A+
A
A-
İçindekiler Əsas səhifə nur-az.com
Kitabın Adı: Gurer-ul Hikem - 1
Yazar: Ebulfetih Abdulvahid Amidi
Yayın Evi:
Basım Tarihi:
Sayfa Sayısı:
Baskı Sayısı:
Tiraj:
Geri   İleri


   9049.    17- “En kötü iman, içine şekkin girdiği imandır. ” (c. 4, s. 173)

   9050.    18- “Kalplerin kötülüğü imanında şek etmesidir. ” (c. 4, s. 177)

   9051.    19- “İmanını şekten koru. Şüphesiz ki şek tuzun balı bozduğu gibi imanı bozar. ” (c. 4, s. 200)

   9052.    20- “Şekki yakinine üstün gelmedikçe insan satmaz. ” (c. 5, s. 71)

   9053.    21- “Şüphe eden kimsenin şekki artar. ” (c. 5, s. 204)

   9054.    22- “Şekki çoğalanın dini bozulur. ” (c. 5, s. 205)

   9055.    23- “Yakinden şekke ve şaşkınlığa düşen kimseden daha ümitsiz kimdir?” (c. 5, s. 223)

   9056.    24- “Önündekini görmekten kör olan insan şek ağacını iki yanı arasına (kalbine) dikmiş olur. ” (c. 5, s. 382)

   9057.    25- “Şekkinin yakinini bozması insanın mutsuzluğundandır. ” (c. 6, s. 27)

   9058.    26- “Kalbinde şek yer eden kimse Allah’a iman etmemiştir. ” (c. 6, s. 66)

   9059.    27- “Yakininizi şekke ve ilminizi cehalete çevirmeyin. ” (c. 6, s. 304)

   9060.    28- “Az bir zan bile, şektir. ” (c. 6, s. 454)

   9061.    29- “En küçük şey yakini bozar. ” (c. 6, s. 455)

   9062.    30- “Yakini şek nefsani isteklerin galebesi bozar. ” (c. 6, s. 472)

 

442- Şeref

 

   9063.    1- “Şeref yüce bir üstünlüktür. ” (c. 1, s. 11)

   9064.    2- “Şerefli insan, şerefli hasletlere sahip olandır. ” (c. 1, s. 191)

   9065.    3- “Şerafet akrabaya ihsandır. ” (c. 1, s. 238)

   9066.    4- “Şerafet sahibi insana (düşkünlere yardım amaçlı) harcamalar ağır gelmez. ” (c. 2, s. 1)

   9067.    5- “Şerefli insanı, her ne kadar büyük de olsa eriştiği makam azdırmaz. Tıpkı rüzgarların sarsamadığı dağlar gibidir. Aşağılık insanı ise en küçük bir makam azdırır. Nesim esintisinin salladığı ot gibidir. ” (c. 4, s. 37)

   9068.    6- “İnsanın şerafeti temizliğinde ve güzelliği ise mürüvvetindedir. ” (c. 4, s. 180)

   9069.    7- “Nefsin şerafeti miktarınca mürüvvet olur. ” (c. 4, s. 312)

   9070.    8- “Nefsi şerif olan insanın duyguları/şefkati çok olur. ” (c. 5, s. 240)

   9071.    9- “Nefsi şerafet bulan kimseyi, şerafeti aşağılık isteklerden alı koyar. ” (c. 5, s. 335)

   9072.    10- “Faziletlerin tümünü elde etmek şerafetin kemalindendir. ” (c. 6, s. 29)

   9073.    11- “Şerafet sahibi insan kimseye zulmetmez. ” (c. 6, s. 75)

   9074.    12- “Şerafet sadece cömertlik ve alçak gönüllülükle kemale erer. ” (c. 6, s. 409)

 

443- Şeriat

 

   9075.    1- “Şeriat insanların salahıdır/menfaatidir. ” (c. 1, s. 183)

   9076.    2- “Dinlerin hükümlerini savun, Müslümanların sınırlarını koru; dinini ve emanetini kendi hakkında insaflı olman ve halkına adaletli davranmanla koru. ” (c. 4, s. 36)

 

444- Şer-Kötülük

 

