   9744.    9- “Tevazu, şerafet eteklerindendir. ” (c. 1, s. 389)

   9745.    10- “Tevazu, en üstün şereftir. ” (c. 2, s. 20)

   9746.    11- “Yüce olduğu halde tevazu göstermek, kudreti olduğu halde affetmek gibidir. ” (c. 2, s. 89)

   9747.    12- “Tevazu aklın başı ve tekebbür ise cehaletin başıdır. ” (c. 2, s. 151)

   9748.    13- “Tevazu göster ki yücelesin. ” (c. 2, s. 173)

   9749.    14- “En büyük şeref tevazudur. ” (c. 2, s. 380)

   9750.    15- “İnsanların en yücesi nefsini alçaltandır. ” (c. 2, s. 406)

   9751.    16- “İnsanların yücelik açısından en büyüğü nefsini alçaltandır. ” (c. 2, s. 434)

   9752.    17- “Huyların en şereflisi, tevazu, hilim ve yumuşak huyluluktur. ” (c. 2, s. 442)

   9753.    18- “Şüphesiz sen tevazu gösterirsen Allah seni yüceltir. ” (c. 3, s. 54)

   9754.    19- “Yüce insan fakih olunca tevazu gösterir. ” (c. 3, s. 133)

   9755.    20- “Tevazu ile yücelik elde edilir. ” (c. 3, s. 198)

   9756.    21- “Tevazu ile yücelik tartılır. ” (c. 3, s. 200)

   9757.    22- “Çok tevazu göstermekle şerafet kemale erer. ” (c. 3, s. 225)

   9758.    23- “Kanatlarını germekle işler düzene girer. ” (c. 3, s. 229)

   9759.    24- “Allah için tevazu göster ki Allah seni yüceltsin. ” (c. 3, s. 275)

   9760.    25- “İnsanın tevazu göstermesi, kendisini yüceltir. ” (c. 3, s. 278)

   9761.    26- “Şerafetin tamamı tevazudur. ” (c. 3, s. 280)

   9762.    27- “Şerafetli insanın tevazu göstermesi, yücelmesine sebep olur. ” (c. 3, s. 319)

   9763.    28- “Tevazu göstermenin meyvesi dostluktur. ” (c. 3, s. 327)

   9764.    29- “Tevazuun ürünü şerafettir. ” (c. 3, s. 407)

   9765.    30- “Şerafetin merdiveni tevazu ve cömertliktir. ” (c. 4, s. 142)

   9766.    31- “Kibre, tevazu ile karşı çıkın. ” (c. 4, s. 232)

   9767.    32- “Şerafet olarak tevazu yeter. ” (c. 4, s. 572)

   9768.    33- “Yücelik olarak tevazu yeter. ” (c. 4, s. 577)

   9769.    34- “Tevazu gösterdiğin gibi büyürsün. ” (c. 4, s. 623)

   9770.    35- “Tevazu gösteren yücelir. ” (c. 5, s. 142)

   9771.    36- “Tevazu gösteren kimsenin şerafeti yok olmaz. ” (c. 5, s. 234)

   9772.    37- “Tevazu gösteren kimseyi, Allah büyütür ve yüceltir. ” (c. 5, s. 301)

   9773.    38- “Sadece yüce insan tevazu gösterir. ” (c. 6, s. 53)

   9774.    39- “Şerafet tevazu gibi başka bir şeyle elde edilemez. ” (c. 6, s. 58)

   9775.    40- “Tevazu eden herkesin Allah azametini arttırır. ” (c. 6, s. 77)

   9776.    41- “Zenginlerin fakirler için, münezzeh olan Allah nezdinde olanı taleb ederek tevazu göstermesi ne de güzeldir. Allah’a dayanarak fakirlerin zenginlere karşı tekebbür ile büyüklenmesi ne de güzeldir. ” (c. 6, s. 100)

   9777.    42- “İnsanların en haysiyetlisi, yüceliği olduğu halde tevazu gösteren ve izzeti olduğu halde, hor gözükendir. ” (c. 6, s. 227)

   9778.    43- “Sakın tekebbüre kapılarak insanlardan yüz çevirme, insanlara yumuşak davran ve seni yücelten Allah için tevazu göster. ” (c. 6, s. 324)

   9779.    44- “Tevazu gibi bir şerafet yoktur. ” (c. 6, s. 354)

   9780.    45- “Şüphesiz müminler (Allah’tan) korkanlardır. ” (c. 2, s. 540)

 

476- Tevbe

 

