A+
A
A-
İçindekiler Əsas səhifə nur-az.com
Kitabın Adı: Gurer-ul Hikem - 1
Yazar: Ebulfetih Abdulvahid Amidi
Yayın Evi:
Basım Tarihi:
Sayfa Sayısı:
Baskı Sayısı:
Tiraj:
Geri   İleri


   6817.    29- “İyilik sahibinin adeti övülmüştür. ” (c. 4, s. 37)

   6818.    30- “İyiliği geliştirip sürdürmek, iyiliğe başlamaktan daha iyidir. ” (c. 4, s. 96)

   6819.    31- “Nimetlerin zekatı ihsanda bulunmaktır. ” (c. 4, s. 106)

   6820.    32- “İhsan etmeyi arttır ve insanlara iyilik etmeyi çoğalt. Zira iyilik en kalıcı stok ve en güzel hatıradır. ” (c. 4, s. 115)

   6821.    33- “İyilik sahibi kimse asla sürçmez ve sürçünce de dayanacak bir şey bulur. ” (c. 4, s. 201)

   6822.    34- “İyi işler yapmak insanı aşağılık şeylere düşmekten korur. ” (c. 4, s. 204)

   6823.    35- “İyilik yapmak, nimetleri aktırır ve belaları defeder. ” (c. 4, s. 205)

   6824.    36- “İyiliği ehli olmayana veren kimse, iyiliğe zulmetmiştir. ” (c. 4, s. 276)

   6825.    37- “İyi işlerde iyilik etmekten ayrılmayın. Şüphesiz iyilik etmek ahiret için güzel bir azıktır. ” (c. 4, s. 306)

   6826.    38- “Her iyilikte bir ihsan vardır. ” (c. 4, s. 403)

   6827.    39- “Hayır işlerinde bulunmak ve Allah’a itaat dışında her şeyde israfta bulunmak (çok yapmak) kınanmıştır. ” (c. 4, s. 411)

   6828.    40- “İyi iş, çaresiz insanların yardımına koşmak ve misafirleri ağırlamak efendiliğin aracadır. ” (c. 4, s. 430)

   6829.    41- “Her iyilik ihsandır. ” (c. 4, s. 530)

   6830.    42- “İyiliği başkalarına ulaşan her minnet alınmaktan ve yok olmaktan güvendedir ve değişimden korunmuştur. ” (c. 4, s. 143)

   6831.    43- “Çok iyilikte bulunmak ömrü uzatır ve ünü yayar. ” (c. 4, s. 594)

   6832.    44- “İyi iş yapan kimse kendisi için büyük bir övgü elde etmiştir. ” (c. 5, s. 222)

   6833.    45- “İyi işleri yok olan kimsenin tanışları çok olur. ” (c. 5, s. 240)

   6834.    46- “İyi iş yapan kimse sevap ve şükre ulaşır. ” (c. 5, s. 229)

   6835.    47- “İyilikleri çok olan kimsenin mertebe çokluğu/yüceliği açığa çıkar. ” (c. 5, s. 291)

   6836.    48- “Bir iyilikte bulunan kimseye rağbet edenler çok olur. ” (c. 5, s. 306)

   6837.    49- “Ehli olmayana iyilik yapan kimse iyiliğine zulmetmiştir. ” (c. 5, s. 318)

   6838.    50- “İyilikte bulunan kimseye kalpler meyleder. ” (c. 5, s. 337)

   6839.    51- “Bir iyilikte bulunan kimse, onu kabul eden kimsenin köleliğinin maliki olmuştur. ” (c. 5, s. 389)

   6840.    52- “İyiliğini kabul eden kimse sana bir hakkı gerekli kılmıştır. (böylece ilahi sevaba erişmiş olursun. )” (c. 5, s. 389)

   6841.    53- “İyiliğini geliştirip çoğaltmayan kimse, onu zayi etmiş olur. ” (c. 5, s. 447)

   6842.    54- “İyiliğini kabul eden kimse izzetini ve mürüvvetini sana satmıştır. ” (c. 5, s. 453)

   6843.    55- “İyiliğini kabul eden kimse celalini ve izzetini sana zelil kılmıştır. ” (c. 5, s. 453)