   9077.    1- “Şer/kötülük küstahlıktır. ” (c. 1, s. 13)

   9078.    2- “Kötülük pişmanlıktır. ” (c. 1, s. 64)

   9079.    3- “Kötülük süvarisini yüz üstü yere serer. ” (c. 1, s. 115)

   9080.    4- “Kötülük kapıların en çirkinidir. ” (c. 1, s. 134)

   9081.    5- “Kötülük vebalı/tatsız bir sözdür. ” (c. 1, s. 135)

   9082.    6- “Kötülük yokluğun başıdır. ” (c. 1, s. 142)

   9083.    7- “Kötülük günahların hamalıdır. ” (c. 1, s. 171)

   9084.    8- “Kötülük insanın çirkin kılar ve yok eder. ” (c. 1, s. 218)

   9085.    9- “Kötülük cezalandırılır ve sahibini rüsva eder. ” (c. 1, s. 229)

   9086.    10- “Kötülükle üstün gelen, gerçekte mağluptur. ” (c. 1, s. 272)

   9087.    11- “Kötü işi çirkin görmek insanı kötülükten uzak durmaya sevk eder. ” (c. 1, s. 367)

   9088.    12- “Kötülük ihtirasın bineğidir ve nefsani istekler ise fitnenin bineğidir. ” (c. 2, s. 70)

   9089.    13- “Kötü insan hiç kimse için iyi zanda bulunmaz. Çünkü herkesi kendi tabiatı üzere görür. ” (c. 2, s. 76)

   9090.    14- “Kötülük doğuran hasletler; yalan, cimrilik, facirlik ve cehalettir. ” (c. 2, s. 109)

   9091.    15- “Herkesin tabiatında kötülük vardır. Eğer sahibi kötülüğüne üstün gelirse gizlenir. Üstün gelmezse açığa çıkar. ” (c. 2, s. 161)

   9092.    16- “Kötülük kapılan en çirkinidir ve kötülük sahibi ise dostların en kötüsüdür. ” (c. 2, s. 162)

   9093.    17- “Devlet (kuşu) sana yönelince kötü insandan sakın. Çünkü kötü insan senden onu giderir. Devlet (kuşu) senden yüz çevirince de kötü insandan sakın. Çünkü senin aleyhine yardımda bulunur. ” (c. 2, s. 273)

   9094.    18- “Kötülükten sakının. Şüphesiz kötü işten daha kötüsü onu yapandır. ” (c. 2, s. 254)

   9095.    19- “Kötülüğü göğsünden çıkararak, başkasının göğsündeki kötülüğü biç. ” (c. 2, s. 180)

   9096.    20- “Kalbinden kötülüğü yok et ki nefsin temizlensin ve amelin kabul görsün. ” (c. 2, s. 181)

   9097.    21- “Kötü insanın yanlışlığıyla hayır işleme hususunda aldanmaktan sakın. ” (c. 2, s. 327)

   9098.    22- “İyi insanın kötülük yapma yanlışlığı seni ürkütmesin. ” (c. 2, s. 327)

   9099.    23- “Kötülerle muaşeret etme. Şüphesiz kötüler dokunulması takdirde yakan, ateş gibidirler. ” (c. 2, s. 289)

   9100.    24- “Kötülerle arkadaşlık etmekten sakın. Şüphesiz kötüler şerlerinden güvende olduğundan sana minnet ederler. ” (c. 2, s. 291)

   9101.    25- “Kötülük elbisesini giyinmekten sakın. Şüphesiz sen başkalarına kötülük etmeden önce kendine kötülük etmiş olursun. Başkasına kötülük etmeden önce dinini helak edersin. ” (c. 2, s. 309)

   9102.    26- “Ceza açısından en şiddetli şey kötülüktür. ” (c. 2, s. 385)

   9103.    27- “Bu tabiatlar birbirinden farklıdır. En hayırlısı ise kötülükten en uzak olanıdır. ” (c. 2, s. 504)

   9104.    28- “Şüphesiz kötülükte küstahlık vardır. ” (c. 2, s. 487)

   9105.    29- “Kötülüğü görünce ondan uzaklaşın. ” (c. 3, s. 126)

   9106.    30- “Kötü iş kötü bir azıktır. ” (c. 3, s. 254)

