A+
A
A-
İçindekiler Əsas səhifə nur-az.com
Kitabın Adı: Gurer-ul Hikem - 1
Yazar: Ebulfetih Abdulvahid Amidi
Yayın Evi:
Basım Tarihi:
Sayfa Sayısı:
Baskı Sayısı:
Tiraj:
Geri   İleri


   9394.    96- “Allah’a itaat eden kimse hiçbir zaman mutsuz olmaz. ” (c. 5, s. 283)

   9395.    97- “Allah’a itaatle yakınlaşan kimseye Allah güzel bağışta bulunur. ” (c. 5, s. 288)

   9396.    98- “Münezzeh olan Allah’a itaat eden aziz ve güçlü olur. ” (c. 5, s. 291)

   9397.    99- “Münezzeh olan Allah’a itaat eden kimsenin yardımı güçlü olur. ” (c. 5, s. 299)

   9398.    100- “Allah’a itaat ile amel etmeyi ihmal eden kimse nefsine zulmetmiştir. ” (c. 5, s. 316)

   9399.    101- “Allah’a itaat hususunda sabreden kimseye Allah, buna karşılık sabrettiği şeyden daha hayırlısını verir. ” (c. 5, s. 331)

   9400.    102- “Allah’a itaati yol edinen kimse en büyük mutluluğuna erişmiştir. ” (c. 5, s. 374)

   9401.    103- “Allah’a itaati sermaye eden kimse ticaret yapmaksızın büyük karlar elde eder. ” (c. 5, s. 385)

   9402.    104- “Her kim servetsiz, zengin, saltanatsız izzet ve aşiretsiz çok olmak isterse Allah’a günah zilletinden itaat izzetine çıkmalıdır. Şüphesiz bu işle tümünü elde etmiştir. ” (c. 5, s. 390)

   9403.    105- “Münezzeh olan Allah’a itaat eden kimseye, insanlardan onu öfkelendiren kimse zarar veremez. ” (c. 5, s. 400)

   9404.    106- “Münezzeh olan Allah’a itaatle amel eden bir kimse hiçbir ganimeti kaybetmez ve hiçbir düşman ona galip gelemez. ” (c. 5, s. 405)

   9405.    107- “Münezzeh olan Allah’ın hoşnutluğuna koşan ve günahlarından geri kalan kimsenin gerçekte itaati kemale ermiştir. ” (c. 5, s. 431)

   9406.    108- “Allah’a itaat eden bir kimseyi Allah seçmiştir. ” (c. 5, s. 445)

   9407.    109- “İtaatle amel etmek nefsin yüceliğindendir. ” (c. 6, s. 29)

   9408.    110- “Allah’a itaat ve güzel taktir mürüvvettendir. ” (c. 6, s. 22)

   9409.    111- “İtaatleri kazanmak en üstün amellerdendir. ” (c. 6, s. 33)

   9410.    112- “İtaatle amel etmek nefsin takvasındandır. ” (c. 6, s. 44)

   9411.    113- “Hiçbir şey kendini Allah’a itaat gibi bir süsle süslememiştir. ” (c. 6, s. 55)

   9412.    114- “Münezzeh olan Allah’ın itaatinden (insanın başına) gelen her şey hoşnutsuzluk üzeredir. (nefsani isteklerine aykırıdır. )” (c. 6, s. 99)

   9413.    115- “Her hayrın ölçüsü, münezzeh olan Allah’a itaattir. ” (c. 6, s. 120)

   9414.    116- “İtaatten ayrılmamak en hayırlı dayanaktır. ” (c. 6, s. 135)

   9415.    117- “İtaat güzel bir vesiledir. ” (c. 6, s. 166)

   9416.    118- “Huzu ve boyun eğmek güzel bir itaattir. ” (c. 6, s. 167)

   9417.    119- “Allah’a itaat hususunda başarılı olan kimse kurtuluşa ermiştir. ” (c. 6, s. 182)

   9418.    120- “Münezzeh olan Allah’a itaat hususunda kardeşiyle çatışmak, onu günahlardan sakındırmak ve onu bu konuda çok kınamak mürüvvetin düzenindendir. ” (c. 6, s. 184)

   9419.    121- “Rabbine itaat eden ve günahlarından korkan kimse hidayete ermiştir. ” (c. 6, s. 193)

