A+
A
A-
İçindekiler Əsas səhifə nur-az.com
Kitabın Adı: Gurer-ul Hikem - 1
Yazar: Ebulfetih Abdulvahid Amidi
Yayın Evi:
Basım Tarihi:
Sayfa Sayısı:
Baskı Sayısı:
Tiraj:
Geri   İleri


   8696.    20- “Bilin ki şüphesiz hatalar günahkarları sırtına bindirip, dizginlerini koparmış ve onları ateşe doğru götüren inatçı binekler gibidir. ” (c. 2, s. 334)

   8697.    21- “Allah-u Teala için yapmamız gereken en az şey, günah işlerken nimetlerinden yardım almamanızdır. ” (c. 2, s. 469)

   8698.    22- “Şüphesiz münezzeh olan Allah küstah ve günahlar hususunda cesur kimseye buğz eder. ” (c. 2, s. 501)

   8699.    23- “Şüphesiz Muhammed’in (s. a. v) düşmanı her ne kadar akrabalığı yakın da olsa Allah’a isyan eden kimsedir. ” (c. 2, s. 505)

   8700.    24- “Şüphesiz Allah’ın günahlar karşısındaki sabrı seni küstahlaştırmış ve nefsini helak etmeye teşvik etmiştir. ” (c. 2, s. 509)

   8701.    25- “İtaatin afeti isyandır. ” (c. 3, s. 98)

   8702.    26- “İtaatler azalınca kötülükler çoğalır. ” (c. 3, s. 127)

   8703.    27- “Zayıflayınca, Allah’ın günahlarından zayıfla. ” (c. 3, s. 141)

   8704.    28- “Mutsuzluk günah ile olur. ” (c. 3, s. 215)

   8705.    29- “Cehennem ateşi sapıklara günahlar ile kapanır. ” (c. 3, s. 230)

   8706.    30- “Günahlar kötü bir gerdanlıktır. ” (c. 3, s. 252)

   8707.    31- “Günah kötü bir ameldir. ” (c. 3, s. 254)

   8708.    32- “Allah’a karşı günah işlemekten sakın ki kurtuluşa eresin. ” (c. 3, s. 276)

   8709.    33- “Günahlardan sakın ve nefsini günahlara karşı hapset. Şüphesiz mutsuz kimse günahlar içinde dizginlerini koparandır. ” (c. 3, s. 286)

   8710.    34- “Günahı terk etmek zordur, ondan daha zoru ise cenneti terk etmektir. ” (c. 3, s. 295)

   8711.    35- “Güçlü olan Allah-u Teala ne de sabırlıdır. Aciz kul ne de alçak gönüllüdür. Onu Allah’a isyan hususunda küstahlaştıran nedir?” (c. 3, s. 301)

   8712.    36- “Günahın hasılı, yok olmaktır. ” (c. 3, s. 407)

   8713.    37- “Günahını kontrol eden ve rabbinden korkan kula Allah rahmet etsin. ” (c. 4, s. 42)

   8714.    38- “Nice günahın ceza miktarı o günahını ilan etmesidir. ” (c. 4, s. 73)

   8715.    39- “Yaptığın nice büyük günahı küçümsüyorsun. ” (c. 4, s. 74)

   8716.    40- “Günaha düşenin yeri ateştir. ” (c. 4, s. 84)

   8717.    41- “Kalbinizi günahların pisliğinden temizleyin ki iyilikleriniz kat kat artsın. ” (c. 4, s. 257)

   8718.    42- “Günaha itaat helak olanların huyudur. ” (c. 4, s. 257)

   8719.    43- “Allah’a isyan eden ve şeytana itaat eden kimse kendisine zulüm etmiştir. ” (c. 4, s. 276)

   8720.    44- “Eziyeti için yemekten sakınan kimse, elim cezası olan günahtan nasıl sakınmaz, şaşıyorum!” (c. 4, s. 337)

   8721.    45- “Günahları terk ederek nefsinize galebe çalınız ki itaate çekilmeleri sizlere kolaylaşsın. ” (c. 4, s. 82)

   8722.    46- “Her kötülükte bir ceza vardır. ” (c. 4, s. 397)

   8723.    47- “Her kötülüğün bir cezası vardır. ” (c. 5, s. 11)

   8724.    48- “Günahın arkadaşı olan kimse kötülüklerin rehinidir. ” (c. 4, s. 503)