   6844.    56- “İyiliği geliştirip arttırmayan kimse, ihsan etmemiş gibidir. ” (c. 5, s. 454)

   6845.    57- “İyi iş yapmak ve ihsanda bulunmak insanın yüceliğindendir. ” (c. 6, s. 22)

   6846.    58- “İyiliği geliştirmek en güzel yüceliktendir. ” (c. 6, s. 33)

   6847.    59- “İnsanın ehli olana iyilik yapması saadetindendir. ” (c. 6, s. 36)

   6848.    60- “İyiliği geliştirip çoğaltmak, iyiliğe başlamaktan daha güzeldir. ” (c. 6, s. 128)

   6849.    61- “İyilik (adeta) iyi bir insandır. ” (c. 6, s. 157)

   6850.    62- “İyilik güzel bir stoktur. ” (c. 6, s. 158)

   6851.    63- “Müstahak olmayan kimseye iyilik yapan kimse, iyiliği zayi etmiştir. ” (c. 6, s. 241)

   6852.    64- “Tanımayan kimseye iyilikte bulunma. ” (c. 6, s. 263)

   6853.    65- “Sana şükredenlerin azlığı, seni iyilik yapmaktan soğutmasın. Zira iyiliğinden hiç istifade etmeyen kimse (Allah) sana teşekkür eder. Şüphesiz o şükredicinin şükründen elde edilen şey nankör insanın zayi ettiği şeyden daha çoktur. ” (c. 6, s. 324)

   6854.    66- “Her ne kadar tanımasan da iyilikten alıkoyma. ” (c. 6, s. 273)

   6855.    67- “İyi işten ve ihsanda bulunmaktan alı koyma. Aksi takdirde imkanların yok olur. ” (c. 6, s. 290)

   6856.    68- “Mürüvvet sadece iyi işin sıkıntılı sonuçlarına tahammülle kemale erer. ” (c. 6, s. 424)

   6857.    69- “Tanımayan kimseye iyilikte bulunmakta hayır yoktur. ” (c. 6, s. 427)

 

308- Mazi-Geçmiş

 

   6858.    1- “Olmayan şeylere olan şeyleri delil kıl. Zira işler birbirine benzerler. ” (c. 2, s. 201)

   6859.    2- “Geçmiş sanki olmamış gibidir. ” (c. 4, s. 531)

   6860.    3- “Olmayan şeyler, olan şeylere delil kılınır. ” (c. 6, s. 456)

 

309- Meclis

 

   6861.    1- “Mecliste en yüksek yerde oturmaya koşma. Zira seni yükselttikleri yer seni indirdikleri yerden daha hayırlıdır. ” (c. 6, s. 288)

   6862.    2- “Meclisin kenar yerleri şerafetli insanların oturduğu yerlerdir. ” (c. 1, s. 244)

310- Melek

 

   6863.    1- “Şüphesiz her insanın koruyan iki meleği vardır. Ölüm gelip çatınca ölümle arasından çekilirler. Şüphesiz her insanın eceli koruyucu bir siperdir. ” (c. 2, s. 550)

 

311- Mescit

 

   6864.    1- “Şafak söküşünden güneş doğuncaya kadar münezzeh olan Allah’ı zikretmekle meşgul olmak için mescitte oturmak, rızkı kolaylaştırmada yeryüzünün etrafında gezmekten daha hızlıdır. ” (c. 2, s. 144)

 

312- Meşakkat

 

   6865.    1- “Sevap meşakkat iledir. ” (c. 1, s. 22)

   6866.    2- “Amelin sevabı meşakkat miktarıncadır. ” (c. 3, s. 347)

 

313- Meşguliyet-Oyalanmak

 

   6867.    1- “İnsanın ölümden sonra kendisiyle birlikte olmayacak şeylerle meşgul olması en çok zayıflıktandır. ” (c. 2, s. 103)

   6868.    2- “Sadece sorumlu olduğun şeylerle meşgul ol. ” (c. 4, s. 601)

   6869.    3- “Zaman ile meşgul olan kimseyle, zaman da meşgul olur. ” (c. 5, s. 184)