   9420.    122- “Nefislerinizi Allah’ın azabından Allah’a itaate koşarak koruyunuz. ” (c. 6, s. 235)

   9421.    123- “İçinde münezzeh olan Allah’a itaat ettiğin her işte özür dileme. Bu sana fazilet/övünç olarak yeter. ” (c. 6, s. 305)

   9422.    124- “İtaat gibi bir izzet yoktur. ” (c. 6, s. 349)

   9423.    125- “İtaat edilmeyen kimsenin görüşü olmaz. ” (c. 6, s. 393)

   9424.    126- “İzzet sadece itaat iledir. ” (c. 6, s. 393)

   9425.    127- “İtaat edilmeyen kimsenin tedbiri fayda vermez. ” (c. 6, s. 414)

   9426.    128- “İnsan sadece münezzeh olan Allah’a itaatle saadete erişir. İnsan sadece Allah’a isyan ile mutsuz olur. ” (c. 6, s. 417)

   9427.    129- “Akıllı insana her hususta Rabbine itaatten ve nefsiyle cihat etmekten el çekmemesi yakışır. ” (c. 6, s. 440)

   9428.    130- “Müminin mümine itaate bağlı olması, sakınma ve kanaat elbisesine bürünmesi yakışır. ” (c. 6, s. 440)

   9429.    131- “Saflığınıza bulanıklığını içtiğiniz, sağlığınızı hastalıklarıyla karıştırdığınız ve batıllarını hakkınıza koyup katıştırdığınız, babası belli olmayan kimselere itaat etmeyin. ” (c. 6, s. 279)

 

455- Tahammül

 

   9430.    1- “Tahammül arkadaşlığın süsüdür. ” (c. 1, s. 194)

   9431.    2- “Tahammül siyasetin süsüdür. ” (c. 1, s. 197)

   9432.    3- “Tahammül değeri yüceltir. ” (c. 1, s. 210)

   9433.    4- “Tahammül yumuşak/güzel bir huydur. ” (c. 1, s. 232)

   9434.    5- “Hilim sahibi kardeşlerine tahammül edendir. ” (c. 1, s. 280)

   9435.    6- “Efendi kimse başkalarının sorumluluğunu üstlenen ve yardım bağışında bulunandır. ” (c. 1, s. 389)

   9436.    7- “Tahammül aklın delili ve faziletin başıdır. ” (c. 2, s. 10)

   9437.    8- “Sana karşı övünen kimsenin övünmesine tahammül et. Senden özür dileyenin özrünü kabul et ve sana kötülük edeni bağışla. ” (c. 2, s. 235)

   9438.    9- “Başına gelenlere tahammül et. Şüphesiz tahammül ayıpları örter ve şüphesiz akıllı insanın yarısı tahammül ve yarısı da görmezlikten gelmektir. ” (c. 2, s. 202)

   9439.    10- “En üstün mürüvvet kardeşlerin kötülüklerine tahammül etmektir. ” (c. 2, s. 422)

   9440.    11- “Başkalarının diyetlerini ödemeyi üstlenmek, insanın celalinin artmasına sebep olur. ” (c. 2, s. 426)

   9441.    12- “Aşağılıklara tahammül etmek huyun yüceliğindendir. ” (c. 1, s. 356)

   9442.    13- “Başkalarının cezasını (diyetini) üstlenmek övgüyü çoğaltır. ” (c. 3, s. 211)

   9443.    14- “İnsanların en hayırlısı insanların geçimini üstlenmektir. ” (c. 3, s. 430)

   9444.    15- “Çok tahammül ile faziletler çoğalır. ” (c. 3, s. 227)

   9445.    16- “Tahammül ve hilim sayesinde insanlar sana dost ve yardımcı olur. ” (c. 3, s. 231)

   9446.    17- “Çok tahammül etmekle hilim sahibi tanınır. ” (c. 3, s. 235)

   9447.    18- “Tahammül et ki değerin yücelsin. ” (c. 3, s. 315)

   9448.    19- “Hilmin zekatı tahammüldür. ” (c. 4, s. 104)

   9449.    20- “Arkadaşlığın süsü tahammüldür. ” (c. 4, s. 108)

   9450.    21- “Tahammüllü ol. Şüphesiz tahammül ayıpların örtüsüdür. ” (c. 4, s. 288)

   9451.    22- “Tahammülü çok olan yücelir. ” (c. 4, s. 179)

