A+
A
A-
İçindekiler Əsas səhifə nur-az.com
Kitabın Adı: Gurer-ul Hikem - 1
Yazar: Ebulfetih Abdulvahid Amidi
Yayın Evi:
Basım Tarihi:
Sayfa Sayısı:
Baskı Sayısı:
Tiraj:
Geri   İleri


   6474.    3- “Bir grup insan kötülüklere karşı eli, dili ve kalbiyle savaşırlar. Onlar bütün hayırlı hasletleri kendilerinde kemale erdirmişlerdir. Diğer bir grup ise kötülüklere dil ve kalpleriyle karşı çıkar, elleriyle karşı çıkmayı terk ederler. Bu grup hayır hasletlerinden ikisine sarılmış, birini kaybetmiş sayılırlar. Üçüncü bir grup ise sadece kalbiyle kötülüklere karşı çıkar, elleri ve dilleriyle karşı koymayı terk ederler. Onlar da en hayırlı üç hasletten ikisini terk etmişler, sadece birine sarılmışlardır. Bir grubu ise kalbi, dili ve eliyle kötülüğe karşı çıkmayı terk etmişlerdir. Bunlar gerçekte yaşayan ölülerdir. ” (c. 4, s. 444)

   6475.    4- “Çirkin işten uzak durmadıkça iyiliğe ulaşamazsınız. ” (c. 5, s. 67)

   6476.    5- “Kötülüğü sakındıran kimse fasıkların burnunu yere sürtmüştür. ” (c. 5, s. 259)

 

292- Kudret

 

   6477.    1- “Kudret sakınmayı unutturur. ” (c. 1, s. 235)

   6478.    2- “Kudret övülmüş ve kınanmış hasletleri ortaya çıkarır. ” (c. 1, s. 301)

   6479.    3- “Zayıf ve kölelere kudretin gereğidir. ” (c. 2, s. 159)

   6480.    4- “Kudret çoğalınca şehvet azalır. ” (c. 3, s. 125)

   6481.    5- “Kudretin olduğu halde bağışla ve devlet olduğu takdirde iyilikte bulun ki efendiliğin kemale ersin. ” (c. 3, s. 297)

   6482.    6- “İnsanlara kudreti sebebiyle zorbalık eden kimseden kudret alınır. ” (c. 5, s. 328)

 

293- Kur’an

 

   6483.    1- “Kur’an ehli Allah’ın ehli ve özel kullarıdır. ” (c. 1, s. 382)

   6484.    2- “Kur’an iki hidayetten en üstünüdür. ” (c. 2, s. 23)

   6485.    3- “Kur’an’ı güzel tilavet edin. Şüphesiz Kur’an en faydalı kıssalardır. Onunla şifa dileyin. Şüphesiz ki Kur’an göğüslerin şifasıdır. ” (c. 2, s. 257)

   6486.    4- “Sönmeyen nura ve eskimeyen yüze uyun, teslim olun ve emrine boyun eğin. Şüphesiz sizler teslim olduktan sonra asla sapmazsınız. ” (c. 2, s. 257)

   6487.    5- “En üstün zikir Kur’an’dır. Göğüsler Kur’an’la genişler ve batınlar Kur’an’la nurlanır. ” (c. 2, s. 450)

   6488.    6- “Gerçekten de Kur’an’ın zahiri/dışı güzel mi güzel, ba­tını/içyüzü oldukça derin mi derindir. İl­ginç şeyleri asla bitmez. Es­rarı ve nükteleri sona ermez. Karanlıklar ancak onunla keşfolur, aydınlanır. ” (c. 2, s. 562)

   6489.    7- “Bu Kur’an’ın; öğüdünün aldatmayan, saptırmayıp doğru yolu gösteren, sözünde yalan olmayan bir nasihatçi olduğunu bilin. ” (c. 2, s. 569)

   6490.    8- “Kur’an seni güzel bir huya davet edince sen nefsini onun benzerlerini almaya yönelt. ” (c. 3, s. 177)

   6491.    9- “Kur’an ayetleri üzerinde düşünün, ve onlardan ibret alın. Şüphesiz Kur’an en etkin öğüttür. ” (c. 3, s. 284)