 

314- Methetmek-Övmek

 

   6870.    1- “Birini fazla övmek, insanda kibir yaratır ve kanmaya yakın kılar. ” (c. 1, s. 360)

   6871.    2- “Başkalarının övgü ve senasının etkisinde kalmaktan sakının. Zira bunlar kalpte kötü bir koku oluşturur. ” (c. 2, s. 256)

   6872.    3- “Birisini kendisinde olmayan bir şeyle övmekten sakın. Zira onun ameli halini beyan eder ve neticede övmeni yalanlar. ” (c. 2, s. 310)

   6873.    4- “En çirkin doğru söz, birinin kendisini övmesidir. ” (c. 2, s. 388)

   6874.    5- “En büyük günah kötü insanları temize çıkarmaktır. ” (c. 2, s. 392)

   6875.    6- “En büyük ahmaklık, başkasını kınama veya övmede aşırı gitmektir. ” (c. 2, s. 396)

   6876.    7- “İnsanların en cahili, insana çirkini güzel ve hayrını dileyeni düşman gösteren övgü yağdıran yaltakçıdır. ” (c. 2, s. 452)

   6877.    8- “Şüphesiz seni öven kimse aklını kandıran ve nefsin hakkında yalan övgü ve yersiz senada bulunarak seni aldatan kimsedir. Eğer onu ihsanından mahrum kılarsan veya bağışını esirgersen sana her türlü rüsvalığı yakıştırır ve her türlü çirkin isnatta bulunur. ” (c. 2, s. 555)

   6878.    9- “Methettiğin zaman kısa kes. ” (c. 3, s. 116)

   6879.    10- “Takva sahibi birisi tezkiye edilince kendisi hakkında denilenlerden korkarak şöyle der: Ben nefsimi başkasından daha iyi bilirim ve Rabbim de nefsimi benden daha iyi bilir. Allah’ım onların dedikleri sebebiyle beni sorgulama ve bana onların zannettiklerinden daha üstününü takdim et. ” (c. 3, s. 183)

   6880.    11- “Kötü insanları tezkiye etmek en büyük günahtır. ” (c. 3, s. 316)

   6881.    12- “Övgü ve methedilmeyi sevmek şeytanın en sağlam fırsatıdır. ” (c. 3, s. 396)

   6882.    13- “En iyi övgü, iyilerin dilinden cari olan övgüdür. ” (c. 3, s. 421)

   6883.    14- “En kötü övgü, kötülerin dilinden cari olan övgüdür. ” (c. 4, s. 167)

   6884.    15- “Layık olmadığı halde övülmeyi talep etmek aklın azlığındandır. ” (c. 4, s. 250)

   6885.    16- “Nice insanlar başkalarının övgüsü yüzünden kanmışlardır. ” (c. 4, s. 548)

   6886.    17- “Nice insanlar övüldükleri için fitneye düçar olmuşlardır. ” (c. 4, s. 548)

   6887.    18- “Çok övmek insanı kibre düşüren yaltaklıktır ve insanı aldanmaya yakınlaştırır. ” (c. 4, s. 595)

   6888.    19- “Birisini öven kimsenin övdüğü kimsenin üzerinde bağıştan bir mükafat veya ihsandan bir hayır hakkı vardır. ” (c. 5, s. 21)

   6889.    20- “Seni öven kimse gerçekte seni boğazlamıştır. ” (c. 5, s. 158)

   6890.    21- “Sende olmayan bir şeyle seni öven kimseye, sende olmayan bir şeyle seni kınaması yakışır. ” (c. 5, s. 341)

   6891.    22- “Kendisinde olmayan bir şeyle övülen kimse alaya alınmıştır. ” (c. 5, s. 377)

   6892.    23- “Sende olmayan bir şeyle seni öven kimse, iyi düşünürsen gerçekte seni kınamıştır. ” (c. 5, s. 429)

   6893.    24- “Kendisini öven kimse gerçekte nefsini boğazlamıştır. ” (c. 5, s. 446)

   6894.    25- “En çirkin kınanma alçak insanları övmektir. ” (c. 6, s. 13)

