A+
A
A-
İçindekiler Əsas səhifə nur-az.com
Kitabın Adı: Gurer-ul Hikem - 1
Yazar: Ebulfetih Abdulvahid Amidi
Yayın Evi:
Basım Tarihi:
Sayfa Sayısı:
Baskı Sayısı:
Tiraj:
Geri   İleri


   7655.    44- “Sana; ne zaman geleceğini bilmediğin bir şeye seni örtüp kuşanmadan hazırlıklı olman yakışır. ” (c. 2, s. 510)

   7656.    45- “Bu ölüm ne sizinle başladı, ne de sizinle bitecek. Ölen dostunuz, yaşarken de sefere çıkıyordu, yine bir sefere çıktığını düşünün; size gelmezse, siz ona doğru gideceksiniz. ”” (c. 2, s. 516)

   7657.    46- “Şüphesiz yarın bugüne oranla yakındır. Bugün içinde olanla gider ve yarın sonradan gelerek kendisine katılır. ” (c. 2, s. 525)

   7658.    47- “Şüphesiz Münezzeh olan Allah’ın bir meleği vardır ki her gün şöyle nida eder: Ey dünya insanları! Ölmek için doğurun, yıkılması için bina edin ve yok olması için toplayın. ” (c. 2, s. 552)

   7659.    48- “Şüphesiz bu ölüm; karşısında duranların kurtulamayacağı ve kaçanların kendisini aciz düşüremeyeceği aceleci bir talep edicidir. ” (c. 2, s. 569)

   7660.    49- “Şüphesiz şehvetinin kulu ve nefsani isteklerinin esiri olan kimse için ölüm bir rahatlıktır. Zira hiç şüphesiz bu insanın ömrü uzadıkça kötülükleri çoğalır ve kendi aleyhine işlediği günahları büyür” (c. 2, s. 570)

   7661.    50- “Şüphesiz ölüm, lezzetlerinizi yok eder, isteklerinizi karartır, sizi amaçlarınızdan uzaklaştırır ve topluluklarınızı dağıtır. Sizleri ipleriyle ve kapanlarıyla avlar, okları ve mızraklarıyla sizleri nişan alır. ” (c. 2, s. 586)

   7662.    51- “Şüphesiz akıllı insana bu dünyada ölümden korkması ve ölümü arzuladığı halde bulamayacağı yurda varmadan önce güzel bir hazırlık içinde bulunması yakışır. ” (c. 2, s. 587)

   7663.    52- “Şüphesiz ölüm için nitelendirilmesi çok zor ve dünya ehlinin derk etmesi imkansız zorlukları vardır. ” (c. 2, s. 589)

   7664.    53- “Şüphesiz ölüm sizin alnınıza yazılmış ve dünya arkanızdan aşılmaktadır. ” (c. 2, s. 589)

   7665.    54- “Şüphesiz ölüm sevimli olmayan bir ziyaretçi, istenmeyen bir dağıtıcı ve yenilmeyen bir rakiptir. ” (c. 2, s. 598)

   7666.    55- “Şüphesiz sen kaçanın kurtulamayacağı ve mutlaka gelip çatacak olan ölümün takibi altındasınız. ” (c. 3, s. 52)

   7667.    56- “Şüphesiz ardında aceleyle taleb eden ölüm vardır. O halde gaflet etme. ” (c. 3, s. 57)

   7668.    57- “Şüphesiz sizler ecelin biçtikleri ve ölümün hedeflerisiniz. ” (c. 3, s. 59)

   7669.    58- “Şüphesiz sizler durduğunuz takdirde sizi alan ve kaçtığınız takdirde size çatan ölümün avlarısınız. ” (c. 3, s. 60)

   7670.    59- “Şüphesiz sen sayılı günlersin. Üzerinden geçen her gün senin bir bölümünü götürür. O halde dünyayı taleb etmeyi kolaya al ve kazancında orta yolu tut. ” (c. 3, s. 77)

   7671.    60- “Şüphesiz hareket ve sükunların birbiri ardınca gelişi geçmişleri yok etmiştir. ” (c. 3, s. 82)

   7672.    61- “Şüphesiz sizler ne zaman gitmekle emrolunacağını bilmeyen durmuş biniciler gibisiniz. ” (c. 3, s. 83)

   7673.    62- “Şüphesiz insan okların hedef aldığı hedef, musibet ve olayların önüne geçtiği ganimettir. ” (c. 3, s. 90)