   8725.    49- “Her isyankar sonunda pişman olur. ” (c. 4, s. 527)

   8726.    50- “Nasıl olur da ilahi azab ve intikamın ansızın gelip çatışı seni uyandırmaz?! Şüphesiz sen günahlarla ilahi gazap yollarına düşmüşsün. ” (c. 4, s. 567)

   8727.    51- “Allah’a isyan edenin değeri düşer. ” (c. 5, s. 171)

   8728.    52- “Günahlardan dönmeyen cahillik eder. ” (c. 5, s. 245)

   8729.    53- “Günahlar hususunda küstah olanın, münezzeh olan Allah’ın azabından bir cezası vardır. ” (c. 5, s. 32)

   8730.    54- “Eğer münezzeh olan Allah tehdit bile etmeseydi yine de nimetlerinin şükrü olarak kendisine isyan edilmemesi farz olurdu. ” (c. 5, s. 116)

   8731.    55- “Günahları çok düşünmek, sonunda insanı günaha düşürür. ” (c. 5, s. 321)

   8732.    56- “Canı nezdinde yüce olan kimse, günahla onu küçük düşürmez. ” (c. 5, s. 357)

   8733.    57- “Her günahkar cezalandırılmaz. ” (c. 6, s. 52)

   8734.    58- “Sizden alınan her nimet veya hayat genişliği mutlaka işlediğiniz bir günah sebebiyledir. Allah kullarına zulüm edici değildir. ” (c. 6, s. 88)

   8735.    59- “Rabbini tanıdığı halde günahını itiraf eden kimse ne de layıktır!” (c. 6, s. 92)

   8736.    60- “Yazık! Sizler sadece önceden yaptığınız günah ve hatalar sebebiyle kendinizi cahil ve yabancı gösteriyorsunuz. ” (c. 6, s. 201)

   8737.    61- “Eyvahlar olsun günahkara ki onu hangi şey cahil kılmıştır ve hangi şey onu nasibinden alıkoymuştur. ” (c. 6, s. 229)

   8738.    62- “İsyan mahrumiyet ve horluğa düşen kimseye eyvahlar olsun. ” (c. 6, s. 231)

   8739.    63- “Münezzeh olan Allah’a isyana bulaşma ve itaatiyle amel et ki senin için azık olsun. ” (c. 6, s. 299)

   8740.    64- “Sırlarınızı bilen kimse nezdinde, perdelerinizi (günahlar ile) yırtmayın. ” (c. 6, s. 277)

   8741.    65- “Kalanlar günahtan el çekmiyor. ” (c. 6, s. 374)

   8742.    66- “Günahın lezzeti ahiretin rezaletine ve elim azaba denk değildir. ” (c. 6, s. 423)

   8743.    67- “Yaratıcıya isyan hususunda yaratılana itaat yoktur. ” (c. 6, s. 415)

   8744.    68- “Günah lezzeti ateş azabına denk değildir. ” (c. 6, s. 405)

   8745.    69- “Dünyada sadece iki kişiden birine hayır vardır: Günah işlediği halde onu tövbeyle telafi eden ve münezzeh olan Allah’a itaat hususunda nefsiyle cihad eden kimse. ” (c. 6, s. 427)

   8746.    70- “Kötülüklerden çekinmek, iyilikleri elde etmekten daha evladır. ” (c. 1, s. 393)

   8747.    71- “Gizliliklerde günahtan sakının, şüphesiz size şahit olan hükmedecektir. ” (c. 2, s. 250)

   8748.    72- “Eğer münezzeh olmak zorundaysanız, o halde kalplerin günahından münezzeh olunuz. ” (c. 3, s. 21)

   8749.    73- “Eğer temizlenmek zorundaysanız o halde ayıpların ve günahların pisliğinden temizlenin. ” (c. 3, s. 21)

   8750.    74- “Şüphesiz kötülüklerden sakınırsanız yüce derecelere ulaşırsınız. ” (c. 3, s. 55)

   8751.    75- “Sapıklığından sakınmadıkça, günahlarından el çekip kaçınmadıkça cennete giremezsin. ” (c. 3, s. 53)

   8752.    76- “Şüphesiz yücelik günahlardan münezzeh olmaktır. ” (c. 3, s. 77)