   6492.    10- “Kur’an'ı öğrenin, çünkü o sözlerin en güzelidir. Onda anla­yışınızı derinleştirip kavrayışınızı genişletin. Çünkü o gönüllerin baharıdır. nuruyla şifa bulun, zira o göğüslere şifasıdır. ” (c. 3, s. 303)

   6493.    11- “Kur’an’ın ipine sarıl, nasihatlerini kabul et, helalini helal ve haramını haram bil. Farzlarıyla ve hükümleriyle amel et. ” (c. 3, s. 313)

   6494.    12- “Kur’an’ın cemali Bakara ve Al-i İmran suresidir. ” (c. 3, s. 363)

   6495.    13- “Allah’tan iman dileyin ve Kur’an’ın gerekleriyle amel edin. ” (c. 4, s. 155)

   6496.    14- “(Kur’an) şefaati kabul edilen şefaatçi ve sözü onaylanmış bir konuşmacıdır. ” (c. 4, s. 190)

   6497.    15- “Kur’an’ın zahiri güzel ve batını derindir. ” (c. 4, s. 278)

   6498.    16- “Kur’an’dan ayrılmayın, helalini helal ve haramını da haram bilin. Muhkem ayetleriyle amel edin. Müteşabih olanlarını bilenine götürün. Şüphesiz Kur’an sizlere şahittir ve Kur’an tevessül ettiğiniz şeylerin en üstünüdür. ” (c. 4, s. 302)

   6499.    17- “Kur’an’da sizden öncekilerin ve sizden sonrakilerin haberi ve aranızdaki şeylerin hükmü vardır. ” (c. 4, s. 409)

   6500.    18- “Bakır dirhemi gümüşle kaplayıp süsledikleri gibi nice sapıklık da Allah’ın kitabından bir ayetle süslenmiştir. ” (c. 4, s. 555)

   6501.    19- “Kur’an davetçi olarak yeter. ” (c. 4, s. 578)

   6502.    20- “Gece hikaye söyleyenin Kur’an olmalıdır. ” (c. 5, s. 51)

   6503.    21- “Kur’an’ı uzağa atan kimseyi tanımadıkça ahdine vefa gösteremezsiniz. ” (c. 5, s. 70)

   6504.    22- “Kur’an’dan sonra hiç kimseye bir ihtiyaç ve Kur’an’dan önce hiç kimseye bir zenginlik yoktur. ” (c. 5, s. 83)

   6505.    23- “İmanın aşısı Kur’an okumaktır. ” (c. 5, s. 131)

   6506.    24- “Kur’an tilavetiyle ünsiyet edinen kimse kardeşlerin ayrılığından dehşete kapılmaz. ” (c. 5, s. 369)

   6507.    25- “Allah’ın sözünü delil edinen kimse en güçlü yola hidayet olmuştur. ” (c. 5, s. 374)

   6508.    26- “Kur’an’ın kıyamet gününde kendisine şefaat ettiği kimse hakkında şefaat kabul edilmiş ve Kur’an’ın şikayet ettiği kimse hakkında şikayeti onaylanmıştır. ” (c. 5, s. 431)

   6509.    27- “Kur’an’ın haramını helal bilen kimse Kur’an’ın haramına iman etmemiştir. ” (c. 6, s. 89)

   6510.    28- “Kur’an’la oturan kimse mutlaka bir artış veya eksikle kalkar; hidayette bir artış veya körlükte bir eksiklikle. ” (c. 6, s. 103)

   6511.    29- “Kur’an kendisiyle aydınlanan için bir nur, düşmanıyla sava­şana şahit, kendine delil kılana zafer, dileyip belleyene bilgi ve onunla hükmedenlere doğru bir hükümdür. ” (c. 6, s. 182)

   6512.    30- “Kur’an heva ve heveslerin eğriltemediği; şüphe ve görüşlerin örtemediği bir kitaptır. ” (c. 6, s. 205)

   6513.    31- “Kur’an hak ve batılı ayırandır, şaka ve beyhude değildir. Adil sünnetlerle konuşur, faziletleri emreder. O Allah’ın sağlam ipi ve hikmetli zikridir. O Allah’ın emin vahyi ve sağlam ipidir. O kalplerin baharı ve ilmin çeşmeleridir. O doğru yoldur. O uyan kimseye hidayet, süslenen kimseye süs, sarılana koruyucu ve sarılan kimseye iptir. ” (c. 6, s. 207)