   9452.    23- “İnsanların geçimini yüklenmeyen kimse, kudretini başkalarının eline geçmeye hazırlamıştır. ” (c. 4, s. 413)

   9453.    24- “İnsanların sözlerine tahammül etmeyen kimse güzel söz işitmez. ” (c. 5, s. 416)

   9454.    25- “Arkadaşının sürçmelerine tahammül etmeyen kimse, yalnız ölür. ” (c. 5, s. 441)

   9455.    26- “Kardeşlerin kötülüklerine tahammül etmek, yüceliktendir. ” (c. 6, s. 16)

   9456.    27- “İnsanın mürüvveti, kardeşlerin sürçmelerine tahammüldedir. ” (c. 6, s. 136)

   9457.    28- “Kardeşlerine tahammül etmeyen, efendi olamaz. ” (c. 6, s. 398)

   9458.    29- “Mümin kimse tahammül hususunda kusur etmez ve musibetlere karşı sabırsızlık göstermez. ” (c. 6, s. 406)

 

456- Tahiyyet[7]

 

   9459.    1- “Tahiyyet vermek ahlaki güzelliklerdendir. ” (c. 2, s. 492)

   9460.    2- “Tahiyyet vermek güzel ahlak ve huydandır. ” (c. 3, s. 266)

 

457- Tahkik-Araştırma

 

   9461.    1- “Araştırma gibi bir iş yoktur. ” (c. 6, s. 353)

   9462.    2- “Araştırma olmaksızın gösterilen çabanın faydası yoktur. ” (c. 6, s. 387)

   9463.    3- “Araştırmadan daha üstün bir metod yoktur. ” (c. 6, s. 381)

 

458- Takat

 

   9464.    1- “Seni gücünün yetmediğiyle mükellef kılan kimse şüphesiz sana isyan etme fermanını vermiştir. ” (c. 5, s. 452)

 

459- Takip etmek

 

   9465.    1- “Peygamberlerin yolunu takip eden kimsenin kurtuluşu ne de büyüktür!” (c. 6, s. 71)

 

460- Takiyye

 

   9466.    1- “Takiyye dindarlıktır. ” (c. 1, s. 39)

   9467.    2- “Günahkar insanın takiyyesi olmaz. ” (c. 1, s. 254)

   9468.    3- “Müminin takiyyesi kalbinde, tövbesi ise itirafındadır. ” (c. 3, s. 285)

   9469.    4- “Takiyyeden ayrılma. Şüphesiz takiyye yüce insanların metodudur. ” (c. 4, s. 295)

   9470.    5- “Kalbiyle bizi seven ve diliyle bizden buğz eden kimse cennettedir. ” (c. 5, s. 242)

   9471.    6- “Takiyyesi olmayan kimsenin dini yoktur. ” (c. 6, s. 404)

 

461- Takva

 

   9472.    1- “Takva izzet verir. ” (c. 1, s. 39)

   9473.    2- “Takva günahlardan sakınmaktır. ” (c. 1, s. 53)

   9474.    3- “Takva en iyi azıktır. ” (c. 1, s. 132)

   9475.    4- “Takva en temiz ekindir. ” (c. 1, s. 161)

   9476.    5- “Takva iyiliklerin başıdır. ” (c. 1, s. 188)

   9477.    6- “Takva, ahlakın esasıdır. ” (c. 1, s. 194)

   9478.    7- “Takva, sağlam bir kaledir. ” (c. 1, s. 194)

   9479.    8- “Takva, ahiret azığıdır. ” (c. 1, s. 201)

   9480.    9- “Takva, müminin kalesidir. ” (c. 1, s. 262)

   9481.    10- “Takva, amel eden için bir korunmadır. ” (c. 1, s. 294)

   9482.    11- “Takva, en sağlam esas ve temeldir. ” (c. 1, s. 206)

   9483.    12- “Takva, salahın anahtarıdır. ” (c. 1, s. 233)

   9484.    13- “Takva, en sağlam kale ve en koruyucu sığınma yeridir. ” (c. 1, s. 351)

   9485.    14- “Takvalı insanların kalpleri hüzünlüdür ve insanlar onların şer ve kötülüklerinden güvendedirler. ” (c. 1, s. 355)

   9486.    15- “Takva sahibi kimse kanaatkar, münezzeh ve iffetlidir” (c. 1, s. 375)

   9487.    16- “Takva, kendisine sığınan için sağlam bir kaledir. ” (c. 2, s. 2)