   8753.    77- “Günahlardan sakınırsanız Allah sizi sever. ” (c. 3, s. 25)

   8754.    78- “Allah’a isyan hususunda dizginlerini kontrol eden ve dizginleriyle Allah’a itaate doğru koşturan kimseye Allah rahmet etsin. ” (c. 4, s. 45)

   8755.    79- “Ameli günahlardan salim olan kimse ahiretteki arzusuna ulaşır. ” (c. 5, s. 377)

   8756.    80- “Günah işlemenin mümkün olmaması da Allah’ın korumasındandır. ” (c. 6, s. 23)

   8757.    81- “Günahtan sakınan kimse iyilik işleyen kimse gibidir. ” (c. 6, s. 130)

 

424- Su-i Zan-Kötümserlik

 

   8758.    1- “Kötü zanda bulunmaktan sakın. Şüphesiz kötü zan ibadeti bozar ve günahı büyütür. ” (c. 2, s. 308)

   8759.    2- “Korkaklık, hırs ve cimrilik kötü içgüdülerdendir. Hepsini münezzeh olan Allah’a karşı kötü zanda bulunmak bir araya toplamıştır. ” (c. 2, s. 60)

   8760.    3- “Dinin afeti kötü zanda bulunmaktır. ” (c. 3, s. 101)

   8761.    4- “Şek ortaya çıkınca, zanlar kötü olur. ” (c. 3, s. 136)

   8762.    5- “Fesat; zamana ve ehline üstün gelince, ardından birisi diğerine güzel zanda bulunursa kendisini şüphesiz helak etmiş olur. ” (c. 3, s. 183)

   8763.    6- “İyi insana kötü zanda bulunmak en kötü günah ve en çirkin zulümdür. ” (c. 4, s. 132)

   8764.    7- “Hıyanet etmeyen kimseye kötü zanda bulunmak aşağılıktandır. ” (c. 4, s. 132)

   8765.    8- “Kötü zan işleri bozar ve insanı kötülüklere sevk eder. ” (c. 4, s. 132)

   8766.    9- “Kötü zan sahibini yok eder ve sakınanını kurtarır. ” (c. 4, s. 145)

   8767.    10- “İnsanların en kötüsü, kötü zannı sebebiyle hiç kimseye güvenmeyen ve kötü işleri sebebiyle de hiç kimsenin kendisine güvenmediği kimsedir. ” (c. 4, s. 178)

   8768.    11- “Zannı kötü olan kimse, işlerinde duraklar. ” (c. 5, s. 136)

   8769.    12- “Zannı kötü olan kimsenin vehmi/hayali de kötü olur. ” (c. 5, s. 197)

   8770.    13- “Zannı kötü olan kimsenin batını da kötü olur. ” (c. 5, s. 162)

   8771.    14- “Kardeşi hakkında kötü zannı yalanlayan kimse doğru bir sözleşme yapmış olur ve rahat bir kalbe kavuşur. ” (c. 5, s. 353)

   8772.    15- “Kötü zanları olan kimse kendisine hıyanet etmeyen kimsenin hain olduğuna inanır. ” (c. 5, s. 378)

   8773.    16- “Hıyanet etmeyen kimseye kötü zanda bulunan, böyle olmayan (hain olan) kimseye güzel zanda bulunur. ” (c. 5, s. 378)

   8774.    17- “Kötü zanna mağlup düşen kimse, kendisiyle dostu arasında bir barış/uzlaşma zemini bırakmaz. ” (c. 5, s. 406)

   8775.    18- “Allah’a and olsun münezzeh olan Allah iman ettikten sonra kötü zannı ve kötü ahlakı olmadıkça mümin kuluna azap etmez. ” (c. 6, s. 244)

   8776.    19- “Birinin söylediği bir söz hakkında hayır ihtimalini gördükçe kötü zanda bulunma. ” (c. 6, s. 286)

   8777.    20- “(Allah’a) kötü zannı olanın dini yoktur. ” (c. 6, s. 358)

   8778.    21- “Kötü zanla birlikte iman olmaz. ” (c. 6, s. 362)

 

425- Sultan-Padişah

 

   8779.    1- “(İlahi) Padişahlar dinin savunucularıdır. ” (c. 1, s. 183)

   8780.    2- “Padişahların sevgisi olmaz. ” (c. 1, s. 250)