   9781.    1- “Tevbe temizleyicidir. ” (c. 1, s. 52)

   9782.    2- “Tevbe rahmet indirir. ” (c. 1, s. 267)

   9783.    3- “Tevbenin ihlası günahı düşürür. ” (c. 1, s. 331)

   9784.    4- “Mümin (Allah’a) çevirici, istiğfar eden ve çok tövbe eden kimsedir. ” (c. 1, s. 340)

   9785.    5- “Tövbe kalpleri temizler ve günahları yıkar. ” (c. 1, s. 357)

   9786.    6- “Tövbe kalp ile pişmanlık, dil ile istiğfarda bulunmak, organlarıyla günahı terk etmek ve bir daha dönmeyeceğine dair karar almak. ” (c. 2, s. 126)

   9787.    7- “Ölümü çatmadan önce günahlarından tövbe eden kimse var mıdır?” (c. 2, s. 329)

   9788.    8- “Tevbe dilemekten daha üstün şey günahı terk etmektir. ” (c. 2, s. 372)

   9789.    9- “Kötülükler tevbe ile temizlenir. ” (c. 3, s. 234)

   9790.    10- “Günahlar tövbe ile örtülür. ” (c. 3, s. 240)

   9791.    11- “Tevbenin meyvesi nefsin kusurlarını telafi etmektir. ” (c. 3, s. 334)

   9792.    12- “Güzel tövbe günahı yok eder. ” (c. 3, s. 416)

   9793.    13- “Tevbe eden Allah’a dönmüştür. ” (c. 5, s. 175)

   9794.    14- “Kendisine tövbe nimeti verilen kabulden mahrum olmaz. ” (c. 5, s. 238)

   9795.    15- “Tevbeyi (özür dilemeyi) kabul etmeyenin günahı büyük olur. ” (c. 5, s. 411)

   9796.    16- “Büyük günah için tövbe ne de (güzel bir) yıkıcıdır. ” (c. 6, s. 63)

   9797.    17- “Tevbesini erteleyen kimse en büyük tehlike olan ecelin saldırısına uğrar. ” (c. 6, s. 151)

   9798.    18- “Tövbesini sürekli erteleyenin dini yoktur. ” (c. 6, s. 384)

   9799.    19- “Az bir tövbe ve istiğfarda bulunmak bile günahları ve günahlardaki ısrarı yok eder. ” (c. 6, s. 458)

 

477- Tevekkül

 

   9800.    1- “Tevekkül insan için yeterlidir. ” (c. 1, s. 26)

   9801.    2- “Tevekkül sermayedir. ” (c. 1, s. 75)

   9802.    3- “Tevekkül en hayırlı dayanaktır. ” (c. 1, s. 133)

   9803.    4- “Tevekkül sağlam kaledir. ” (c. 1, s. 146)

   9804.    5- “Tevekkül en üstün ameldir. ” (c. 1, s. 159)

   9805.    6- “Tevekkül yakinin gücündendir. ” (c. 1, s. 184)

   9806.    7- “Kaza ve kadere tevekkül etmek insanı rahatlatır. ” (c. 1, s. 348)

   9807.    8- “Tevekkül, itimad eden kimseye şerafetli bir kifayettir. ” (c. 2, s. 2)

   9808.    9- “Tevekkül kendi gücünden beri olmak ve ilahi kaza ve kaderin getireceği şeyi beklemektir. ” (c. 2, s. 80)

   9809.    10- “Kalp kuvvetinin esası Allah’a tevekküldür. ” (c. 2, s. 414)

   9810.    11- “İnsanlardan imanı en güçlü olan kimse münezzeh olan Allah’a en çok tevekkül eden kimsedir. ” (c. 2, s. 429)

   9811.    12- “Şüphesiz güzel tevekkül yakin doğruluğundan kaynaklanmaktadır. ” (c. 2, s. 488)

   9812.    13- “Şüphesiz yaratıklardan Allah’ın en çok nefret ettiği kimse Allah’ın kendisini kendisine bıraktığı, doğru yoldan sapan ve kılavuzsuz yürüyen kimsedir. ” (c. 2, s. 584)

   9813.    14- “Güzel tevekkül, güzel yakinin göstergesidir. ” (c. 3, s. 224)

   9814.    15- “Münezzeh olan Allah’a tevekkül et. Şüphesiz Allah kendisine tevekkül edenlerin kifayetini üstlenmiştir. ” (c. 3, s. 288)

   9815.    16- “Kulun Allah’a güzel tevekkülü, Allah’a güvenmesi miktarıncadır. ” (c. 3, s. 387)

