A+
A
A-
İçindekiler Əsas səhifə nur-az.com
Kitabın Adı: Gurer-ul Hikem - 1
Yazar: Ebulfetih Abdulvahid Amidi
Yayın Evi:
Basım Tarihi:
Sayfa Sayısı:
Baskı Sayısı:
Tiraj:
Geri   İleri


 

375- Riyaset-Başkanlık

 

   7986.    1- “Riyaset helak ve yokluktur. ” (c. 1, s. 59)

   7987.    2- “Siyaset vesilesi, göğüs genişliğidir. ” (c. 1, s. 329)

   7988.    3- “Alimlerin afeti riyaset sevgisidir. ” (c. 3, s. 103)

   7989.    4- “İyiliğini bağışlayan kimse riyasete hak kazanır. ” (c. 5, s. 209)

   7990.    5- “Riyasete yükselen kimse, siyasetin dertlerine sabretmelidir. ” (c. 5, s. 315)

   7991.    6- “Siyasette ihmal eden riyasetten küçük düşer. ” (c. 5, s. 316)

 

376- Riyazet Çekmek

 

   7992.    1- “Şeriat nefsin riyazetidir. ” (c. 1, s. 145)

   7993.    2- “Riyazetin meyvesi hikmet öğrenmek ve kötü adetlere galebe çalmaktır. ” (c. 5, s. 126)

   7994.    3- “Nefsini riyazete çekmeyi sürdüren kimse faydalanır. ” (c. 5, s. 270)

 

377- Ru’yet-Görmek

 

   7995.    1- “Görmek gözlerle değildir. bazen gözler sahibine yalan söyler. ” (c. 5, s. 82)

 

378- Rüşt-Hakka Ulaşma

 

   7996.    1- “En üstün akıl hakka ulaşmaktır. ” (c. 2, s. 374)

   7997.    2- “En üstün yol hakka ulaşmaktır. . ” (c. 2, s. 383)

   7998.    3- “Allah kulunu severse ona doğru yolunu ilham eder ve onun itaati hususunda başarılı kılar. ” (c. 3, s. 195)

   7999.    4- “Doğru yolu arayan bilir. ” (c. 5, s. 141)

   8000.    5- “Sana kendin hakkında doğruyu söyleyen şüphesiz seni doğru yola irşad etmiştir. ” (c. 5, s. 158)

   8001.    6- “Sapık kimseden doğru yolu taleb eden kimse sapar. ” (c. 5, s. 186)

   8002.    7- “Kendi rüştüne/gelişimine muhalefet eden nefsani heva ve heveslerine uyar. ” (c. 5, s. 228)

   8003.    8- “Doğru yolu terk edeni tanımadıkça, doğru yolu tanıyamazsınız. ” (c. 5, s. 69)

   8004.    9- “Doğruluğunu bilmediğin bir işi yapmaya karar verme. ” (c. 6, s. 265)

   8005.    10- “Rüşd/doğruluk olunca sapma olmaz. ” (c. 6, s. 362)

 

379- Rüya

 

   8006.    1- “(Çok yediğinde) Ağırlık basınca uyuyan kimseyi rüyaları yalanlar. ” (c. 1, s. 361)

   8007.    2- “Salih rüya iki müjdeden biridir. ” (c. 2, s. 12)

   8008.    3- “Bazen rüyalar doğru çıkar. ” (c. 4, s. 470)

 

-S-

380- Saadet

 

   8009.    1- “Saadet insanı kurtuluşa erdirendir. ” (c. 1, s. 291)

   8010.    2- “Saadetli kimse itaatinde ihlaslı olan kimsedir. ” (c. 1, s. 341)

   8011.    3- “Saadetli kimse kendisinde olmayan şeyi hor görür. ” (c. 2, s. 4)

   8012.    4- “Saadetli kimse cezadan korkan, bu sebeple güvene eren ve sevap ümit edip güzel amel eden kimsedir. ” (c. 2, s. 59)

   8013.    5- “İnsanların en mutlusu akıllı mümindir. ” (c. 2, s. 397)

   8014.    6- “İnsanın saadeti, kanaat ve hoşnutluğudur. ” (c. 4, s. 130)