   8781.    3- “İntikal eden ve yok olan saltanat küçük ve azdır. ” (c. 1, s. 300)

   8782.    4- “Zalim sultan günahsız insanı korkutur. ” (c. 1, s. 312)

   8783.    5- “Kötü yönetici aşağılık insanları iş başına geçirir. ” (c. 1, s. 312)

   8784.    6- “Padişaha karşı cesur olmak, en hızlı helak oluştur. ” (c. 1, s. 351)

   8785.    7- “Zalim sultan ve kötü alim zarar vermede insanların en şiddetlisidir. ” (c. 2, s. 74)

   8786.    8- “Padişahların yanında makam edinmek mihnetin anahtarı ve fitne tohumudur. ” (c. 2, s. 159)

   8787.    9- “Padişahın yanındaki makamını koru ve seni o dereceye ulaştıran şeyleri korumada gevşeklik göstermekten sakın. ” (c. 2, s. 208)

   8788.    10- “En akıllı padişah, kendisini, halkın kendi üzerindeki hüccet ve delillerini ortadan kaldıracak şekilde yöneten ve halkı da kendilerine hüccetini sabit kılacak şekilde idare eden kimsedir. ” (c. 2, s. 475)

   8789.    11- “Şüphesiz (gerçek) sultan Allah’ın yeryüzündeki emini, şehirlerde adaleti uygulayan ve Allah’ın yeryüzündeki bekçiliğini yapandır. ” (c. 2, s. 604)

   8790.    12- “En yüce melik, kendi nefsine malik olan ve adaleti yayandır. ” (c. 2, s. 439)

   8791.    13- “Hal açısından en güzel melik, halkın kendi hayatında güzel yaşadığı ve halkını adaletiyle kuşattığı kimsedir. ” (c. 2, s. 451)

   8792.    14- “En üstün melik, fiili ve niyeti güzel olan, ordusu ve halkı arasında adalete riayet edendir. ” (c. 2, s. 445)

   8793.    15- “Meliklerin afeti, kötü idare tarzıdır. ” (c. 3, s. 102)

   8794.    16- “Soysuz insanlar melik olunca, üstün insanları helak eder. ” (c. 3, s. 129)

   8795.    17- “Sultan öfkelenince şeytan ona musallat olur. ” (c. 3, s. 121)

   8796.    18- “Sultanın niyeti değişince, zaman değişir. ” (c. 3, s. 120)

   8797.    19- “Saltanatın afeti, halkı iyi korumamaktır. ” (c. 3, s. 107)

   8798.    20- “Bayındırlığın afeti, sultanın zulmüdür. ” (c. 3, s. 109)

   8799.    21- “Sultan saltanatını üzere adalet üzere bine edince ve akıl sütunları üzerinde yükseltince Allah da dostlarına yardım eder ve düşmanlarını yardımsız bırakır. ” (c. 3, s. 168)

   8800.    22- “Sultan sana yakınlaştıkça, sen de ona saygı göster. ” (c. 3, s. 172)

   8801.    23- “Melikin tacı, adaletidir. ” (c. 3, s. 278)

   8802.    24- “Sultanın gevşekliği halk için zulmünden daha şiddetlidir. ” (c. 3, s. 442)

   8803.    25- “En hayırlı melik ordusundan önce kendisini yönetendir. ” (c. 3, s. 431)

   8804.    26- “Melikin üzerindeki bir hak da ordusundan önce kendisini idare etmesidir. ” (c. 3, s. 415)

   8805.    27- “Sultanın zekatı çaresizlere yardımdır. ” (c. 4, s. 106)

   8806.    28- “Akıl sultanının iyilikleri yayılır. ” (c. 4, s. 133)

   8807.    29- “Cahil sultan ayıplarını açığa vurur. ” (c. 4, s. 133)

   8808.    30- “Sultanın arkadaşı aslana binmiş kimse gibidir. Başkaları makamına imrenir, ama o kendi durumunu daha iyi bilir. ” (c. 4, s. 202)

   8809.    31- “Saltanat talebi, şerhanın hilelerindendir. ” (c. 4, s. 258)

   8810.    32- “Padişahların gazabı ölümün habercileridir. ” (c. 4, s. 390)

   8811.    33- “Sultanın fazileti, şehirleri imar etmesidir. ” (c. 4, s. 422)