   6514.    32- “Kur’an’dan başkasından şifa dilemeyin. Şüphesiz Kur’an her hastalığın şifasıdır. ” (c. 6, s. 298)

   6515.    33- “Kur’an’ın ilginçlikleri sona ermez, gizli sırları bitmez ve şüpheler sadece onunla giderilir. ” (c. 6, s. 408)

 

294- Kurtuluş-Genişlik

 

   6516.    1- “İşin zorlaştığı en dar zaman kurtuluşun en yakın olduğu zamandır. ” (c. 2, s. 406)

   6517.    2- “Kurtuluşun yaklaştığı en yakın zaman, işin zorlaştığı andır. ” (c. 2, s. 460)

   6518.    3- “Kurtuluşu beklemek iki rahatlıktan biridir. ” (c. 3, s. 317)

   6519.    4- “Yollar kapanınca kurtuluş zahir olur. ” (c. 4, s. 319)

   6520.    5- “Şiddetler nihayete erince kurtuluş beklenir. ” (c. 4, s. 319)

   6521.    6- “Her hüznün bir açılışı/bitimi vardır. ” (c. 5, s. 10)

   6522.    7- “Her darlığın bir çıkışı vardır. ” (c. 5, s. 10)

   6523.    8- “Darlık şiddetlenince Allah açılışı/kurtuluşu yakınlaştırır. ” (c. 6, s. 72)

 

295- Kusur etmek

 

   6524.    1- “Güçlü kimsenin kusur etmesi (ahirette) musibetidir. . ” (c. 1, s. 242)

   6525.    2- “Sevabına itimat ettiği halde amelde kusur etmek büyük bir zarardır. ” (c. 2, s. 103)

   6526.    3- “Kusur etmenin meyvesi kınanmadır. ” (c. 3, s. 325)

   6527.    4- “kusur eden insanın dili de kısa olur. ” (c. 5, s. 124)

   6528.    5- “Kusur eden kimse ayıplı olur. ” (c. 5, s. 147)

   6529.    6- “Eceli gelip çatmadan önce emel günlerinde kusur eden kimse, ömrünü telef etmiş ve ölüm ona zarar vermiş olur. ” (c. 5, s. 395)

   6530.    7- “Amelde kusur eden kimseyi münezzeh olan Allah gama düçar kılar. Allah’ın malında ve canında nasibi olmayan kimseye ihtiyacı yoktur. ” (c. 5, s. 424)

   6531.    8- “İyi amelde kusur eden kimse zarar etmiştir ve pişman olur. ” (c. 5, s. 472)

 

296- Kuşku-İşkil

 

   6532.    1- “Kuşku zanna/ithama sebep olur. ” (c. 1, s. 95)

   6533.    2- “Kuşku şirke neden olur. ” (c. 1, s. 207)

   6534.    3- “Kuşkulu kimse sürekli hastadır. ” (c. 1, s. 211)

   6535.    4- “Kuşkulu kimsenin dini yoktur. ” (c. 1, s. 252)

   6536.    5- “İnsanların en zelili kuşkulu olanıdır. ” (c. 2, s. 381)

   6537.    6- “Seni kuşkulandıran şeyi kuşkulandırmayan şeye doğru terk et. ” (c. 4, s. 17)

   6538.    7- “Takvanın salahı kuşkudan kaçınmaktır. ” (c. 4, s. 195)

   6539.    8- “Her insanın bir ihtiyacı vardır. O halde kuşkudan uzaklaş. ” (c. 5, s. 19)

   6540.    9- “Kuşkusu çok olanın gıybeti çok yapılır. ” (c. 5, s. 226)

   6541.    10- “İhlaslı kimse kuşkuya kapılmaz ve yakine eren kimse şek etmez. ” (c. 6, s. 66)

   6542.    11- “Kuşkudan sakınmak en güzel yiğitliktendir. ” (c. 6, s. 127)

   6543.    12- “Kuşkulu kimseden daha çok korkan kimse yoktur. ” (c. 6, s. 373)

   6544.    13- “Kuşkulu kimse asla salim olmaz. ” (c. 6, s. 367)

 

297- Küçüklük-Çocukluk

 