   8015.    7- “İnsanın saadeti, dinini koruması ve ahireti için amel etmesindedir. ” (c. 4 s. 144)

   8016.    8- “(Ameller) Münezzeh olan Allah’a sunulunca mutluluk ve mutsuzluk belli olur. ” (c. 4, s. 325)

   8017.    9- “Din ve dünya işlerinde kendisine güvenilmesi insana saadet için yeter. ” (c. 4, s. 581)

   8018.    10- “Uğursuzluğun/mutsuzluğun acısı tadılmadıkça saadetin tatlığı bilinmez. ” (c. 5, s. 66)

   8019.    11- “İnsanın salih amel hususunda başarı elde etmesi saadettendir. ” (c. 6, s. 19)

   8020.    12- “İnsanın kendisine teşekkür eden kimselere iyilik etmesi ve nankör olmayan kimseye iyilikte bulunması saadetindendir. ” (c. 6, s. 46)

   8021.    13- “Mutluluklar mutsuzluklara ne kadar da yakındır. ” (c. 6, s. 86)

 

381- Sabahlamak

 

   8022.    1- “Sabahlamak iştiyak duyanların bahçesidir. ” (c. 1, s. 175)

   8023.    2- “Sabahlamak iki hayattan biridir. ” (c. 2, s. 27)

   8024.    3- “Nice sabahlayan kimse, uyuyan kimse için ulaşır. ” (c. 4, s. 55)

   8025.    4- “Allah’ın zikri ile sabahlamak evliyanın ganimeti ve takva sahiplerinin huyudur. ” (c. 4, s. 141)

   8026.    5- “Gece sabahlamak takva sahiplerinin şiarı ve iştiyak duyanların ahlakıdır. ” (c. 4, s. 140)

   8027.    6- “Gözlerin Allah’ın zikriyle sabahlaması ariflerin ihlası ve yakınlaştırılmışların tatlısıdır. ” (c. 4, s. 141)

   8028.    7- “Allah’a itaat yolunda gece sabahlamak evliyanın baharı ve mutluların bahçesidir. ” (c. 4, s. 141)

   8029.    8- “Gözlerin Allah’ın zikriyle sabahlaması mutluların fırsatı ve evliyanın eğlencesidir. ” (c. 4, s. 151)

   8030.    9- “Gece sabahlamak ibadet için güzel bir yardımcıdır. ” (c. 6, s. 163)

 

382- Sabır

 

   8031.    1- “Sabır ölçüdür. ” (c. 1, s. 24)

   8032.    2- “Sabır yücelik ve açlık ise eksikliktir. ” (c. 1, s. 34)

   8033.    3- “Sabır savunma aracıdır. ” (c. 1, s. 49)

   8034.    4- “Sabır, zaferdir ve sabırsızlık ise tehlikelidir. ” (c. 1, s. 57)

   8035.    5- “Sabır tatsız olaylarla savaşır. ” (c. 1, s. 65)

   8036.    6- “Sabır imanın başıdır. ” (c. 1, s. 67)

   8037.    7- “Sabır fakirliğin kalkanıdır. ” (c. 1, s. 95)

   8038.    8- “Sabır yakinin meyvesidir. ” (c. 1, s. 113)

   8039.    9- “Sabır faciayı kolaylaştırır. ” (c. 1, s. 143)

   8040.    10- “Sabır belayı azaltır. ” (c. 1, s. 173)

   8041.    11- “Sabır imanın meyvesidir. ” (c. 1, s. 178)

   8042.    12- “Sabır bela (ile savaşmak) için hazırlanmış güçtür. ” (c. 1, s. 195)

   8043.    13- “Sabır zaferin kefilidir. ” (c. 1, s. 195)

   8044.    14- “Sabır yardımın başıdır. ” (c. 1, s. 195)

   8045.    15- “Sabır belayı defeder. ” (c. 1, s. 195)

   8046.    16- “Sabır düşmanları yere serer. ” (c. 1, s. 196)

   8047.    17- “Sabır zararı en iyi def edendir. ” (c. 1, s. 196)

   8048.    18- “Sabır fakirliğin gücüdür. ” (c. 1, s. 196)