   9488.    17- “Takva temizlik ve iffeti bir araya toplayandır. ” (c. 2, s. 30)

   9489.    18- “Takva dinin meyvesi ve yakinin nişanesidir. ” (c. 2, s. 32)

   9490.    19- “Takvalı kimse, günahlardan sakınan ve münezzeh kimse ise ayıplardan münezzeh olandır. ” (c. 2, s. 69)

   9491.    20- “Takva sahiplerinin nefisleri iffetli, hacetleri hafif, hayırları umulur ve şerlerinden güvende olunur. ” (c. 2, s. 83)

   9492.    21- “Takva sahiplerinin amelleri temiz, gözleri ağlar ve kalpleri korkuludur. ” (c. 2, s. 92)

   9493.    22- “Takva sahiplerinin nefisleri kanaatkar, şehvetleri ölü, yüzleri güleç ve kalpleri hüzünlüdür. ” (c. 2, s. 84)

   9494.    23- “Takva sahibinin şehveti ölü, öfkesi dinmiş genişlikte şükredici ve zorluklarda sabırlıdır. ” (c. 2, s. 107)

   9495.    24- “Takva, tutunacak olursan seninle Allah arasından en sağlam vesile ve Allah’ın elim azabından koruyucu bir kalkandır. ” (c. 2, s. 129)

   9496.    25- “Takvanın zahiri dünya şerefi, batını ise ahiret şerefidir. ” (c. 2, s. 106)

   9497.    26- “Takvanın ne bir benzeri ve ne de bir halefi vardır. ” (c. 2, s. 153)

   9498.    27- “Takva insanın günaha düşürücü her şeyden sakınmasıdır. ” (c. 2, s. 154)

   9499.    28- “Takvaya sığının. Şüphesiz takva koruyucu bir kalkandır, kendisine sığınanı ve sarılanı korur. ” (c. 2, s. 261)

   9500.    29- “Takvalı olun ki kurtuluşa erişesiniz. ” (c. 2, s. 174)

   9501.    30- “Takvayı kalbinize şiar edin ve nefsani isteklere karşı çık ki şeytana galip gelesin. ” (c. 2, s. 195)

   9502.    31- “Az da olsa Allah’tan korkunuz. Her ne kadar ince de olsa kendinizle Allah arasında bir perde gerin. ” (c. 2, s. 196)

   9503.    32- “Mutlaka görüşmekten başka bir çarenin olmadığı ve senin için kendisinden başka bir son bulunmayan Allah’tan sakın. ” (c. 2, s. 207)

   9504.    33- “Kendin hakkında Allah’tan kork ve iradeni şeytanın elinden çekip çıkar, yüzünü ahirete yönelt ve tüm çabanı Allah’a özgün kıl. ” (c. 2, s. 214)

   9505.    34- “Takva için yaratıldığınız hasebiyle Allah’tan korkun. ” (c. 2, s. 239)

   9506.    35- “Konuşacak olduğunuzda duyan ve gizlediğinizde bilen Allah’tan korkun. ” (c. 2, s. 246)

   9507.    36- “Allah’tan hakkıyla korkun, rızayetini elde etmek yolunda çalışın ve sizleri uyardığı elim azabından sakının. ” (c. 2, s. 250)

   9508.    37- “O halde Allah’tan o kimse gibi korkun ki, duydu ve boyun eğdi, günah işledi ve itiraf etti, bildi ve amel etti, sa­kındı ve itaate koştu, amel etti ve iyiliğe yöneldi,” (c. 2, s. 258)

   9509.    38- “Allah’tan çağırıldığında icabet eden, tövbe eden ve yönelen, uyarılınca sakınan, öğüt verilince ibret alan ve korktuğu için güvene eren kimsenin sakındığı gibi sakın. ” (c. 2, s. 259)

   9510.    39- “İlahi takvaya sarılın. Zira takva halkası sağlam bir ip ve zirvesi yüce bir sığınaktır. ” (c. 2, s. 261)

   9511.    40- “Bilin ki günahlar, dizginleri kopmuş azgın atlara benzer. Onlara binenler günahkardır ve binicilerini ateşe atarlar. Takva ise itaatkar/ram olan bir deve gibidir ki dizginleri/yuları binicilerinin elindedir ve onları cennete götürür. ” (c. 2, s. 333)