   6545.    1- “Küçüklükte çaba göstermeyen kimse büyüklükte yüce mertebeye ulaşamaz. ” (c. 5, s. 263)

   6546.    2- “Küçüklüğünde soran kimse, büyüklüğünde cevap verir. ” (c. 5, s. 264)

   6547.    3- “Küçüklüğünde ilim tahsil etmeyen büyüklüğünde öne geçemez. ” (c. 5, s. 401)

 

298- Küfran-Küfür

 

   6548.    1- “Küfür, yardımsız kalmaya sebep olur. ” (c. 1, s. 26)

   6549.    2- “Nankörlük, noksanlık sebebidir. ” (c. 1, s. 59)

   6550.    3- “Kafir, günahkar ve cahildir. ” (c. 1, s. 187)

   6551.    4- “İman, küfrü yok eder. ” (c. 1, s. 218)

   6552.    5- “Kafir kimse; hilekar, yamuk, taş kalpli ve haindir. ” (c. 1, s. 379)

   6553.    6- “Dünya kafirin cenneti, ölüm onu alıcı ve cehennem kalıcı yeridir. ” (c. 2, s. 67)

   6554.    7- “Kafir kimse hilekar, aşağılık, hain, cahilliğiyle kibirli ve hayatında aldanmıştır. ” (c. 2, s. 75)

   6555.    8- “Dünya kafirin cenneti, bu dünya onun himmeti, ölüm onun mutsuzluğu ve cehennem onun sonudur. ” (c. 2, s. 88)

   6556.    9- “Nimetin yok olma sebebi, nankörlüktür. ” (c. 4, s. 121)

   6557.    10- “Nimetin değişim sebebi nankörlük. ” (c. 4, s. 126)

   6558.    11- “Küfre iman vesilesiyle karşı çıkın. ” (c. 4, s. 232)

   6559.    12- “Kafir kimse cahil olmadıkça küfre düşmez. ” (c. 6, s. 70)

   6560.    13- “Kafirin himmeti dünya içindir, bu ebedi olmayan yolda çabalar ve onun son hedefi şehvettir. ” (c. 6, s. 213)

   6561.    14- “Küfran nimeti yok eder. ” (c. 1, s. 216)

   6562.    15- “Şüphesiz cehennem ehli, çok nankörlük ve çok hile yapanlardır. ” (c. 2, s. 492)

   6563.    16- “Şüphesiz nimetlere küfranda bulunmak horluktur ve cahille arkadaşlık uğursuzluktur. ” (c. 2, s. 498)

   6564.    17- “Nimetin afeti nankörlüktür. ” (c. 3, s. 98)

   6565.    18- “Nimetin yokluğu nankörlüktedir. ” (c. 4, s. 401)

   6566.    19- “Nimete küfranda bulunmak yok olmasına ve nimete şükretmek ise kalıcı olmasına neden olur. ” (c. 4, s. 627)

   6567.    20- “Nimetlere küfranda bulunmak ayakları kaydırır ve nimetleri yok eder. ” (c. 4, s. 630)

   6568.    21- “Nimete küfranda bulunmak alçaklık, ahmakla arkadaşlık ise rezilliktir. ” (c. 4, s. 630)

   6569.    22- “İhsana küfranda bulunmak, mahrumiyete sebep olur. ” (c. 4, s. 632)

   6570.    23- “Nimete küfranda bulunmak, yok olmasına sebep olur. ” (c. 4, s. 631)

   6571.    24- “Nimete küfranda bulunmak ilahi intikamların nazil olmasına sebep olur. ” (c. 4, s. 634)

   6572.    25- “Nimete küfranda bulunan kimse, insanlar ve Allah nezdinde kınanmıştır. ” (c. 4, s. 636)

   6573.    26- “Nimete küfranda bulunmak başarıdan sayılmaz. ” (c. 5, s. 80)

   6574.    27- “Allah’ın nimetini, Allah’a itaatsizlik ve günahta kullanan kimse nimete küfranda bulunmuştur. ” (c. 5, s. 298)

   6575.    28- “İyiliğin güzelliğine küfranda bulunan kimse, kendisiyle ilişkileri kesmenin çirkinliğine layıktır. ” (c. 5, s. 323)

   6576.    29- “Nankör kimseye yediren kimsenin öfkesi uzar. ” (c. 5, s. 438)