   7674.    63- “Ölüm gelip çatınca arzular rüsva olur. ” (c. 3, s. 126)

   7675.    64- “Beka elde edilemeyince nimet yok olur. ” (c. 3, s. 139)

   7676.    65- “Hiç kimse ölümün saldırısından güvende olmadığına göre, o halde ölüme hazırlanmamak acizliktendir. ” (c. 3, s. 159)

   7677.    66- “Sen dünyaya sırt çevirince ve dünya da sana yönelince görüşmeniz ne de yakındır!” (c. 3, s. 170)

   7678.    67- “Ölüm için hazırlanmayı ve mühleti ganimet saymayı terk eden kimse ecelin ani saldırışından gafildir. ” (c. 3, s. 290)

   7679.    68- “Başkalarının ölüm haberi sana çok ulaşınca (ömrün uzayınca) senin ölüm haberin de yükselir. ” (c. 3, s. 195)

   7680.    69- “Dünya yoklukla son bulur. ” (c. 3, s. 215)

   7681.    70- “Dünya da baki kalışınız fenaya ve fani oluşunuz ise bekaya doğrudur. ” (c. 3, s. 269)

   7682.    71- “(Ahiret yurduna) Göç için hazırlanın ki, göç ettiril­me­niz için ciddiyetle çalı­şılıyor. Ölüme hazır olun ki gölgesi üzerinize düştü. ” (c. 3, s. 291)

   7683.    72- “Hafifleyin ki (geçmiştekilere) katılasınız. Şüphesiz öncüleriniz sonda kalanlarınızı beklemelidir. ” (c. 3, s. 291)

   7684.    73- “Ölümü hatırlamak dünyanın sebeplerini hor kılmaktadır. ” (c. 3, s. 31)

   7685.    74- “Hasta kılan yokluk dostların yokluğudur. ” (c. 1, s. 303)

   7686.    75- “Üç şey güçleri kırıp döker: Dostların yokluğu, gurbette fakirlik ve sürekli zorluk. ” (c. 3, s. 344)

   7687.    76- “(Saadet ve başarıyı) Kaybetmenin sebebi ölümdür. ” (c. 4, s. 124)

   7688.    77- “Kendinizi güzel tutun ve ölüme doğru kolayca yürüyün. ” (c. 4, s. 256)

   7689.    78- “Ölümün aceleyle kendisini taleb ettiği gafile şaşarım. ” (c. 4, s. 336)

   7690.    79- “Ölen kimseyi gördüğü halde ölümü unutan kimseye şaşarım. ” (c. 4, s. 336)

   7691.    80- “Her gün ömrü ve bedeninden bir şeyler azaldığını gördüğü halde ölüme hazırlanmayana şaşarım. ” (c. 4, s. 336)

   7692.    81- “Ansızın gelip çatan şeylerden korktuğu halde sakınmayan kimseye şaşarım. ” (c. 4, s. 337)

   7693.    82- “Hayatın sonu ölümdür. ” (c. 4, s. 370)

   7694.    83- “Ölümün sonu her şeyin yok olmasıdır. ” (c. 4, s. 370)

   7695.    84- “Gaip olan ölüm, gaip olan diğer her şeyden gözetilmeye müstahaktır ve gelişi her şeyin gelişinden daha yakındır. ” (c. 4, s. 388)

   7696.    85- “Ölümde gıpta ve pişmanlık vardır. ” (c. 4, s. 394)

   7697.    86- “Her nefeste ölüm vardır. ” (c. 4, s. 395)

   7698.    87- “Mutlu insanların rahatlığı ölümdedir. ” (c. 4, s. 406)

   7699.    88- “Bazen ölüm acele eder. ” (c. 4, s. 462)

   7700.    89- “Şüphesiz kıyametin gelişi depremlerle yakınlaşmış ve develeri göğüslerini yere dayamıştır. ” (c. 4, s. 485)

   7701.    90- “Şüphesiz bedenlerinin karar kıldığı yerlerden göçüp gittiler, hesap yerine nakil oldular ve kendilerine deliller ortaya koyuldu. ” (c. 4, s. 486)

   7702.    91- “Ölümün taleb ettiği kimse nasıl salim kalabilir?” (c. 4, s. 560)

   7703.    92- “Beklenen her şey gelip çatar!” (c. 4, s. 529)