   9816.    17- “Sana rızık verenin münezzeh olan Allah’tan başkası olmadığını bilmen, sana tevekkül olarak yeter. ” (c. 3, s. 402)

   9817.    18- “(İman) Kendini kontrol eden kimse için Allah’a yakınlaşma vesilesi tevekkül eden kimseye itimat sebebi, işlerini Allah’a ısmarlayan kimseye rahatlık nedeni ve sabreden kimseye bir kalkandır. ” (c. 4, s. 115)

   9818.    19- “İbadetin salahı tevekküldür. ” (c. 4, s. 195)

   9819.    20- “İmanın hakikati tevekküldedir. ” (c. 4, s. 401)

   9820.    21- “Tevekkül eden herkese Allah kifayet eder. ” (c. 4, s. 525)

   9821.    22- “Tevekkülü doğru olmayan kimse ihtiras sıkıntısından nasıl kurtulabilir?” (c. 4, s. 567)

   9822.    23- “Tevekkül et ki kifayet edilesin. ” (c. 4, s. 599)

   9823.    24- “Tevekkül eden kimsenin sıkıntısı olmaz. ” (c. 5, s. 72)

   9824.    25- “Tevekkül eden kimseye kifayet edilmiştir. ” (c. 5, s. 143)

   9825.    26- “Tevekkül eden kimse hüzünlenmez. ” (c. 5, s. 159)

   9826.    27- “Allah’a tevekkül eden kimseye Allah yeter. ” (c. 5, s. 171)

   9827.    28- “Allah’a güvenen kimse Allah’a tevekkül etmelidir. ” (c. 5, s. 220)

   9828.    29- “Allah’a tevekkül eden kimse ilahi yardımdan mahrum olmaz. ” (c. 5, s. 233)

   9829.    30- “Allah’a tevekkül eden kimse kullarından müstağni olur. ” (c. 5, s. 260)

   9830.    31- “Allah’a tevekkül eden kimseye kifayet edilmiş ve müstağni kılınmıştır. ” (c. 5, s. 292)

   9831.    32- “Tevekkül eden kimseye zorluklar kolaylaşır. ” (c. 5, s. 397)

   9832.    33- “Allah’a tevekkül eden kimse için şüpheler aydınlığa çıkar, masraflarına kifayet edilir ve kötü sonuçlardan güvende kalır. ” (c. 5, s. 414)

   9833.    34- “Allah’a tevekkül eden kimseye zorluklar boyun eğer, sebepler kolaylaşır; genişlik ve yücelik yurduna iner. ” (c. 5, s. 425)

   9834.    35- “Sadece Allah’a tevekkül et ve sadece Allah’a ümit bağla. ” (c. 6, s. 289)

   9835.    36- “Münezzeh olan Allah’ın kaza ve kaderinden hoşnut olan kimseye, Allah’a tevekkül etmesi yakışır. ” (c. 6, s. 443)

 

478- Tevfik-Başarı

 

   9836.    1- “Tevfik inayettir. ” (c. 1, s. 26)

   9837.    2- “Tevfik rahmettir. ” (c. 1, s. 48)

   9838.    3- “Tevfik saadettir. ” (c. 1, s. 63)

   9839.    4- “Tevfik yumuşak huyluluğun anahtarıdır. ” (c. 1, s. 71)

   9840.    5- “Tevfik salahın öncüsüdür. ” (c. 1, s. 79)

   9841.    6- “Tevfik rabbin cezbelerindendir. ” (c. 1, s. 144)

   9842.    7- “Tevfik nimetin başlangıcıdır. ” (c. 1, s. 146)

   9843.    8- “Tevfik akla yardım edicidir. ” (c. 1, s. 188)

   9844.    9- “Tevfik saadetin başıdır. ” (c. 1, s. 215)

   9845.    10- “Tevfik kurtuluşun başıdır. ” (c. 1, s. 233)

   9846.    11- “Tevfik rahmanın inayetidir. ” (c. 1, s. 235)

   9847.    12- “Tevfik en üstün inayettir. ” (c. 1, s. 238)

   9848.    13- “Tevfik iki inayetten en üstünüdür. ” (c. 2, s. 19)

   9849.    14- “Başarı ve başarısızlık insanın nefsini kendine cezbeder. Hangisi galip gelirse insan onun hakimiyeti altına girer. ” (c. 2, s. 46)

   9850.    15- “Tevfikle saadet elde edilir. ” (c. 3, s. 201)

   9851.    16- “Güzel tevfik, en hayırlı önderdir. ” (c. 3, s. 386)