   8812.    34- “Halkın kalpleri idarecilerinin hazineleridir. Ona adalet veya zulümden her ne koyarlarsa onu bulurlar. ” (c. 4, s. 521)

   8813.    35- “Padişahların ve hainlerin dostluğunun devam etmesi çok azdır. ” (c. 4, s. 496)

   8814.    36- “Düşmanlığı uzun sürenin saltanatı yok olur. ” (c. 5, s. 211)

   8815.    37- “Padişahlığı güzel olan, helak olmaktan güvende olur. ” (c. 5, s. 212)

   8816.    38- “Malik olan, başına buyruk olur. ” (c. 5, s. 141)

   8817.    39- “Halkına kötü davranan kimse kendini çekemeyenleri sevindirir. ” (c. 5, s. 274)

   8818.    40- “Münezzeh olan Allah nezdinde en büyük sevab adil olan sultan ve ihsan sahibi kimsenin sevabıdır. ” (c. 5, s. 90)

   8819.    41- “Sultana karşı cesur davranan kimse kendini horluğa maruz bırakır. ” (c. 5, s. 316)

   8820.    42- “Saltanatından korkan kimse düşmanlığı azaltmalıdır. ” (c. 5, s. 343)

   8821.    43- “Saltanatında zulmeden zamanının düşmanlarından sayılır. ” (c. 5, s. 373)

   8822.    44- “Saltanatında zulmeden ve düşmanlığını çoğaltan kimsenin Allah temelini yıkar ve saltanatının erkanını viran eder. ” (c. 5, s. 396)

   8823.    45- “Saltanatı döneminde adaleti uygulayan veya ihsanda bulunan kimsenin Allah işini yüceltir ve dostlarını galip kılar. ” (c. 5, s. 396)

   8824.    46- “Padişahlarla çekişmek nimetleri yok eder. ” (c. 6, s. 133)

   8825.    47- “Ordusundan önce nefsini idare etmek padişahın (üzerindeki) hakkındandır. ” (c. 6, s. 25)

   8826.    48- “Kendisine seçtiğini halkına da seçmesi yöneticinin (üzerindeki) haktandır. ” (c. 6, s. 25)

   8827.    49- “Padişahlara karşımaya rağbet etmeyin. Şüphesiz onlar konuşmak hususunda selama cevap vermeyi bile büyük sayar ve cezalandırma hususunda boyunları vurmayı küçük görürler. ” (c. 6, s. 300)

   8828.    50- “Padişahların yanına çok gitmeyin. Şüphesiz onlarla arkadaşlık edersen senden incinirler ve eğer onlara nasihat edersen sana hile yaparlar. ” (c. 6, s. 299)

   8829.    51- “Padişahınızın işlerine engel olmayın. Aksi takdirde kınanmış bir akıbete uğrarsınız. ” (c. 6, s. 278)

   8830.    52- “İşleri hususunda ıstıraba düştüklerinde sultana karışmayın. Şüphesiz sakin olduğu halde denize (gemiye) binen kimse bile güvende değildir. Fırtınalarının estiği ve dalgalarının yükseldiği zaman nasıl güvende olursun?” (c. 6, s. 334)

   8831.    53- “Padişahlarla dost olmaya tamahlanmayın. Şüphesiz onlar, kendilerine en yakın olduğun zamanda bile seni ürkütürler ve onlara en yakın olduğun bir zamanda bile seninle ilişkilerini keserler. ” (c. 6, s. 334)

   8832.    54- “Sultanın zulmettiği yerde bayındırlık olmaz. ” (c. 6, s. 404)

 

426- Sükun-Susmak

 

   8833.    1- “Susmak, vakar ve boş konuşmak ise utançtır. ” (c. 1, s. 31)

   8834.    2- “Susmak kurtuluştur. ” (c. 1, s. 42)

   8835.    3- “Susmak hilmin nişanesidir. ” (c. 1, s. 123)

   8836.    4- “Susmak düşüncenin bahçesidir. ” (c. 1, s. 146)

   8837.    5- “Susmak, vakar ve selamettir. ” (c. 1, s. 179)

   8838.    6- “Susmak zekiliğin nişanesi ve aklın meyvesidir. ” (c. 1, s. 354)

   8839.    7- “Susmak ilmin süsü ve hilmin başıdır. ” (c. 1, s. 372)

   8840.    8- “Susmak sana vakar kazandırır ve özür dileme masrafından seni kurtarır. ” (c. 2, s. 58)