   8049.    19- “Sabır her işin yardımcısıdır. ” (c. 1, s. 196)

   8050.    20- “Sabır en üstün teçhizattır. ” (c. 1, s. 197)

   8051.    21- “Sabır en güçlü elbisedir. ” (c. 1, s. 206)

   8052.    22- “Sabır yıkılmayan bir binektir. ” (c. 1, s. 235)

   8053.    23- “Sabır zaman karşısında en iyi yardımcıdır. ” (c. 1, s. 327)

   8054.    24- “Sabır müminin en hayırlı ordusudur. ” (c. 1, s. 328)

   8055.    25- “İbadetin evveli sabırla kurtuluşu beklemektir. ” (c. 1, s. 329)

   8056.    26- “Musibetler karşısında sabr etmek insanı fırsatlar elde etmeye sevk eder. ” (c. 1, s. 352)

   8057.    27- “İman belalarda sabır ve genişlikte şükürdür. ” (c. 1, s. 356)

   8058.    28- “Sabır musibet miktarınca iner. ” (c. 1, s. 377)

   8059.    29- “Musibetlere sabr etmek en üstün bağıştır. ” (c. 1, s. 380)

   8060.    30- “Musibete karşı sabretmek azarlayan kimsenin keskinliğini köreltir. ” (c. 1, s. 382)

   8061.    31- “Sabır sağlamlığın gereklerinin başıdır. ” (c. 2, s. 6)

   8062.    32- “Musibetlere karşı sabr etmek sevabı büyütür. ” (c. 2, s. 9)

   8063.    33- “Sabır iki zaferden biridir. ” (c. 2, s. 19)

   8064.    34- “Musibetlere karşı sabr etmek insanı yüce mertebelere ulaştırır. ” (c. 2, s. 33)

   8065.    35- “Allah’a itaat hususunda sabır itaatsizliği karşısında sabırdan daha kolaydır. ” (c. 2, s. 35)

   8066.    36- “Belalara karşı sabretmek genişlikte afiyet içinde olmaktan daha üstündür. ” (c. 2, s. 57)

   8067.    37- “Sabır en üstün huydur. İlim en şerefli süs ve bağıştır. ” (c. 2, s. 68)

   8068.    38- “İman, ihlas, yakin, sakınma, kaderin getirdiklerine karşı sabır ve hoşnutluk içinde olmaktır. ” (c. 2, s. 65)

   8069.    39- “Sabır insanın kendisine ulaşan musibete karşı tahammül etmesi ve kendisini kızdıran şeye karşı öfkesini dindirmesidir. ” (c. 2, s. 69)

   8070.    40- “Sabır iki çeşittir: Hoşlanmadığın şeye karşı sabr etmek ve sevdiğin şeye karşı sabr etmek” (c. 2, s. 72)

   8071.    41- “Sabır imanın en güzel elbisesi ve insanın en şerefli hasletidir. ” (c. 2, s. 73)

   8072.    42- “Şehvetler karşısında sabr etmek iffet, gazab hususunda sabr etmek yiğitlik ve musibetler karşısında sabr etmek ise sakınmadır. ” (c. 2, s. 82)

   8073.    43- “Sabır iki çeşittir: Bela karşısında sabr etmek iyi ve güzeldir. Ondan da güzeli haramlar karşısında sabr etmektir. ” (c. 2, s. 108)

   8074.    44- “Dert ve sıkıntılara karşı sabretmek insanın fırsatlar elde etmesine sebep olur. ” (c. 2, s. 136)

   8075.    45- “Sabr et ki zafere erişesin. ” (c. 2, s. 170)

   8076.    46- “Sabr et ki hedefine nail olasın. ” (c. 2, s. 172)

   8077.    47- “Zamanın gözüne döktüğü çerçöpe karşı sabr et. Aksi takdirde ebeden hoşnut olamazsın. ” (c. 2, s. 186)

   8078.    48- “Belalar karşısında sabırsızlık yerine sabırla meşgul ol. ” (c. 2, s. 186)

   8079.    49- “Mecburen sevabına ihtiyaç duyduğun amel hususunda sabr et ve cezası karşısında sabr edemeyeceğin amel hususunda tahammül et. ” (c. 2, s. 194)