   7704.    93- “Her gelecek, olmuş gibidir. ” (c. 4, s. 531)

   7705.    94- “Her insan ölümünü görecektir. ” (c. 4, s. 534)

   7706.    95- “Ölümün etkilerini hatırladığın halde ölümü nasıl unutursun?” (c. 4, s. 563)

   7707.    96- “Her nefsin ölümdür. ” (c. 5, s. 12)

   7708.    97- “Her dirinin ölümü vardır. ” (c. 5, s. 14)

   7709.    98- “Her insanın aşamayacağı bir günü vardır. ” (c. 5, s. 20)

   7710.    99- “Nefisler için ölüm vardır. ” (c. 5, s. 27)

   7711.    100- “Zengin insan mal çokluğu sebebiyle ölümden kurtulamaz. ” (c. 5, s. 67)

   7712.    101- “Fakir insan malı azdır diye ölümden salim kalamaz. ” (c. 5, s. 67)

   7713.    102- “Eğer ölüm alınacak bir şey olsaydı zenginler alırdı. ” (c. 5, s. 110)

   7714.    103- “Yaşayan kimse sonunda ölür. ” (c. 5, s. 149)

   7715.    104- “Ölen kimse kaybedilmiştir. ” (c. 5, s. 149)

   7716.    105- “Ölümü yakin gözüyle gören kimse onu yakın görür. ” (c. 5, s. 260)

   7717.    106- “Ölümü arzu gözüyle bakan kimse onu uzak görür. ” (c. 5, s. 261)

   7718.    107- “Ölümü hatırlayan kimse arzuları unutur. ” (c. 5, s. 296)

   7719.    108- “Ölümü çok anan kimse dünyanın aldatışından kurtulur. ” (c. 5, s. 309)

   7720.    109- “Ölümü gözetleyen kimse hayırlara koşar. ” (c. 5, s. 327)

   7721.    110- “Ölümü gözlerinde şekillendiren kimseye dünya işi kolay gelir. ” (c. 5, s. 330)

   7722.    111- “Ölümü fazla anan kimse dünyadan yetecek kadarıyla hoşnut olur. ” (c. 5, s. 342)

   7723.    112- “Ölümü çok anan kimsenin dünyaya rağbeti azalır. ” (c. 5, s. 364)

   7724.    113- “Ölümü anan kimse dünyadan az bir şeyle yetinir. ” (c. 5, s. 379)

   7725.    114- “Ölümü tayin edilen kimseyi ölüm kökten söküp atar ve fani kılar. ” (c. 5, s. 457)

   7726.    115- “Hayat ölüme ne de yakındır. ” (c. 6, s. 56)

   7727.    116- “Dünyayı sevene beka verilmez. ” (c. 6, s. 61)

   7728.    117- “Ölümün taleb ettiği kimse ölümden kurtulmaz. ” (c. 6, s. 61)

   7729.    118- “Zorluk nimete ve ölüm hayata ne de yakındır. ” (c. 6, s. 74)

   7730.    119- “Diri insan kendisine katılma hususunda ölüye ne de yakındır. ” (c. 6, s. 78)

   7731.    120- “Ayrıldığı sebebiyle ölü diriden ne de uzaktır. ” (c. 6, s. 79)

   7732.    121- “Doğurduklarınız toprak, yaptıklarınız yıkılma ve topladıklarınız gitme içindir. Amel ettikleriniz ise hesap günü için bir kitapta biriktirilmiştir. ” (c. 6, s. 107)

   7733.    122- “Hızlı ölüm mutsuz hayattan daha hayırlıdır. ” (c. 6, s. 125)

   7734.    123- “Biz ölümün yardımcılarıyız. Nefislerimiz helak oluşun hedefleridir. Gece ve gündüz henüz bir makam yükseltmeden hızla yok etmeye ve topladığını dağıtmaya çalıştığı halde nasıl kalmayı ümit edebiliriz. ” (c. 6, s. 177)

   7735.    124- “Beka ehli olan kimse zail olma ve intikal vakti yaklaştığı halde fena vaktinden başka bir şey mi gözetlemektedir. ” (c. 6, s. 198)

   7736.    125- “Yakınlar ölümü senden def edebilir ve ağlayanlar sana bir fayda verebilir mi?” (c. 6, s. 201)