   9107.    31- “Sana gelen nice kötülük hiç hesaba katmadığın yerden aniden gelir. ” (c. 4, s. 78)

   9108.    32- “Kötülüğün fazlası aşağılık ve zillettir. ” (c. 4, s. 116)

   9109.    33- “İnsanların kötüsü, insanların kendisini kötü görmesinden çekinmeyen kimsedir. ” (c. 4, s. 169)

   9110.    34- “İnsanların en kötüsü rabbi hususunda insanlardan korkan, insanlar hususunda rabbinden korkmayandır. ” (c. 4, s. 176)

   9111.    35- “İnsanların en kötüsü insanlar için belalar dileyen kimsedir. ” (c. 4, s. 176)

   9112.    36- “Kötülük işleyen kimse kötülükle üstün olur. ” (c. 4, s. 274)

   9113.    37- “Kötülüğe yapan, kötülükten daha kötüdür. ” (c. 4, s. 412)

   9114.    38- “Kötü iş (insana) sövgü vesilesidir. ” (c. 4, s. 413)

   9115.    39- “Kötülükle galip olan kimse mağluptur. ” (c. 4, s. 529)

   9116.    40- “Kötülük eden kendine zulüm etmiştir. ” (c. 5, s. 243)

   9117.    41- “Kötülüğü terk eden kimseye hayır kapıları açılır. ” (c. 5, s. 276)

   9118.    42- “Kötülükten sakınmadıkça hayrı gerçekleştiremezsin. ” (c. 5, s. 67)

   9119.    43- “Kötülükten daha kötüsü, onun cezasıdır. ” (c. 5, s. 81)

   9120.    44- “Hiçbir şey, işleri kötülük kadar bozmaz ve insanları helak etmez. ” (c. 5, s. 85)

   9121.    45- “Kötülüğün temelini atan, kendi aleyhine temel atmıştır. ” (c. 5, s. 343)

   9122.    46- “Gizli bir kötülüğü ortaya çıkaran kimsenin helak oluşu da ondadır. ” (c. 5, s. 349)

   9123.    47- “Başkalarına kötülük etmeye niyetlenen kimse kendisiyle başlamıştır. (zararı kendisinedir. )” (c. 5, s. 356)

   9124.    48- “Kalbini kötülükten arındıran kimsenin dini salim kalır ve yakini doğru olur. ” (c. 5, s. 378)

   9125.    49- “Kötülerin en kötüsü, kötülüğe sevinen kimsedir. ” (c. 4, s. 174)

   9126.    50- “İnsanların en kötüsü hayrı umulmayan ve kötülüğünden güvende olunmayan kimsedir. ” (c. 4, s. 175)

   9127.    51- “Kötü işle hayrı taleb eden kimse aklı ve hisleri bozuk olan kimsedir. ” (c. 4, s. 251)

   9128.    52- “Kötü işin zararını bilmeyen kimse ondan sakınmaya güç yetiremez. ” (c. 5, s. 419)

   9129.    53- “Kötülükten sakınan kimsenin hayrını ümid et. ”(c. 5, s. 465)

   9130.    54- “Kötülükten hoşlanmayan kimse korunur. ” (c. 5, s. 466)

   9131.    55- “Kötüleri idare etmeye ihtiyaç duymaları en büyük musibetindendir. ” (c. 6, s. 47)

   9132.    56- “İnsanların, kötülüğünden güvende olmayan kimse, Allah’ın azabından güvende olamaz. ” (c. 6, s. 79)

   9133.    57- “Kötülükten sakınan, hayır işleyen kimse gibidir. ” (c. 6, s. 130)

   9134.    58- “Hayrın anahtarı kötülükten uzak durmaktır. ” (c. 6, s. 133)

   9135.    59- “Kötülerle oturan kimse büyük belalardan güvende olamaz. ” (c. 6, s. 411)

   9136.    60- “İnsanların, şerrinden kurtulamadığı kimse, münezzeh olan Allah’tan kurtulamaz. ” (c. 6, s. 428)

   9137.    61- “Kötüleri tanıyan kimseye onlardan uzak durması yakışır. ” (c. 6, s. 443)

 

445- Şevk

 