   8080.    50- “Sana inen üzüntüleri büyük bir sabır ve güzel bir yakin ile kendinden uzaklaştır. ” (c. 2, s. 195)

   8081.    51- “Sabırlı ol. Şüphesiz ki sabır tatlı bir akıbet ve uğurlu bir sondur. ” (c. 2, s. 202)

   8082.    52- “Yerinizde oturun ve belalara karşı sabredin. Heva ve hevese kapılarak dil ve ellerinizi hareket ettirmeyin. ” (c. 2, s. 243)

   8083.    53- “Sabırlı olun, şüphesiz sabır imanın sonu ve işlerin ölçüsüdür. ” (c. 2, s. 257)

   8084.    54- “En üstün sabır sabretmeye çalışmaktır. ” (c. 2, s. 379)

   8085.    55- “Musibetler için en güçlü teçhizat sabırdır. ” (c. 2, s. 381)

   8086.    56- “En üstün sabır musibetlerin acılığı karşısında sabretmektir. ” (c. 2, s. 394)

   8087.    57- “En üstün sabır sevdiği karşısında sabretmektir. ” (c. 2, s. 405)

   8088.    58- “En üstün teçhizat şiddetlere karşı sabretmektir. ” (c. 2, s. 421)

   8089.    59- “Şüphesiz akıbet açısından işlerin en övülmüşü sabretmektir. ” (c. 2, s. 488)

   8090.    60- “Sabır güzeldir, ancak senin için değil. Sabırsızlık kötüdür, fakat senin için olan müstesna. Senin musibetine uğramanın üzüntüsü oldukça büyüktür. ” (c. 2, s. 506)

   8091.    61- “Şüphesiz mihnetlerin hedefleri vardır ve hedeflerinin de bir sonu vardır. Sonlarına ulaşıncaya kadar sabrediniz. Bu yüzden zaman geçmeden hareket etmek mihneti arttırır. ” (c. 2, s. 571)

   8092.    62- “Eğer Allah sizleri bir musibete düçar kıldıysa o halde sabredin. ” (c. 3, s. 1)

   8093.    63- “Sabrederseniz her musibet için Allah’ın bir halefi vardır. (o musibeti telafi eder. )” (c. 3, s. 3)

   8094.    64- “Eğer sabredersen kalemin sana yazdıkları cari olur ve sen mükafatını görürsün. Ama eğer sabırsızlık gösterirsen yine kalemin sana yazdıkları cari olur ve sen günahkar sayılırsın. ” (c. 3, s. 3)

   8095.    65- “Eğer sabredersen sabırla iyilerin derecesini elde edersin. Eğer sabırsızlık edersen, sabırsızlığın seni ateşin azabına sokar. ” (c. 3, s. 4)

   8096.    66- “Hürlerin sabrettiği gibi sabredersen (ne ala!) Aksi takdirde cahiller gibi kendini unutkanlığa vurmuş olursun. ” (c. 3, s. 4)

   8097.    67- “Yüce insanlar gibi sabredersen (pek ala!) aksi takdirde hayvanlar gibi kendini gaflete vur. ” (c. 3, s. 11)

   8098.    68- “Şüphesiz sen sevdiğin şeyler karşısında sabr etmedikçe Rabbinden sevdiğin şeylere ulaşamazsın. ” (c. 3, s. 53)

   8099.    69- “Belaya düştüğünde sabret. ” (c. 3, s. 114)

   8100.    70- “Mihnetler karşısında sabredince keskinliğini köreltmiş olursun. ” (c. 3, s. 124)

   8101.    71- “Sana mihnetler gelince karşısında otur. (sabret) Şüphesiz karşısında kıyam etmen (sabırsızlık göstermen) mihneti arttırır. ” (c. 3, s. 178)

   8102.    72- “Sana bela gelince, sabır ve sırtı peklik ile korun. ” (c. 3, s. 188)

   8103.    73- “Sabırla mihnet hafifler. ” (c. 3, s. 203)

   8104.    74- “Sabırla işlerin yüceliğine ulaşılır. ” (c. 3, s. 222)

   8105.    75- “Sabredince kendini başarı ve zaferle müjdele. ” (c. 3, s. 267)