   7737.    126- “Kurtuluş veya kaçış yeri, sığınak, kaçış veya dönüş var mıdır?” (c. 6, s. 201)

   7738.    127- “Heyhat! Ölümün taleb ettiği kimse kurtuluşa veya ölümden kaçan kimse kurtulmaya ne de uzaktır!” (c. 6, s. 203)

   7739.    128- “Ölüm elçisi ameli keser ve arzuyu rüsva eder. ” (c. 6, s. 236)

   7740.    129- “Ölüm elçisi mühleti ortadan kaldırır, eceli yaklaştırır ve arzuyu (yerine) oturtur. ” (c. 6, s. 237)

   7741.    130- “Ölüleri kötülükle anma. Bu sana günah olarak yeter. ” (c. 6, s. 281)

   7742.    131- “Ölüm gibi rahatlatıcı bir şey yoktur. ” (c. 6, s. 357)

   7743.    132- “Ölüm insanları yok etmekten el çekmez. ” (c. 6, s. 374)

   7744.    133- “Hiçbir gelen ölümden daha yakın değildir. ” (c. 6, s. 378)

   7745.    134- “Hiç bir gaib, ölümden daha hızlı gelmez. ” (c. 6, s. 394)

 

355- Ömür

 

   7746.    1- “Ömrünü oyunlarda tüketme. Aksi takdirde dünyadan (ahirete) hiçbir ümit olmaksızın ayrılırsın. ” (c. 6, s. 314)

   7747.    2- “Ömrü lahzalar tüketir. ” (c. 1, s. 92)

   7748.    3- “Anlar ömrü yapmalar. ” (c. 1, s. 94)

   7749.    4- “Ömür sayılı nefeslerdir. ” (c. 1, s. 144)

   7750.    5- “Anlar ömürleri kısaltır. ” (c. 1, s. 115)

   7751.    6- “Anlar ömürleri yerinden söker ve ölüme yaklaştırır. ” (c. 2, s. 104)

   7752.    7- “Münezzeh olan Allah’ın Ademoğlunu mazur gördüğü ve sakındırdığı ömür altmış yıldır. (altmıştan sonra artık özrü kabul edilmez. )” (c. 2, s. 104)

   7753.    8- “İnsanın güçlü çağına erdiği ömür kırk yıldır. ” (c. 2, s. 224)

   7754.    9- “Ömrünü ibadet ve itaat dışında zayi etmekten koru. ” (c. 2, s. 282)

   7755.    10- “Ömürleri sizlere baki kalmayacak şeylerde zayi etmekten sakının. Şüphesiz ömürden geçenler bir daha geri dönmez. ” (c. 2, s. 499)

   7756.    11- “Şüphesiz ömrün rabbinin itaatinde tükettiğin takdirde saadetinin mehiridir. ” (c. 2, s. 499)

   7757.    12- “Şüphesiz nefeslerin ömrünün parçalarıdır. O halde nefeslerini sadece seni (Allah’a) yakın kılacak itaatte harca. ” (c. 2, s. 500)

   7758.    13- “Şüphesiz ömrün içinde olduğun zamandır. ” (c. 2, s. 500)

   7759.    14- “Şüphesiz ömrün nefeslerin sayısıdır. Onları sayan bir gözetleyici vardır. ” (c. 2, s. 507)

   7760.    15- “Şüphesiz gece ve gündüz süratle ömürleri yok etmeye koşarlar. ” (c. 2, s. 507)

   7761.    16- “Şüphesiz geçen ömrün ecel, gelecek ömrün emel/arzu ve şu an ise amel zamanıdır. ” (c. 2, s. 507)

   7762.    17- “Şüphesiz lahzaların eksilttiği ve onların yok ettiği hayatın sonu müddetin kısalığına layıktır. (kesinlikle çok kısadır. )” (c. 2, s. 523)

   7763.    18- “Şüphesiz gece ve gündüzün geçişinin öne saldığı o görülmeyen (ölüm veya kıyamet) çabuk gelip çatmaya layıktır. ” (c. 2, s. 524)

   7764.    19- “Şüphesiz bineği gece ve gündüz olan kimse her ne kadar dursa da ileri götürülür ve her ne kadar istirahat ve sükunet halinde de olsa mesafeleri (yolları) kat eder. ” (c. 2, s. 563)

   7765.    20- “Şüphesiz vakitlerin ömrünün parçalarıdır. O halde vaktini sadece seni kurtaran şeylerde harca. ” (c. 2, s. 607)