   9138.    1- “Şevk yakın sahiplerinin huyudur. ” (c. 1, s. 174)

   9139.    2- “İştiyak duyan kimse (dünyayı ve içindeki her şeyi) unutur. ” (c. 5, s. 151)

   9140.    3- “İştiyak duyan kimse gece hareket eder. (İbadet için sabahlar. )” (c. 5, s. 457)

   9141.    4- “Şevk ariflerin halis dostudur. ” (c. 1, s. 214)

 

446- Şeytan

 

   9142.    1- “Gizlice göğüslere nüfus eden ve sessizce kulaklara fısıldayan düşmandan sakının. ” (c. 2, s. 283)

   9143.    2- “Allah’ın düşmanının (İblis’in) hastalığını size bulaştırması, çağrısıyla sizi tahrik et­mesi, atlı yaya as­kerleriyle sizi kendine çekmesi konu­sunda uyanık olun. Ömrüme and olsun, sizi azaba dü­şürmek için korkunç yayını ha­zırladı. Sizi pek şiddetli bir çe­kişmeye düşürdü. Yakın bir yerden sizi oklamaya ko­yuldu. ” (c. 2, s. 284)

   9144.    3- “Şeytan onları okuna hedef tutmuş, ayaklarıyla çiğnemiş ve elinin maşası kılmıştır. ” (c. 3, s. 373)

   9145.    4- “Şeytan gönüllerinde yuva yaptı, yumurt­ladı, civciv çıkardı, onları kendi eteğinde terbiye etti, büyüttü. Böylece onların gözleriyle baktı, dilleriyle söyledi. On­ları hatalar merkebine bindirdi, onlara kötülükleri süsleyip güzel gös­terdi. Sonunda işleri, güç ve saltanatında şeytanla ortak olanın ve onun diliyle batıl söz söyleyenin işine benzedi” (c. 3, s. 378)

   9146.    5- “Şeytanın karşısında savaşmak için saf tutun ve ona muhalefet ederek galip gelin ki nefisleriniz temizlensin ve Allah indindeki dereceleriniz yücelsin. ” (c. 4, s. 217)

   9147.    6- “Şeytanın hilesi insanı saptırır ve tamaha düşürür. ” (c. 4, s. 378)

   9148.    7- “İblisin gazap ve kadınlardan daha büyük bir kemendi yoktur. ” (c. 5, s. 83)

   9149.    8- “Onlar (münafıklar) şeytanın taraftarları ve ateşin kıvılcımlarıdır. Onlar şeytanın hizbidir. Bilin ki şüphesiz şeytanın hizbi hüsrana uğramışlardır. ” (c. 6, s. 195)

   9150.    9- “Şeytana amelinde bir pay ayırma ve şeytana nefsin aleyhine bir yol açma. ” (c. 6, s. 286)

 

447- Şımarmak-Azmak

 

   9151.    1- “Zenginlik insanın şımarmasına sebep olur. ” (c. 4, s. 380)

 

448- Şia

 

   9152.    1- “Şüphesiz münezzeh olan Allah yeryüzüne teveccüh etti ve yardım eden, sevincimize sevinen, hüznümüze hüzünlenen, nefislerini ve mallarını bizim yolumuzda bağışlayan bir topluluğu bizlere seçti. Onlar bizdendir ve bize geri dönerler. ” (c. 4, s. 668)

   9153.    2- “Taraftarlarımız bal arısı gibidirler. Eğer insanlar içlerinde olanı bilselerdi onları yerlerdi. ” (c. 4, s. 190)

   9154.    3- “Taraftarlarımız turunç gibidirler; kokusu temiz, zahir ve batını güzeldir. ” (c. 2, s. 190)

 

449- Şikayet

 

   9155.    1- “Şikayetini seni zengin kılmaya güç yetirebilecek kimseye yap. ” (c. 2, s. 237)

   9156.    2- “En etkin şikayet belanın zahirinin ifade ettiği şikayettir. ” (c. 2, s. 462)

   9157.    3- “Şikayetini rahim olan Allah’tan başkasına bildiren kimse hikmet sahibi değildir. ” (c. 5, s. 76)