   6577.    30- “Nimete küfranda bulunan kimseye intikam nazil olur. ” (c. 5, s. 473)

   6578.    31- “Küfran ile nimet kalmaz. ” (c. 6, s. 352)

   6579.    32- “Küfranda bulunan kimseye ihsandan daha faydasız bir ihsan yoktur. ” (c. 6, s. 499)

   6580.    33- “Nimete küfranda bulunmak, Allah’ın ihsan ve keremine küfranda bulunmaktır. ” (c. 4, s. 634)

 

299- Külfet-Zorluğa Düşmek

 

   6581.    1- “Zorluğa düşmek münafıkların hasletlerindendir. ” (c. 1, s. 308)

   6582.    2- “Zorluğa düşmemek en şerefli stoktur. ” (c. 1, s. 317)

   6583.    3- “Uzak görüşlü kimse, zorluk ve külfetleri bir tarafa atan kimsedir. ” (c. 1, s. 366)

   6584.    4- “En rahat hayat, külfetleri atmakladır. ” (c. 2, s. 392)

   6585.    5- “En kötü dostun kendilerinden dolayı zorluğa düştüklerindir. ” (c. 4, s. 170)

   6586.    6- “En kötü dostluk, kendisiyle zorluğa düştüğün dostluktur. ” (c. 4, s. 189)

 

-L-

300- Lezzet

 

   6587.    1- “Lezzet kandırır. ” (c. 1, s. 16)

   6588.    2- “Lezzetler yok eder. ” (c. 1, s. 23)

   6589.    3- “Lezzetler afettir. ” (c. 1, s. 55)

   6590.    4- “Güçlü insan lezzetleri yok edendir. ” (c. 1, s. 313)

   6591.    5- “Her lezzet ile zail oluşunu, her nimet ile intikal edişini, her bela ile kalkışını hatırla! Şüphesiz bu nimet için daha kalıcı, şehveti kaldırıcı, yersiz sevinçleri giderici, kurtuluşa en yakın, hüzünleri dağıtmaya ve hedefe ulaştırmaya en layıktır. ” (c. 2, s. 228)

   6592.    6- “En yüce itaat, lezzetlerden uzak durmaktır. ” (c. 2, s. 393)

   6593.    7- “En yüce itaat lezzetlerden uzak kalmaktır. ” (c. 2, s. 426)

   6594.    8- “İnsanların en mutlusu geçici lezzetleri, kalıcı lezzetler için terk edendir. ” (c. 2, s. 441)

   6595.    9- “Afetlerin esası lezzetlerdir. ” (c. 4, s. 51)

   6596.    10- “Nice lezzet vardır ki insanoğlunun ölümü ondadır. ” (c. 4, s. 69)

   6597.    11- “Nefsin dünyevi lezzetlerden oruçlu olması en faydalı oruçtur. ” (c. 4, s. 215)

   6598.    12- “Kendisini lezzetlerden alıkoyan padişahtır ve onu serbest bırakan kimse helak olandır. ” (c. 4, s. 233)

   6599.    13- “İnsanın nefsini lezzetlerden sakındırması, övülmüş zühttür. ” (c. 4, s. 278)

   6600.    14- “Lezzetler ve şehvetler hazır olunca, sakınanların sakınması aşikar olur. ” (c. 4, s. 326)

   6601.    15- “Lezzetlerin sonun kötülüğünü bildiği halde kendisini bundan alıkoymayan kimseye şaşarım!” (c. 4, s. 337)

   6602.    16- “Rüsvalık utancı, lezzetlerin tatlığı karartır. ” (c. 4, s. 352)

   6603.    17- “İçinde lezzetlerin hırsı olan kimsenin helak oluşunun onda olmaması çok azdır. ” (c. 4, s. 517)

   6604.    18- “Nice basit lezzetler yüce derecelerin önünü keser. ” (c. 4, s. 548)

   6605.    19- “Dünyanın lezzetlerini tatlı sayan kimse için hakikatte hüzün vardır. ” (c. 5, s. 29)

   6606.    20- “Lezzetleri düşünmesi çoğalan kimseye, lezzetler galebe çalar. ” (c. 5, s. 322)

   6607.    21- “Ebedi yurdu seven kimse lezzetleri unutur. ” (c. 5, s. 328)