   7766.    21- “Şüphesiz gece ve gündüz sende işliyorlar. (ömrünü) azaltıyorlar. O halde sen de onlardan işle. Onlar senden alıyorlar, sen de onlardan al. ” (c. 2, s. 667)

   7767.    22- “Nefeslerini eceline doğru attığı adımlar olduğunu bilip amele koşan ve arzusunu kısaltan kimseye Allah rahmet etsin. ” (c. 4, s. 44)

   7768.    23- “Her sayılan şey nakıstır. ” (c. 4, s. 528)

   7769.    24- “Anların/lahzaların azalttığı ömürle nasıl sevinilir. ” (c. 4, s. 561)

   7770.    25- “Müminin geri kalan ömründen başka hiç bir şey simyadan daha değerli değildir. ” (c. 5, s. 90)

   7771.    26- “Ömrünü kendini kurtaracak şeyler dışında harcayan kimse, şüphesiz hedefini zayi etmiştir. ” (c. 5, s. 315)

   7772.    27- “Üzerinden gece ve gündüz geçen kimseyi gece gündüz yıpratır. ” (c. 5, s. 456)

   7773.    28- “Üzerinden gece ve gündüz geçen kimseyi gece ve gündüz edeplendirir, eskitir ve ölüme yaklaştırır. ” (c. 5, s. 471)

   7774.    29- “Zamanın geçen her lahza ömründen kesilir. ” (c. 6, s. 82)

   7775.    30- “Lahzalar günlerde, günler aylarda, aylar yılda ve yıl da ömürde ne kadar da hızlıdır. ” (c. 6, s. 91)

   7776.    31- “Gece gündüzün birbiri ardında gelişiyle ömürler için beka olmaz. ” (c. 6, s. 396)

   7777.    32- “Ömrünün geri kalanının değerini sadece Peygamber veya sıddık (doğru sözlü) insan bilir. ” (c. 6, s. 406)

 

356- Önemli ve En Önemli

 

   7778.    1- “Şüphesiz düşüncen her şeyi kapsayamaz. O halde düşünceni önemli işlere ayır. ” (c. 2, s. 606)

   7779.    2- “Önemli olmayan şeylerle meşgul olan kimse en önemli şeyleri kaybeder. ” (c. 5, s. 330)

 

357- Örtmek-Perdelemek

 

   7780.    1- “Kendisinde olanı bilen kimse, kardeşinin ayıplarını örter. ” (c. 5, s. 242)

 

358- Övünmek-Böbürlenmek

 

   7781.    1- “İhtilaf yolundan uzaklaşın ve böbürlenme tacını başınızdan indirin. ” (c. 4, s. 355)

   7782.    2- “Zenginlik anında böbürlenmek fakirlikte zillet tohumunu eker. ” (c. 1, s. 392)

   7783.    3- “Böbürlenmek makam küçüklüğündendir. ” (c. 2, s. 163)

   7784.    4- “Böbürlenme dallarını söküp atınız ve kibir debdebesini kendinizden uzaklaştırınız. ” (c. 2, s. 247)

   7785.    5- “Riyasetin afeti böbürlenmektir. ” (c. 3, s. 108)

   7786.    6- “Allah, Allah! Ey Allah’ın kulları taassup kibrinden ve cahiliye böbürlenmesinden sakının. Şüphesiz bunlar kinin yetiştiği merkezler ve şeytani vesveselerin üfürüldüğü yerlerdir. ” (c. 4, s. 435)

   7787.    7- “Adem oğlunun böbürlenmekle işi ne?! Evveli nutfe sonu leştir. Kendisine rızık veremez ve ölümünü engelleyemez. ” (c. 6, s. 97)

   7788.    8- “Böbürlenmekten daha büyük ahmaklık yoktur. ” (c. 6, s. 383)

   7789.    9- “Övünmek yüce himmetler, ahde vefa ve yücelikte mübalağa etmede olmalıdır; çürümüş kemikler ve kınanmış ahlakta değil. ” (c. 6, s. 447)

   7790.    10- “Sebepsiz ulaştığın bir halet veya hiçbir üstünlük olmaksızın elde ettiğin bir mertebeyle övülme. Şüphesiz tesadüfün bina ettiği şeyi istihkak/liyakat yok eder. ” (c. 6, s. 332)

 