   9512.    41- “Gözlerini takvanın meşalelerine dikenler nerede?” (c. 2, s. 364)

   9513.    42- “Galip olan Allah’ın izninden olan seni sevindirir mi? Münezzeh olan Allah’tan sakın, tüm işlerinde iyilik et. Şüphesiz Allah sakınan ve iyilikte bulunan kimselerle birliktedir. ” (c. 2, s. 367)

   9514.    43- “En iyiniz en çok sakınanınızdır. ” (c. 2, s. 370)

   9515.    44- “Zekiliğin en zekisi takvadır. ” (c. 2, s. 372)

   9516.    45- “En koruyucu kalkan takvadır. ” (c. 2, s. 378)

   9517.    46- “Dinin en sağlam/yüce kalesi takvadır. ” (c. 2, s. 390)

   9518.    47- “Şüphesiz takva sahipleri cömertler, iffet ve iyilik sahipleridir. ” (c. 2, s. 491)

   9519.    48- “Şüphesiz takva hayatında senin için koruyucu ve ölümünden sonra da senin için yakınlaştırıcıdır. ” (c. 2, s. 509)

   9520.    49- “Şüphesiz Allah-u Tela sizlere takvayı tavsiye etmiş, takvayı kullarından razı olma vesilesi kılmıştır. Sizleri göz önünde bulunduran ve perçemlerinizi elinde tutan Allah’tan sakın. ” (c. 2, s. 587)

   9521.    50- “Ey Allah’ın kulları! Allah korkusu (takva), Allah’ın dostlarını O’nun koymuş olduğu haramlarını çiğnemekten alı-koyar, dostlarının kalplerini, O’nun korkusuna bağlar. Öyle ki onları seherlere kadar ayakta tutar, kavu­rucu bir günde (oruç tutarak) susuz bırakır da gene on­larda yorgunluk yerine rahat, susuzluk yerine suya kanmışlık görülür. ” (c. 2, s. 588)

   9522.    51- “Ey Allah’ın kulları! Şunu bilin ki muttakiler, hem dünyanın geçici faydalarını, hem de bir müddet sonra gelecek olan ahiretin faydalarını elde ettiler. Onlar dünya ehlinin dünyadaki nimetlerine ortak oldular, fakat dünya ehli onların ahiretteki nimetlerine ortak olamadılar. ” (c. 2, s. 589)

   9523.    52- “Ey Allah’ın kulları! Sizi hedefe götürecek azık ve sığındığınızda sizi kurtaracak bir sığınak olan ilahi takvaya sarılmayı tavsiye ediyorum. Azık ve sığınak odur. En duyarlı davetçi ona davet etmiş, en güzel anlayıp belleyen de onu anlamış ve bellemiştir. Takvaya çağıran, gerçek tebliği yapmış, takvayı anlayan da gerçekten kurtulmuştur. ” (c. 2, s. 590)

   9524.    53- “Şüphesiz takva münezzeh olan Allah’ın üzerinizdeki bir hakkıdır ve Allah nezdinde sizi hak sahibi kılandır. O halde takvayı elde etmek için Allah’tan yardım dileyin ve takva vesilesiyle Allah’a tevessül edin. ” (c. 2, s. 591)

   9525.    54- “Zira takva; yarın duyacakları ihtiyaçları sebebiyle geçip gitmiş ve kalmış milletler için sürekli kendini takdim etmiştir. O gün Allah her şeyi ilk haline döndürecek, verdiğini alacak ve verdiklerinin de hesabını soracaktır. Takvayı kabullenmiş ve onu gereği gibi yüklenmiş kimseler ne kadar da azdır” (c. 2, s. 591)

   9526.    55- “Şüphesiz ilahi takvanın kulpu saran bir ipi ve zirvesi yüce bir zirvesi vardır. ” (c. 2, s. 592)

   9527.    56- “Şüphesiz takva Allah’ın kullarından rızayetinin ve kullarından isteklerinin nihayetidir. O halde gizlediğinizde bilen ve açığa vurduğunuzda yazan Allah’tan sakının. ” (c. 2, s. 593)

   9528.    57- “Ey Allah’ın kulları, biliniz ki takva sapasağlam bir kaledir. Sapıklık ise hor ve gevşek bir kaledir; ehlini ko­ruyamaz, kendisine sığınanları saklayıp, barındıramaz” (c. 2, s. 594)

