A+
A
A-
İçindekiler Əsas səhifə nur-az.com
Kitabın Adı: Gurer-ul Hikem - 1
Yazar: Ebulfetih Abdulvahid Amidi
Yayın Evi:
Basım Tarihi:
Sayfa Sayısı:
Baskı Sayısı:
Tiraj:
Geri   İleri


   2289.    150- “Dünyanın değeri az, hasılı küçük, sevinci haksız, bağışları aldatıcıdır. ” (c. 3, s. 454)

   2290.    151- “Dünya hayrı değersiz ve kötülüğü hazırdır. ” (c. 3, s. 431)

   2291.    152- “Dünya sevgisi tamahı gerektirir. ” (c. 3, s. 396)

   2292.    153- “Dünya sevgisi aklı bozar, kalbi hikmet duyma hususunda sağır eder ve şiddetli bir azaba sebep olur. ” (c. 3, s. 397)

   2293.    154- “Dünya tatlılığı ahiret acılığını ve kötü akıbeti gerektirir. ” (c. 3, s. 398)

   2294.    155- “Dünya tatlılığı sabr (çok acı bir ilaç), yemeği zehir ve sebepleri çürümüş iptir. ” (c. 3, s. 399)

   2295.    156- “Dünyanın dirisi ölüm ile, sıhhatlisi hastalık ile karşı karşıyadır. Ölüm ve belaların hedefidir. ” (c. 3, s. 400)

   2296.    157- “Dünya ehline mutsuzluk, fena, yokluk ve helak hükmü verilmiştir. ” (c. 3, s. 413)

   2297.    158- “Dünya şehvetlerle sarılmış, hazır lezzetlerle kendini sevdirmiş, hilelerle süslenmiş ve arzularla ziynetlenmiştir. ” (c. 3, s. 414)

   2298.    159- “Dünyanın hayrı hasret ve şerri ise pişmanlıktır. ” (c. 3, s. 423)

   2299.    160- “Afetlerin başı dünyayı sevmektir. ” (c. 4, s. 54)

   2300.    161- “Dünya belalar ile sarılmış ve vefasızlıkla nitelendirilmiştir. Ahvali devam etmez, kendisine inenleri salim olmaz. ” (c. 4, s. 14)

   2301.    162- “Dünya, sahibine hordur, helali haramına, hayrı şerrine ve tatlılığı acısına karışmıştır. ” (c. 4, s. 14)

   2302.    163- “Fena yurdu asillerin yattığı yer, mutsuzların ve saldırganların yurdudur. ” (c. 4, s. 15)

   2303.    164- “Dünyayı anmak en acı derttir. ” (c. 4, s. 31)

   2304.    165- “Dünya horluğu, ahiret izzetidir. ” (c. 4, s. 32)

   2305.    166- “Dünyadan nice sakınılması gereken şey senin nezdinde hesaba gelmez. ” (c. 4, s. 77)

   2306.    167- “Nefsi dünyanın süslerinden alı koymak aklın meyvesidir. ” (c. 4, s. 88)

   2307.    168- “Dünyadan hoşnut olman, seçiminin kötülüğünden ve talihinin mutsuzluğundandır. ” (c. 4, s. 92)

   2308.    169- “Dünyanın artışı, ahireti bozar. ” (c. 4, s. 113)

   2309.    170- “Dünyanın ziyneti, zayıf akılları bozar. ” (c. 4, s. 114)

   2310.    171- “Aklın bozulma sebebi dünya sevgisidir. ” (c. 4, s. 125)

   2311.    172- “Dünya saltanatı zillet ve yüceliği aşağılıktır. ” (c. 4, s. 131)

   2312.    173- “Dünyanın sevinci aldatıcı ve metası yok olucudur. ” (c. 4, s. 132)

   2313.    174- “Mihnetlerin en kötüsü dünya sevgisidir. ” (c. 4, s. 172)

   2314.    175- “Fitnelerin en kötüsü dünya sevgisidir. ” (c. 4, s. 177)