359- Özür Dilemek

 

   7791.    1- “Günahı itiraf etmek özür dilemektir. ” (c. 1, s. 51)

   7792.    2- “Özür dilemek, özrü kabul etmeyi gerekli kılar. ” (c. 1, s. 117)

   7793.    3- “Özrü kabul etmek, akılın delilidir/göstergesidir. ” (c. 1, s. 133)

   7794.    4- “Özür dilemek hayır dileyen bir uyarıcıdır. ” (c. 1, s. 155)

   7795.    5- “Özrü tekrarlamak hata ve günahı hatırlatmaktır. ” (c. 1, s. 374)

   7796.    6- “Özür dilemekten müstağni olmak doğru söylemekten daha değerlidir. ” (c. 2, s. 102)

   7797.    7- “İnsanların özrünü kabul et ki onların kardeşliğinden faydalanasın ve onları güler yüzlülükle karşıla ki onların kinlerini öldüresin/yok edesin. ” (c. 2, s. 215)

   7798.    8- “İnsanların en akıllısı, insanların özrünü en çok kabul edendir. ” (c. 2, s. 396)

   7799.    9- “En büyük günah özrü kabul etmemektir. ” (c. 2, s. 399)

   7800.    10- “İnsanlardan Allah’ı en iyi tanıyan kimse, kendileri için bir özür bulamadığı halde insanların özrünü en çok kabul eden kimsedir. ” (c. 2, s. 444)

   7801.    11- “Günah işlediğin zaman özür dile. ” (c. 3, s. 117)

   7802.    12- “Ödeme gücü azaldığı zaman bahane bulma ve özür dilemeler artar. ” (c. 3, s. 130)

   7803.    13- “İşlerinden; özrünü (Allah ve insanlar nezdinde) geçerli kılabilecek, delilini sabit kılacak ve doğruluğu sana geri döndürecek şeyi ara. ” (c. 3, s. 296)

   7804.    14- “İşinden senin özrünü (Allah ve insanlar nezdinde) geçerli kılabilecek şeyi ara. ” (c. 3, s. 440)

   7805.    15- “İnsanların en kötüsü, özrü kabul etmeyen ve günahı bağışlamayan (görmezlikten gelmeyen) kimsedir. ” (c. 4, s. 165)

   7806.    16- “Günahkar insanın şefaatçisi, özür dileyerek tevazu göstermesidir. ” (c. 4, s. 180)

   7807.    17- “Bazen şaşkın ve hayrete düşmüş kimse mazur görülür. ” (c. 4, s. 475)

   7808.    18- “Özür dilemeyi cezalandıran kimsenin günahı büyür. ” (c. 5, s. 357)

   7809.    19- “Günahı olmadan özür dileyen kimse, gerçekte kendine bir günah gerekli kılmıştır. ” (c. 5, s. 391)

   7810.    20- “Güzel özür dileyen kimse affedilmeye layıktır. ” (c. 5, s. 470)

   7811.    21- “Günahkar insanın özrünü kabul etmek yüceliğin gereklerinden ve ahlakın güzelliklerindendir. ” (c. 4, s. 517)

   7812.    22- “Çok özür dilemek günahı büyütür. (Yani çok özür dilemek günahın büyüklüğünün nişanesidir. )” (c. 4, s. 591)

   7813.    23- “Özür dileyen kimse (bu işiyle) bağışlanmayı taleb etmiştir. ” (c. 5, s. 471)

   7814.    24- “Cani kimsenin özrünü kabul etmek fazilet güzelliğindendir. ” (c. 6, s. 18)

   7815.    25- “Özür dileyen kimse, sanki günah işlememiş gibidir. ” (c. 6, s. 18)

   7816.    26- “Özür dilemeye rağmen cezalandırmak ne de çirkindir!” (c. 6, s. 50)

   7817.    27- “Özür dilemek ne de iyi bir şefaatçidir. ” (c. 6, s. 68)

   7818.    28- “Senin için bir özür bulmayı sevmeyen istemeyen kimseden özür dileme. ” (c. 6, s. 161)

   7819.    29- “Özür dilemekten daha üstün bir şefaatçi yoktur. ” (c. 6, s. 381)

 

- P -

360- Paylamak-Zılgıt Atmak

 

   7820.    1- “Paylamak, sevginin hayatıdır. ” (c. 1, s. 83)



Geri   İleri
Go to TOP