   9529.    58- “Çünkü takva bugün bir sığınak ve kalkandır, yarın cennete bir yoldur. Takvanın yolu açık, yolcusu kârlıdır. ” (c. 2, s. 595)

   9530.    59- “Şüphesiz ilahi takva dinin bayındırlığı ve yakinin dayanağıdır. Şüphesiz takva salahın anahtarı ve kurtuluşun meşalesidir. ” (c. 2, s. 596)

   9531.    60- “Şüphesiz takvadan ayrılan kimse lezzetler ve şehvetlere hırs duyar, kötülüklerin tehlikeli vadisine yuvarlanır ve büyük sonuçlara katlanır. ” (c. 2, s. 597)

   9532.    61- “İlahi takva; doğruluk ve istikametin anahtarı, ahiretin yegane azığıdır. İnsanın her türlü kölelikten kurtuluş ve helak olmaktan korunma sebebidir. İsteyen, onunla başarıya ulaşır, ona sığınan kurtulur ve arzulara onunla ulaşılır. ” (c. 2, s. 597)

   9533.    62- “Allah’tan sakınırsanız Allah da sizi korur. ” (c. 3, s. 24)

   9534.    63- “Şüphesiz sizler dünya azığından daha çok takva azığına muhtaçsınız. ” (c. 3, s. 62)

   9535.    64- “Allah’a iman edip haramlarından sakınacak olursan Allah seni güvenlik yurduna indirir. Allah’ı razı edecek olursan, Allah da seni hoşnutluğuyla örter. ” (c. 3, s. 179)

   9536.    65- “Takva ile günahların zehiri kesilir. ” (c. 3, s. 223)

   9537.    66- “Takva ile ismete yakın olunur. ” (c. 3, s. 233)

   9538.    67- “Takva ile ameller temiz olur. ” (c. 3, s. 235)

   9539.    68- “Takvanın sevabı en şerefli elbisedir. ” (c. 3, s. 346)

   9540.    69- “Dünyaya bağlı olan kalpte takvanın yer etmesi haramdır. ” (c. 3, s. 405)

   9541.    70- “İlahi takvadan boş olan kalbi dünya fitneleri doldurur. ” (c. 3, s. 456)

   9542.    71- “Takva vesilesiyle hastalıklarınızı tedavi edin, takvayla ölümden öne geçin. Takvayı zayi eden kimseden ibret alın. Sakın takvaya itaat eden kimse sizden ibret almasın. ” (c. 4, s. 23)

   9543.    72- “İman salahının sebebi takvadır. ” (c. 4, s. 120)

   9544.    73- “Cennet ehlinin efendisi takva ve iyilik sahipleridir. ” (c. 4, s. 137)

   9545.    74- “Münezzeh olan Allah amelleri sadece şu iki sıfatla kabul eder: Takva ve ihlas. ” (c. 4, s. 222)

   9546.    75- “Takvayı kalbine şiar edinen kimseye ne mutlu!” (c. 4, s. 238)

   9547.    76- “Övülmüş takvaya itaat eden ve kınanmış isteklere isyan eden kimseye ne mutlu!” (c. 4, s. 242)

   9548.    77- “Takvadan ayrılma, şüphesiz takva Peygamberlerin ahlakıdır. ” (c. 4, s. 285)

   9549.    78- “Takvadan ayrılma şüphesiz takva en üstün soydur. ” (c. 4, s. 287)

   9550.    79- “Gizli ve açıkta Allah’tan sakın; gazap ve hoşnutluk halinde haktan ayrılma. ” (c. 4, s. 294)

   9551.    80- “Takvadan ayrılma, şüphesiz takva en hayırlı azık ve en sağlam vesiledir. ” (c. 4, s. 306)

   9552.    81- “Allah’tan bedeni korkuyla yorgun düşmüş, sabahlamak gözlerinden uykusunu almış ve hakkın rahmetine ümit kendisini sıcak günlerin susuzluğuna zorlamış kimse gibi sakının. ” (c. 4, s. 432)

   9553.    82- “Allah’tan o kimse gibi korkun ki, yakin etti ve iyiliğe yöneldi, ibret verildi ve ibret aldı, korkutuldu ve korktu, günahtan men edildi ve men oldu, basiret verildi ve basiretli kılındı, cezadan korktu ve hesap günü için amel etti. ” (c. 4, s. 437)



Geri   İleri
Go to TOP