   8841.    9- “Sus ki salim kalasın. ” (c. 2, s. 169)

   8842.    10- “Sus ki düşüncen aydınlansın. ” (c. 2, s. 166)

   8843.    11- “Zamanında sus ki işin yücelsin. ” (c. 2, s. 177)

   8844.    12- “Sus ki, suskunluğun en küçük faydası selamettir. ” (c. 2, s. 184)

   8845.    13- “Sus ki seni kurtuluş ve selamete çıkarsın. Hoşnut ol ki seni zengin ve yüce kılsın. ” (c. 2, s. 227)

   8846.    14- “En güzel suskunluk, (insanların düştüğü) sürçmelerden olanıdır. ” (c. 2, s. 421)

   8847.    15- “Belagatla konuşmaktan daha övüleni, sözün yeri olmadığı zaman susmaktır. ” (c. 2, s. 447)

   8848.    16- “İnsanların en akıllısı, cahilleri cezalandırmada susmaktan öteye geçmeyendir. ” (c. 2, s. 465)

   8849.    17- “Söz belagat ise susmakta sürçmelerden selamette kalış vardır. ” (c. 3, s. 5)

   8850.    18- “Şüphesiz suskunluk adına en müstahak olan kimse cevap vermeye kudreti olan kimsedir. Aksi takdirde ona acizlik adını takmak daha evladır. ” (c. 3, s. 91)

   8851.    19- “Suskunlukla vakar çoğalır. ” (c. 3, s. 198)

   8852.    20- “Selamet sebebi suskunluktur. ” (c. 4, s. 124)

   8853.    21- “Ardında selamet olan susmak, ardında kınama olan konuşmaktan daha hayırlıdır. ” (c. 4, s. 212)

   8854.    22- “Sana yücelik elbisesini giydiren suskunluk, sana pişmanlık kazandıran sözden daha hayırlıdır. ” (c. 4, s. 213)

   8855.    23- “Sana vakar kazandıran suskunluk, sana utanç elbisesini giydiren sözden daha hayırlıdır. ” (c. 4, s. 213)

   8856.    24- “Akıbeti övülen suskunluk, sonu kınanan sözden daha hayırlıdır. ” (c. 4, s. 213)

   8857.    25- “Konuşturuluncaya kadar susman, susturuluncaya kadar konuşmandan daha hayırlıdır. ” (c. 4, s. 213)

   8858.    26- “Cahilin suskunluğu, onun örtüsüdür. ” (c. 4, s. 215)

   8859.    27- “Allah’ın zikri dışında susan kimseye ne mutlu!” (c. 4, s. 238)

   8860.    28- “Suskun ol, şüphesiz suskunluk sana selamet getirir ve seni pişmanlıktan korur. ” (c. 4, s. 293)

   8861.    29- “Kötülüklerin örtüsü suskunluktur. ” (c. 4, s. 390)

   8862.    30- “Takva sahibi ve suskun kimse şüphesiz kurtuluşa ermiştir. ” (c. 4, s. 475)

   8863.    31- “Konuşmaktan aciz olmaksızın suskun ol. Şüphesiz suskunluk, alimin süsü ve cahilin örtüsüdür. ” (c. 4, s. 611)

   8864.    32- “Çok susmak sana vakar kazandırır. ” (c. 4, s. 588)

   8865.    33- “Aklı olan susar. ” (c. 5, s. 154)

   8866.    34- “suskun olan (insanların gösterdiği) düşmanlıktan güvende olur. ” (c. 5, s. 288)

   8867.    35- “Suskun olan kınanmaktan güvende olur. ” (c. 5, s. 231)

   8868.    36- “Susan kimse salim kalır. ” (c. 5, s. 466)

   8869.    37- “Suskunluk hilmin güzel bir arkadaşıdır. ” (c. 6, s. 159)

   8870.    38- “Suskunluk gibi güzel bir ibadet yoktur. ” (c. 6, s. 351)

   8871.    39- “Vakar suskunluk gibi değildir. ” (c. 6, s. 355)

   8872.    40- “Suskunluk gibi bir hilim yoktur. ” (c. 6, s. 349)

   8873.    41- “Suskunluktan daha koruyucu bir koruma yoktur. ” (c. 6, s. 378)



Geri   İleri
Go to TOP