   9852.    17- “Güzel tevfik, yardımcıdan ve güzel amel, arkadaştan daha hayırlıdır. ” (c. 3, s. 390)

   9853.    18- “En hayırlı çaba başarıyla birlikte olan çabadır. ” (c. 3, s. 431)

   9854.    19- “Başarının yardım etmediği kimsenin ibadetinden nasıl faydalanabilir?” (c. 4, s. 566)

   9855.    20- “Her cisim ve gölgesi birbirinden ayrılmadığı gibi din ve tevfik birbirinden ayrılmaz. ” (c. 4, s. 624)

   9856.    21- “Çirkin işi güzel bilen ve nasihat eden kimsenin sözünden yüz çeviren kimse başarılı olamaz. ” (c. 5, s. 104)

   9857.    22- “Başarı elde eden kimse iyi işlerde bulunur. ” (c. 5, s. 148)

   9858.    23- “Başarının yardım ettiği kimse, güzel amelde bulunur. ” (c. 5, s. 300)

   9859.    24- “Allah’tan hayır dileyen kimse başarı elde eder. ” (c. 5, s. 302)

   9860.    25- “Münezzeh olan Allah’a, bizlere itaat hususunda verdiği başarı ve bizleri günahlarından uzaklaştırdığı için O’na hamd ederiz. ” (c. 5, s. 176)

   9861.    26- “Başarı gibi bir yardım yoktur. ” (c. 6, s. 353)

   9862.    27- “Başarı olmaksızın ilim fayda vermez. ” (c. 6, s. 387)

   9863.    28- “Başarıdan daha üstün bir nimet yoktur. ” (c. 6, s. 381)

   9864.    29- “Başarı olmaksızın hiçbir çaba fayda vermez. ” (c. 6, s. 406)

   9865.    30- “Başarının yardım etmediği kimse hakka yönelmez. ” (c. 5, s. 476)

 

479- Tevhid

 

   9866.    1- “Tevhid tevehhüme kapılmamandır. ” (c. 1, s. 304)

   9867.    2- “Tevhid ruhun hayatıdır. ” (c. 1, s. 145)

 

480- Ticaret

 

   9868.    1- “Tacir tehlikededir. ” (c. 1, s. 40)

   9869.    2- “Allah ile ticaret yapan kar eder. ” (c. 5, s. 180)

   9870.    3- “İlmi olmaksızın ticaret yapan faize düşer. ” (c. 5, s. 287)

 

481- Toprak

 

   9871.    1- “Toprak güzel bir temizleyicidir. ” (c. 6, s. 168)

 

482- Töhmet-İtham

 

   9872.    1- “Kötü yerlere giren kimse itham edilir. ” (c. 5, s. 159)

   9873.    2- “Aşağılık şeylere yakın olan kimse itham edilir. ” (c. 5, s. 286)

   9874.    3- “Kendisini töhmete maruz kılan kimse, kendisine kötü zanda bulunan kimseleri kınamamalıdır. ” (c. 5, s. 390)

 

-U-

483- Ukubet, ceza

 

   9875.    1- “Cezalandırma hususunda hızlı davranmaktan sakın. Şüphesiz bu iş Allah’ın gazab ettiği ve değişimleri yakınlaştırdığı bir iştir. ” (c. 2, s. 294)

   9876.    2- “Şüphesiz münezzeh olan Allah kullarını intikamından korumak için günahlara ceza taktir etmiştir. ” (c. 2, s. 517)

   9877.    3- “Her kim bir günahkarı cezalandırırsa (bağışlaması gerekirken bağışlamazsa) üstünlüğü yok olur. ” (c. 5, s. 209)

   9878.    4- “Suçu (bağışlanması gerekirken bağışlanmayıp) cezalandıran kimsenin üstünlüğü yoktur. ” (c. 5, s. 439)

   9879.    5- “Günahı cezalandırmakta acele davranma. İkisi (günah ve ceza) arasında bağışlamak için bir yer bırak ki bu vesileyle güzel ecir ve sevabını elde edesin. ” (c. 6, s. 306)

   9880.    6- “Kınamak iki cezadan biridir. ” (c. 2, s. 27)

 

484- Unutkanlık

 

   9881.    1- “Unutkanlık zulmet ve yokluktur. ” (c. 1, s. 159)

   9882.    2- “Unutkanlık şevk ve ilgiyi biçendir. ” (c. 1, s. 236)

   9883.    3- “Bağışını unutma ve vadettiğin şeyi hatırında tut. ” (c. 2, s. 172)