   6895.    26- “Birini kendisinde olmayan bir şeyle öven kimse gerçekte onu kınamıştır. ” (c. 6, s. 128)

   6896.    27- “Sende olmayan bir şeyle seni öven kimse seni alaya almıştır ve eğer hacetini bertaraf etmezsen seni çok kınar, eleştirir. ” (c. 6, s. 139)

   6897.    28- “Konuştukları zaman doğru söylerler. Sus­tuklarında kimse onları geçemez. Bir şeye baktıklarında ibret alırlar, bir şeyden yüz çevirdiklerinde faydasız bir iş yapmış olmazlar, konuştuklarında Allah’ı zikrederler ve sustuklarında ise düşünürler. ” (c. 3, s. 12-13)

   6898.    29- “Öldürücü hileler onu öldürmedi ve gizli şeyler ona örtülü kalmadı. ” (c. 5, s. 105)

   6899.    30- “(Övdüğü biri hakkında) Belli olmayan şeyli açıcı, çöllerin kılavuzu ve müşkül işleri def edicidir. ” (c. 4, s. 427)

 

315- Mezarlar

 

   6900.    1- “Mezarlara komşu ol ki ibret alasın. ” (c. 3, s. 377)

   6901.    2- “Mezar güzel bir damatlıktır. ” (c. 6, s. 162)

 

316- Mihnet-Bela

 

   6902.    1- “Mihnet ve bela dünya sevgisi iledir. ” (c. 1, s. 265)

 

317- Minnet

 

   6903.    1- “Minnet nimeti karartır. ” (c. 1, s. 103)

   6904.    2- “Minnet ihsanı yok eder. ” (c. 1, s. 137)

   6905.    3- “Minnet ihsanı değersiz ve hafif kılar. ” (c. 1, s. 178)

   6906.    4- “Minnet etmek ihsanı yok eder. ” (c. 1, s. 193)

   6907.    5- “Minnet etmek ihsanı bozar. ” (c. 1, s. 199)

   6908.    6- “Minneti tekrar etmek ihsanı karartır. ” (c. 1, s. 367)

   6909.    7- “İhsanı minnet etmekten sakın. Şüphesiz minnet etmek ihsanı karartır. ” (c. 2, s. 298)

   6910.    8- “En yüce bağış minnet edilmeyen bağıştır. ” (c. 2, s. 405)

   6911.    9- “Cömertliğin afeti minnettir. ” (c. 3, s. 99)

   6912.    10- “İhsan minnetle kararır. ” (c. 3, s. 199)

   6913.    11- “Çok minnetle iyi iş kararır. ” (c. 3, s. 202)

   6914.    12- “İhsanın kemali minnetsiz terk etmektir. ” (c. 3, s. 280)

   6915.    13- “İhsanın güzelliği minneti terk etmektir. ” (c. 3, s. 363)

   6916.    14- “İhsan edenlerin en kötüsü, ihsanıyla minnet edenlerdir. ” (c. 4, s. 177)

   6917.    15- “Çok minnet etmek ihsanın sefasını karartır. ” (c. 4, s. 254)

   6918.    16- “İhsanıyla minnet eden kimse mürüvvete zulüm etmiştir. ” (c. 4, s. 275)

   6919.    17- “Minnet etmek ihsana zulümdür. ” (c. 4, s. 275)

   6920.    18- “Çok minnet ihsanı karartır. ” (c. 4, s. 588)

   6921.    19- “Minnetle nimeti karartmak yücelikten değildir. ” (c. 4, s. 84)

   6922.    20- “İhsanıyla minnet eden onu karartmış olur. ” (c. 5, s. 156)

   6923.    21- “Nimetlerini sayan, yüceliğini batıl etmiştir. ” (c. 5, s. 197)

   6924.    22- “İhsanıyla minnet eden, kendisine teşekkürü yok eder. ” (c. 5, s. 309)

   6925.    23- “İhsanıyla minnet eden kimse işini karartmış olur. ” (c. 5, s. 447)

   6926.    24- “İhsanıyla minnet eden kimse hiç ihsan etmemiş gibidir. ” (c. 5, s. 457)