   8106.    76- “Sabır ve yakin elbisesini giyin. Şüphesiz bunlar genişlik ve zorluk anında güzel bir teçhizattır. ” (c. 3, s. 289)

   8107.    77- “Hüzünleri yudumla şüphesiz ki ben akıbet ve sonuç açısından hüzünden daha tatlı ve lezzetli bir yudum görmedim. ” (c. 3, s. 298)

   8108.    78- “Hilmin acısını yudumla. Şüphesiz ki bu hikmetin başı ve ilmin meyvesidir. ” (c. 3, s. 305)

   8109.    79- “Sabrın sevabı musibetin acısını yok eder. ” (c. 3, s. 347)

   8110.    80- “Musibetin sevabı, musibete sabır miktarıncadır. ” (c. 3, s. 348)

   8111.    81- “Sabrın sevabı en yüce sevaptır. ” (c. 3, s. 348)

   8112.    82- “Farzları eda etme hususunda sabrederek Allah’a itaatte ve nafileler ile görevlerini yerine getirme hususunda çaba göstermede nefsini tecrübe et/dene. ” (c. 3, s. 358)

   8113.    83- “Sabrın güzelliği zaferin doğuşudur. ” (c. 3, s. 393)

   8114.    84- “Sabrın güzelliği her işin doğuşudur. ” (c. 3, s. 393)

   8115.    85- “Sabrın güzelliği her işin yardımcısıdır. ” (c. 3, s. 393)

   8116.    86- “Zaferin tatlılığı, sabrın acılığını yok eder. ” (c. 3, s. 398)

   8117.    87- “Sabrın devamı, zafer ve yardımın başıdır. ” (c. 4, s. 21)

   8118.    88- “Sabrı hayatının bineği, takvayı vefatının azığı edinen kimseye Allah rahmet etsin. ” (c. 4, s. 42)

   8119.    89- “İmanın başı sabırdır. ” (c. 4, s. 50)

   8120.    90- Dinin süsü sabır ve hoşnutluktur. ” (c. 4, s. 109)

   8121.    91- “Musibete sabretmen belayı hafifletir ve sevabı çoğaltır. ” (c. 4, s. 202)

   8122.    92- “Hüzünleri yudumlamadaki sabrın, seni fırsatlara üstün kılar. ” (c. 4, s. 221)

   8123.    93- “Sabırsızlığa karşı sabırla muhalefet edin. ” (c. 4, s. 231)

   8124.    94- “Sabrı kurtuluşunun bineği ve takvayı vefatının azığı edinen kimseye ne mutlu!” (c. 4, s. 244)

   8125.    95- “Uzun süre sabretmek iyilerin ahlakındandır. ” (c. 4, s. 253)

   8126.    96- “Darlık ve bela halinde sabret. ” (c. 4, s. 286)

   8127.    97- “Sabır ve tahammül göster. Şüphesiz sabır ve tahammül gösteren kimseye sıkıntılar kolay gelir. ” (c. 4, s. 292)

   8128.    98- “Sabırlı ol, şüphesiz sabır sağlam bir kale ve yakin sahiplerinin ibadetidir. ” (c. 4, s. 295)

   8129.    99- “Sabırlı ol, şüphesiz akıllı insanlar sabra tutunur ve cahil insanlar da ona döner. ” (c. 4, s. 296)

   8130.    100- “Sabırdan ayrılma, şüphesiz uzak görüşlü kimse sabra sarılır ve sabırsız insan sonunda ona döner. ” (c. 4, s. 297)

   8131.    101- “Büyük insanların sabrı, ilk zorluğun ulaştığı andır. (Sonradan alışır ve sabredilecek bir durum olarak görmezler). ” (c. 4, s. 320)

   8132.    102- “Zafer sabırdadır. ” (c. 4, s. 397)

   8133.    103- “Bazen sabır az bulunur. ” (c. 4, s. 468)

   8134.    104- “Sabredip de (işine) malik olmayan kimse azdır. ” (c. 4, s. 504)

   8135.    105- “Sabredip de güçlü olmayan kimse azdır. ” (c. 4, s. 504)