   9158.    4- “Gece sabahlayıp bir musibetini şikayette bulunan kimse, Rabbini şikayette bulunmuştur. ” (c. 5, s. 315)

   9159.    5- “Şikayetini bir mümine bildiren kimse adeta münezzeh olan Allah’a şikayette bulunmuştur. ” (c. 5, s. 370)

   9160.    6- “Sıkıntısını müminden başkasına şikayet eden kimse adeta münezzeh olan Allah’ı şikayette bulunmuştur. ” (c. 5, s. 370)

 

450- Şirk

 

   9161.    1- “Şirk koşmak küfürdür. ” (c. 5, s. 43)

   9162.    2- “En zararlı şey şirktir. ” (c. 4, s. 375)

   9163.    3- “İmanın afeti şirktir. ” (c. 3, s. 97)

   9164.    4- “Şirk helak sebebidir. ” (c. 2, s. 125)

   9165.    5- “İmanı hakkında şüphe eden kimse şirk koşmuştur. ” (c. 1, s. 303)

 

451- Şöhret

 

   9166.    1- “Güzel şöhret kudretin kalesidir. ” (c. 3, s. 383)

   9167.    2- “Şöhret düşkünlüğü her belanın başı olur. ” (c. 3, s. 395)

 

452- Şükür

 

   9168.    1- “Şükür artıştır. ” (c. 1, s. 18)

   9169.    2- “Şükür farzdır. ” (c. 1, s. 43)

   9170.    3- “Şükür ganimettir. ” (c. 1, s. 59)

   9171.    4- “Şükür nimetleri sürekli kılar. ” (c. 1, s. 103)

   9172.    5- “Şükür nimetlerin kalesidir. ” (c. 1, s. 127)

   9173.    6- “Şükür nimetlerin süsüdür. ” (c. 1, s. 195)

   9174.    7- “Nimet şükürle devam eder. ” (c. 1, s. 273)

   9175.    8- “Şükür niyetin tercümanı ve insanın iç dilidir. ” (c. 1, s. 343)

   9176.    9- “Şükür cömertliğin süsü ve nimetlerin kalesidir. ” (c. 1, s. 356)

   9177.    10- “Şükür nimet ehlinden alınan bir sözdür. ” (c. 1, s. 396)

   9178.    11- “Şükür iki mükafattan biridir. ” (c. 2, s. 27)

   9179.    12- “İyilik sadece şükrün veya karşılığının açtığı bir zincirdir. ” (c. 2, s. 44)

   9180.    13- “Mümin insan nimet ve hata arasındadır. Bu ikisini ise sadece şükür ve istiğfar ıslah eder. ” (c. 2, s. 44)

   9181.    14- “Nimete şükretmek geçmiş olanlarına bir karşılık ve gelecek olanlarını elde etmektir. ” (c. 2, s. 119)

   9182.    15- “Nimet şükre bağlanmıştır. Şükür ise artışa bağlanmıştır. Bu ikisi bir dalda birbirine bağlanmıştır. Şükreden insanın şükrü kesilmedikçe münezzeh olan Allah’ın çoğaltışı da eksilmez. ” (c. 2, s. 134)

   9183.    16- “Şükür değer açısından iyilikten daha üstündür. Zira şükür baki kalır, iyilik ise fani olur. ” (c. 2, s. 157)

   9184.    17- “Kendisinden üstün olduğun insana çok iyi bak. Şüphesiz bu şükrün kapılarındandır. ” (c. 2, s. 202)

   9185.    18- “Sizleri kendisine kılavuzluk ettiği kimseye şükrederek dünya ve din nimetlerinin komşuluğunu güzelleştirin. ” (c. 2, s. 249)

   9186.    19- “Şükretmeyi ganimet bilin. Şüphesiz şükrün en küçük faydası artıştır. ” (c. 2, s. 255)

   9187.    20- “Şükret ki nimet artsın. ” (c. 2, s. 174)

   9188.    21- “Sürekli şükret ki nimetlerin de sürekli olsun. ” (c. 2, s. 177)

   9189.    22- “Nimetlere sevinmek yerine, nimetlere şükretmekle meşgul ol. ” (c. 2, s. 186)