   9884.    4- “Sana iyilik edilince hatırla. ” (c. 3, s. 119)

   9885.    5- “İyilik yapınca unut. ” (c. 3, s. 119)

   9886.    6- “Kardeşlerin kötülüklerini unut ki dostluklarını kalıcı kılarsın. ” (c. 3, s. 319)

   9887.    7- “Unutacak kimseden iyilik dile ve hatırlayacak kimseye iyilik et. ” (c. 4, s. 146)

   9888.    8- “Allah’ı unutan kendini unutur. ” (c. 5, s. 165)

   9889.    9- “Kaybettiği şeyi unutan kimse onu kaybetmemiş gibidir. ” (c. 5, s. 245)

   9890.    10- “Münezzeh olan Allah’ı unutan kimseye Allah da kendisini unutturur ve kalbini köreltir. ” (c. 5, s. 387)

   9891.    11- “Sizlere hatırlatılan şeyleri unuttunuz ve sakındırıldığınız şeylerden kendinizi güvende sayınız. Dolayısıyla görüşleriniz kaybolmuş ve işleriniz dağılmıştır. ” (c. 6, s. 181)

 

485- Usanmak-Bıkmak

 

   9892.    1- “Usanmış insanın arkadaşlığının kalıcı olması azdır. ” (c. 4, s. 496)

   9893.    2- “Usanan insanın kardeşi yoktur. ” (c. 5, s. 80)

   9894.    3- “Usanan insanın mürüvveti yoktur. ” (c. 5, s. 80)

   9895.    4- “Senden bıkan kimseden ihsanla süslesen bile güvende olma. Zira karanlığa dalan insan için aniden parlayan ışıktan fayda yoktur. ” (c. 6, s. 302)

   9896.    5- “Usanmış insanın kardeşliği olmaz. ” (c. 6, s. 346)

   9897.    6- “Bıkmış insanın dostluğu olmaz. ” (c. 6, s. 347)

 

 

486- Uyanmak-Kendine Gelmek

 

   9898.    1- “Uyanmak nurdur. ” (c. 1, s. 37)

   9899.    2- “Uyanmak basirettir. ” (c. 1, s. 50)

   9900.    3- “Uyanmak insanı hüzünlendirir. ” (c. 1, s. 59)

   9901.    4- “Din hususunda uyanmak, rızıklanan kimse için bir nimettir. ” (c. 2, s. 123)

   9902.    5- “Süresi bitmeden gafletten uyanan kimse yok mudur?” (c. 2, s. 329)

   9903.    6- “Uyanıklığından yardım almayan kimse, koruyuculardan yardım alamaz. ” (c. 5, s. 415)

   9904.    7- “İşleri korumak için uyanmak, devletin nişanelerindendir. ” (c. 6, s. 30)

   9905.    8- “Yanına gelen halkından birinin hakkını ispat etmek için uyanık olman ve sana karşı yapılan suçu görmezlikten gelmen büyüklüktendir. ” (c. 6, s. 38)

   9906.    9- “Riyazet/terbiye sadece uyanık nefislere fayda verir. ” (c. 6, s. 431)

   9907.    10- “Gerçekten sizleri uyandırdılar. O halde uyanık olun. Şüphesiz sizlere hidayet ettiler o halde hidayet üzere olun. ” (c. 4, s. 478)

 

487- Uyarmak

 

   9908.    1- “Uyarmak özür dilemektir. ” (c. 1, s. 50)

   9909.    2- “Seni uyaran kimse, seni müjdelemiş gibidir. ” (c. 5, s. 202)

   9910.    3- “Sana hatırlatan, seni uyarmıştır. ” (c. 5, s. 202)

 

488- Uyku

 

   9911.    1- “Uyku elemden rahatlıktır, uyumlu arkadaşı ise ölümdür. ” (c. 1, s. 380)

   9912.    2- “Uyku kötü bir alacaklıdır. Ömrü kısaltıp fani kılar ve bir çok sevabı yok eder. ” (c. 3, s. 257)

   9913.    3- “Gece çok uyuyan kimse gündüz telafi edemeyeceği bir çok şeyi kaybeder. ” (c. 5, s. 376)

   9914.    4- “Nice uyku gündüzün kararlarını bozar. ” (c. 6, s. 62)

   9915.    5- “Uyuyan kimseye eyvahlar olsun! Onu hangi şey zarar uğratmış, amelini kısaltmış ve ecrini azaltmıştır!” (c. 6, s. 228)



Geri   İleri
Go to TOP