   6608.    22- “Canlarınızı lezzetlerin pisliğinden ve isteklerin etkilerinden temizleyin. ” (c. 6, s. 173)

   6609.    23- “Nefsin lezzetlere hırsı, insanı saptırır ve yok eder. ” (c. 6, s. 225)

   6610.    24- “Senin dünyadaki tüm istek ve arzun, sadece bir lezzete ulaşmak veya gazabını dindirmek olmamalıdır. Aksine hakkı ihya etmek veya batılı öldürmek olmalıdır. ” (c. 6, s. 311)

   6611.    25- “Kararmayla birlikte lezzet yoktur. ” (c. 6, s. 355)

   6612.    26- “Kalıcı olmayan lezzette hayır yoktur. ” (c. 6, s. 391)

   6613.    27- “Afetlerin acılığıyla lezzetlerin tatlılığı ayakta kalamaz. ” (c. 6, s. 423)

   6614.    28- “Pişmanlık getirecek olan lezzetten ve acıyla sonuçlanan şehvette hayır yoktur. ” (c. 6, s. 432)

   6615.    29- “Gam, lezzet miktarıncadır. ” (c. 3, s. 216)

 

301- Lütfetmek-Bağışta Bulunmak

 

   6616.    1- “Lütfetmek en yüce kerem ve yüceliktir. ” (c. 1, s. 240)

   6617.    2- “Lütfetmen en yüce azık ve cömertlik en iyi ziynettir. ” (c. 2, s. 86)

   6618.    3- “Öne düşmek için bağışta bulun. ” (c. 2, s. 169)

   6619.    4- “Değerinin yücelmesi için insanlara bağışta bulun. ” (c. 2, s. 177)

   6620.    5- “İnsanların hayat açısından en iyisi, insanların lütuf ve bağışı sayesinde yaşadığı kimsedir. ” (c. 2, s. 410)

   6621.    6- “Bağışta bulunursan sana hizmet ederler. ” (c. 3, s. 24)

   6622.    7- “Bağışta bulunmakla değerler büyür. ” (c. 3, s. 198)

   6623.    8- “Lütufta bulunmakla, insanlar köle edilir. ” (c. 3, s. 210)

   6624.    9- “Kerim ve yüce insan çok lütfetmekle tanınır. ” (c. 3, s. 235)

   6625.    10- “Lütfetmekle ayıplar örtülür. ” (c. 3, s. 237)

   6626.    11- “Lütfet ki sana hizmet etsinler ve sabret ki önder olasın. ” (c. 4, s. 279)

   6627.    12- “Lütfeden insanın, büyüklüğü övülür. ” (c. 4, s. 37)

   6628.    13- “Mal ve servetin zekatı lütfetmektir. ” (c. 4, s. 104)

   6629.    14- “Riyasetin ziyneti lütfetmektir. ” (c. 4, s. 108)

   6630.    15- “Çok lütfedince ve şiddetli tahammül edince, celal ve büyüklük tahakkuk eder. ” (c. 4, s. 324)

   6631.    16- “Kendisinden yüce insandan hayır beklediği halde kendisinden düşüğüne ihsan etmeyen kimseye şaşarım!” (c. 4, s. 348)

   6632.    17- “Lütufta bulunana hizmet edilir. ” (c. 5, s. 138)

   6633.    18- “Lütufta bulunmayan kimse yüceliğe erişemez. ” (c. 5, s. 245)

 

-M-

302- Mağfiret-İstiğfar

 

   6634.    1- “İstiğfar günahları yok eder. ” (c. 1, s. 94)

   6635.    2- “İstiğfar günahların ilacıdır. ” (c. 1, s. 228)

   6636.    3- “İstiğfar en büyük mükafat ve en çabuk ulaşılan sevaptır. ” (c. 1, s. 388)

   6637.    4- “Akıllı insan günahları mağfiret ile örtendir. ” (c. 2, s. 29)

   6638.    5- “İstiğfar et ki rızıklanasın. ” (c. 2, s. 169)

   6639.    6- “Arkadaşının sürçmelerini bağışla ki düşmanın seni temiz bilsin. ” (c. 2, s. 180)

   6640.    7- “En üstün tebessüm istiğfardır. ” (c. 2, s. 378)



Geri   İleri
Go to TOP