   9190.    23- “Sana nimet verene şükret ve sen de sana teşekkür edene ihsanda bulun. şüphesiz nimet şükredilince yok olmaz ve nimete karşı nankörlük edilince baki kalmaz. ” (c. 2, s. 216)

   9191.    24- “En güzel şöhret dağılan şükürdür. ” (c. 2, s. 401)

   9192.    25- “Nimetlere karşı yapılan en güzel şükür, nimetlerle bağışta bulunmaktır. ” (c. 2, s. 407)

   9193.    26- “Şükretmene en layık olan kimse, nimetinin artışını senden esirgemeyendir. ” (c. 2, s. 412)

   9194.    27- “İnsanlardan nimetler hususunda hali en güzel olan kimse mevcut nimetleri şükür vesilesiyle sürekli kılan ve kaybettiği nimetleri sabırla geri çeviren kimsedir. ” (c. 2, s. 457)

   9195.    28- “Münezzeh olan Allah tarafından sizlere farz olan ilk şey nimetlerine şükretmek ve hoşnutluğunu aramaktır. ” (c. 2, s. 458)

   9196.    29- “Nimetin kendisiyle devam ettiği en etkili şey şükürdür. Sıkıntıları gideren en büyük şey ise sabırdır. ” (c. 2, s. 475)

   9197.    30- “İnsanlardan nimetlerin artışına en layık olan kimse kendisine ihsan edilenlere en çok şükredendir. ” (c. 2, s. 475)

   9198.    31- “Kullarından münezzeh olan Allah’a en sevimli olanı kendisine ihsan edilenler hususunda şükredendir. En nefret ettiği ise nimetlerine karşı küfredendir. ” (c. 2, s. 476)

   9199.    32- “Şüphesiz Allah-u Teala’nın her nimette şükürden bir hakkı vardır. Bu hakkı eda eden kimse nimetleri artırır. Bu hak hususunda kusur eden kimse ise nimetinin yok oluşu tehlikesiyle karşı karşıyadır. ” (c. 2, s. 463)

   9200.    33- “Şüphesiz ismet ehline ve kendilerine selamet/afiyet verilen kimselere günah ve suç ehline karşı merhametli olmaları, afiyetlerine karşılık yaptıkları şükrün hayatlarına galip olması ve kendileri için engelleyici olması yakışır. ” (c. 2, s. 89)

   9201.    34- “Birine bir nimet bağışlayınca şükrünü eda etmiş olursun. ” (c. 2, s. 123)

   9202.    35- “Mükafatlandırmak hususunda elin (bir yere) çatmayınca dilini şükre uzat. (dilinle şükret)” (c. 2, s. 137)

   9203.    36- “Sana bir nimet inince, onu şükür ile karşıla. ” (c. 2, s. 138)

   9204.    37- “Nimetin etrafı size ulaşınca, arkasını şükür azlığı ile kendinizden uzaklaştırmayın. ” (c. 2, s. 163)

   9205.    38- “Sana ihsan edilince şükret. ” (c. 2, s. 114)

   9206.    39- “Nimetler şükürle devam eder. ” (c. 3, s. 198)

   9207.    40- “Şükür vesilesiyle nimet artışı elde edilir. ” (c. 3, s. 201)

   9208.    41- “Şükrün meyvesi nimetlerin artılıdır. ” (c. 3, s. 328)

   9209.    42- “Şükrün güzelliği artışa sebep olur. ” (c. 3, s. 382)

   9210.    43- “Eğer Allah sizlere bir nimet verirse O’na şükredin. ” (c. 3, s. 1)

   9211.    44- “İnsanların en hayırlısı kendisine ihsan edilince şükreden, belaya uğrayınca sabreden ve zulmedilince bağışlayandır. ” (c. 3, s. 433)

   9212.    45- “En hayırlı şükür, artışa kefil olan şükürdür. ” (c. 3, s. 431)

   9213.    46- “En hayırlı amel şükür kazandırandır. ” (c. 3, s. 422)

   9214.    47- “Münezzeh olan Allah’ın üzerinizde olan hakkı varlık halinde iyilik ve şükürde bulunmak, zorlukta ise hoşnut ve sabırlı olmaktır. ” (c. 3, s. 408)



Geri   İleri
Go to TOP