   6927.    25- “İhsanıyla minnet eden kimse onu bozmuştur. ” (c. 5, s. 473)

   6928.    26- “İnsanın, tahammül ettiği zorluklarla minnet etmemesi onun faziletindendir. ” (c. 6, s. 24)

   6929.    27- “İyi işleri minnet etmek gibi hiçbir şey siyahlatmaz. ” (c. 6, s. 60)

   6930.    28- “Minnet eden insan, ihsan ve bağışını tatlı kılmamıştır. ” (c. 6, s. 67)

   6931.    29- “Minnet eden kimse iyi işini kemale erdirmemiştir. ” (c. 6, s. 73)

   6932.    30- “Minneti çok olan kimse, iyi işini tatlı kılmamıştır. ” (c. 6, s. 73)

   6933.    31- “İyi işin ölçüsü minneti terk etmektir. ” (c. 6, s. 118)

   6934.    32- “Minnet edenin sadakasının günahı, sevabına galebe çalar. ” (c. 6, s. 243)

   6935.    33- “Minnet edenin faziletine ümitli olmaktan, ahmak ve haine güvenmekten sakın. ” (c. 6, s. 270)

   6936.    34- “Minnetin varlığıyla ihsan yoktur. ” (c. 6, s. 362)

   6937.    35- “Sayılan iyilikte hayır yoktur. ” (c. 6, s. 390)

   6938.    36- “Minnet edenin ihsanı yoktur. ” (c. 6, s. 358)

   6939.    37- “Minnet edenin ihsanın lezzeti yoktur. ” (c. 6, s. 392)

   6940.    38- “Hiçbir kötülük, minnet etmekten çirkin değildir. ” (c. 6, s. 435)

   6941.    39- “Ey iyilik ve ihsan sahipleri! İhsanınız için minnet etmeyiniz. Zira minnet etmek ihsanı ve iyiliği batıl eder. ” (c. 6, s. 459)

 

318- Mizah-Şaka

 

   6942.    1- “Şakalaşmada ifrat, ahmaklıktır. ” (c. 1, s. 311)

   6943.    2- “Şaka ayrılmaya sebep olur ve kin doğurur. ” (c. 2, s. 43)

   6944.    3- “Heybetin afeti, mizah ve şakadır. ” (c. 3, s. 106)

   6945.    4- “Şakayı bırak! Şüphesiz şaka kine aşılar. ” (c. 4, s. 18)

   6946.    5- “Çok şaka, insanın heybet ve celalini yok eder. ” (c. 4, s. 591)

   6947.    6- “Çok şaka güzelliği yok eder ve düşmanlığa sebep olur. ” (c. 4, s. 597)

   6948.    7- “Her şeyin tohumu vardır ve düşmanlığın tohumu şakadır. ” (c. 5, s. 24)

   6949.    8- “Çok şakalaşan kimse, düşmandan ve kendisini küçümseyen kimseden boş kalmaz. ” (c. 5, s. 400)

   6950.    9- “Şaka yapan insan hafif sayılır. ” (c. 5, s. 178)

   6951.    10- “Çok şaka yapan kimse küçümsenir. ” (c. 5, s. 195)

   6952.    11- “Çok şaka yapan kimseyi cahil sayarlar. ” (c. 5, s. 183)

   6953.    12- “Çok şaka yapanın, heybet ve şevketi azalır. ” (c. 5, s. 226)

   6954.    13- “Çok şakalaşan kimsenin vakar ve ağırbaşlılığı azalır. ” (c. 5, s. 293)

   6955.    14- “Şaka yapan kimsenin, şakası miktarınca aklı azalır. ” (c. 6, s. 85)

   6956.    15- “Şerafetli insanla şakalaşma Aksi taktirde kalbinde, sana karşı kin besler. ” (c. 6, s. 274)

   6957.    16- “Hiçbir arkadaşınla şakalaşma ki sana düşman kesilir ve hiç bir düşmanla şakalaşma ki seni yok eder. ” (c. 6, s. 336)

 

319- Muaşeret

 

   6958.    1- “Güzel muaşerette bulunmakla sevgi devam eder. ” (c. 3, s. 201)