   8136.    106- “Sabredip de zafere erişmeyen kimse azdır. ” (c. 4, s. 504)

   8137.    107- “Nice kapalı şeyler sabırla açılır. ” (c. 4, s. 550)

   8138.    108- “Nice mümin kimseyi sabrı ve hüsn-ü zannı zafere eriştirmiştir. ” (c. 4, s. 554)

   8139.    109- “İşin acılığı esnasında tatlı sabret. ” (c. 4, s. 601)

   8140.    110- “Yardımın kefili sabırdır. ” (c. 4, s. 632)

   8141.    111- “Her musibet gören insanın bir sabrı vardır. ” (c. 5, s. 15)

   8142.    112- “Sabır yudumlanmadıkça sebep hasıl olmaz. ” (c. 5, s. 64)

   8143.    113- “Sabırdan yardım dileyen kimse yardımı kaybetmez. ” (c. 5, s. 114)

   8144.    114- “Sabırla birlikte musibet olmaz. ” (c. 5, s. 115)

   8145.    115- “Sabırdan; akıbet açısından daha çok övülen, sonuç açısından daha lezzetli kötü edebi def etme açısından daha etkili ve bir şeyi derk açısından daha çok yardımcı bir şey yoktur. ” (c. 5, s. 86)

   8146.    116- “Sabırla yardım alan kimse yardımı kaybetmez. ” (c. 5, s. 94)

   8147.    117- “Sabreden kimse zafere erişir. ” (c. 5, s. 118)

   8148.    118- “Sabreden kimse hedefine ulaşır. ” (c. 5, s. 150)

   8149.    119- “Sabırdan yardım dileyen kimseye, sabır yardım eder. ” (c. 5, s. 155)

   8150.    120- “Sabreden kimseye musibeti küçük gelir. ” (c. 5, s. 176)

   8151.    121- “Sabreden kimseye mihneti hafif gelir. ” (c. 5, s. 192)

   8152.    122- “Hüzünleri yudumlayan kimse fırsatlara ulaşır. ” (c. 5, s. 218)

   8153.    123- “Sabrın kurtuluşa erdiremediği kimseyi sabırsızlık helak eder. ” (c. 5, s. 247)

   8154.    124- “Musibete sabreden kimse musibet görmemiş kimse gibidir. ” (c. 5, s. 246)

   8155.    125- “Akıbeti gözetleyen kimse sabreder. ” (c. 5, s. 270)

   8156.    126- “Eziyetin acılığına sabreden kimse takvanın doğruluğunu açığa çıkarmış olur. ” (c. 5, s. 323)

   8157.    127- “Sabır kalkanını zırh edinen kimseye musibetler kolaylaşır. ” (c. 5, s. 346)

   8158.    128- “Uzun eziyete sabreden kimse takva doğruluğunu açığa çıkarmış olur. ” (c. 5, s. 353)

   8159.    129- “Münezzeh olan Allah’ın belasına sabreden kimse Allah’ın hakkını eda etmiş, cezasından sakınmış ve sevabını ümit etmiş olur. ” (c. 5, s. 380)

   8160.    130- “Sabreden kimse nefsini saygın kılmış, zafer elde etmiş ve münezzeh olan Allah’a itaat etmiştir. ” (c. 5, s. 398)

   8161.    131- “Çabasına sabretmeyen kimse iflasa sabreder. ” (c. 5, s. 414)

   8162.    132- “Peş peşe üzerine zamanın musibetleri inen kimse, sabrın faziletini elde eder. ” (c. 5, s. 454)

   8163.    133- “Sabır ve kanaat elbisesini giyinen kimse aziz ve yüce olur. ” (c. 5, s. 462)

   8164.    134- “Allah’a itaat ve günahlar karşısında sabreden kimse çok sabırlı mücahittir. ” (c. 5, s. 463)

   8165.    135- “Sakınma acısına sabretmeyen kimsenin hastalığı uzun sürer. ” (c. 5, s. 467)

   8166.    136- “Uzun süre sabredenin göğsü daralır. ” (c. 5, s. 469)

   8167.    137- “Zafer bineğini rahvan kılan kimse zafere erişir. ” (c. 5, s. 473)



Geri   İleri
Go to TOP