   6959.    2- “Güzel muaşerette bulunmakla dostlar ünsiyet edinir. ” (c. 3, s. 210)

   6960.    3- “Güzel muaşerette bulunmakla dostluk devam eder. ” (c. 3, s. 220)

   6961.    4- “Güzel muaşerette bulunmakla sevgi sürer. ” (c. 3, s. 383)

   6962.    5- “Muaşereti güzel olan kimsenin kardeşleri çok olur. ” (c. 5, s. 285)

   6963.    6- “Ahlakın gizliliklerini muaşerette bulunmak ortaya çıkarır. ” (c. 3, s. 466)

   6964.    7- “Fazilet ehli olan kimselerle muaşerette bulun ki yücelesin. ” (c. 4, s. 356)

   6965.    8- “Fazilet sahibi kimselerle muaşerette bulunmak kalplerin hayatıdır. ” (c. 6, s. 126)

   6966.    9- “Sadece akıllı ve takvalı kimselerle arkadaş ol. Sadece alim ve temiz insanlarla muaşerette bulun, sadece mümin ve vefalı kimselere sırrını söyle. ” (c. 6, s. 329)

   6967.    10- “İnsanlara hoşlanmadıkları şeyleri ulaştırmada acele edenler hakkında insanlar bilmedikleri şeyleri söylerler. ” (c. 5, s. 379)

 

320- Mukavemet-Direniş

 

   6968.    1- “Mukavemet ve direniş selamettir. ” (c. 1, s. 64)

   6969.    2- “En iyi saadet dinde mukavemettir. ” (c. 2, s. 375)

   6970.    3- “Bazen yamuk şey düzelir. ” (c. 4, s. 964)

   6971.    4- “Doğru ve açık yoldan ayrılma. Zira bu iş senin için keramet ve yücelik kazandırır ve sana başkalarının kınamalarına karşı kifayet eder. ” (c. 4, s. 294)

   6972.    5- “Dini doğru olmayan kimse, nasıl düzelir?” (c. 4, s. 564)

   6973.    6- “Selamet peşinde olan kimse mukavemet etmelidir. ” (c. 5, s. 215)

   6974.    7- “İstikamet eden kimse, selametten mahrum olmaz. ” (c. 5, s. 231)

   6975.    8- “Selamete rağbet eden kimse, kendini mukavemete zorlamalıdır. ” (c. 5, s. 307)

   6976.    9- “Doğru yolu kat etmekten daha salim bir yol yoktur. ” (c. 6, s. 381)

   6977.    10- “Mukavemetten daha şerafetli bir yol yoktur. ” (c. 6, s. 366)

 

321- Musibet

 

   6978.    1- “Musibetler sevabın anahtarıdır. ” (c. 1, s. 107)

   6979.    2- “Sabırla musibete uğramak (sabrını kaybetmek) en büyük musibettir. ” (c. 1, s. 307)

   6980.    3- “Musibetler insanlar arasında eşit şekilde paylaştırılmıştır. ” (c. 1, s. 344)

   6981.    4- “Musibet üzere elde edilen sevap musibet miktarından daha büyüktür. ” (c. 1, s. 377)

   6982.    5- “Sabırla musibete uğramak (sabrını kaybetmek) iki musibetten en büyüğüdür. ” (c. 2, s. 12)

   6983.    6- “Şüphesiz zorlukların sona ermesi kaçınılmaz olan nihayetleri vardır. O halde sizler zamanı gelinceye kadar bekleyiş içinde olunuz. Zira önceden çare bulmaya kalkışmak artışına neden olur. ” (c. 2, s. 571)

   6984.    7- “Şüphesiz sizler musibetlerin hedefi ve hastalıkların amacısınız. ” (c. 3, s. 60)

   6985.    8- “Musibetler uzaklaşınca unutulması/tesellisi yakınlaşır. ” (c. 3, s. 135)

   6986.    9- “Acı olayların zorluğu makam yüceliği miktarıncadır. ” (c. 3, s. 232)

   6987.    10- “Sevap musibet miktarınca iner. ” (c. 3, s. 280)



Geri   İleri
Go to TOP