   2315.    176- “Ahiretin salahı dünyayı reddetmektir. ” (c. 4, s. 196)

   2316.    177- “Dünyanın sıhhati hastalık ve lezzeti derttir. ” (c. 4, s. 198)

   2317.    178- “Dünyanın talakı, ahiretin mehiridir. ” (c. 4, s. 250)

   2318.    179- “Dünyayı taleb etmek fitnenin başıdır. ” (c. 4, s. 250)

   2319.    180- “Dünyayı dini ile taleb eden cezalandırılır ve kınanır. ” (c. 4, s. 251)

   2320.    181- “Dünyayı taleb eden ahireti kaybeder, ölüm ona çatar ve aniden yakalar ve dünyadan sadece kendi nasibine erişir. ” (c. 4, s. 255)

   2321.    182- “Dünyanın süslerinden yüz çeviren kimse cennet müjdesinin sevincine erişmiştir. ” (c. 4, s. 275)

   2322.    183- “Fena yurdunu ima eden ve beka yurdunu terk eden kimseden şaşarım. ” (c. 4, s. 336)

   2323.    184- “Nefsini tanıyan kimse fena yurduna nasıl ünsiyet edebilir, şaşarım!” (c. 4, s. 339)

   2324.    185- “Dünyanın kulu sürekli fitne ve beladadır. ” (c. 4, s. 353)

   2325.    186- “Dünyanın nihayeti fenadır. ” (c. 4, s. 370)

   2326.    187- “Dünyanın hilesi insanı yere serer. ” (c. 4, s. 378)

   2327.    188- “Ey dünya! Hileni bilmeyen ve hile tuzakların kendisine gizli kalan kimseyi kandır. ” (c. 4, s. 383)

   2328.    189- “Dünya hiledir, dünyada olan her şey aldatış vesilesidir ve üzerindeki her şey fanidir. ” (c. 4, s. 385)

   2329.    190- “Dünya çok aldatıcı, çok zarar vericidir. Sürekli değişici, zahir olucu, yok olucu ve biticidir. ” (c. 4, s. 387)

   2330.    191- “Dünya yemeği öldürücü bir zehir, sebepleri ise eski iplerdir. ” (c. 4, s. 387)

   2331.    192- “Dünyadan el çekmekle kurtuluşa erişilir. ” (c. 4, s. 394)

   2332.    193- “Dinin fesadı dünyadır. ” (c. 4, s. 417)

   2333.    194- “Dünyanın tüm karları hüsrandır. ” (c. 4, s. 530)

   2334.    195- “Dünya dostluğu ve ahireti terk hususunda birbirinizle samimice anlaşmışsınız. ” (c. 4, s. 481)

   2335.    196- “Şüphesiz dünya hileleriyle süslenmiş ve ziynetleriyle aldatmıştır. ” (c. 4, s. 484)

   2336.    197- “Dünyanın tüm nimetleri helak ve yok olucudur. ” (c. 4, s. 532)

   2337.    198- “Az dünyanın bekası devam etmez, çok dünya ise beladan güvende değildir. ” (c. 4, s. 517)

   2338.    199- “Her fani azdır. ” (c. 4, s. 526)

   2339.    200- “Dünyadan her şeyin işitilmesi, görülmesinden daha büyüktür. ” (c. 4, s. 542)

   2340.    201- “Şüphesiz dünyada tatlı olan her şey acı olmuş ve saf olanlar bulanıklaşmıştır. ” (c. 4, s. 483)

   2341.    202- “Şüphesiz (peygamber) dünyayı küçümsemiş ve horlamıştı. Başkalarının yanında da dünyayı horluyordu. Allah’ın dünyayı kendi iradesiyle kendisinden aldığı ve başkalarına imtihan için yaydığını verdiğini biliyordu. ” (c. 4, s. 489)

   2342.    203- “Mihnet dünya sevgisi ile birlikte kılınmıştır. ” (c. 4, s. 495)

   2343.    204- “Dünyanın tüm kolaylıkları zorluktur. ” (c. 4, s. 540)

   2344.    205- “Az bir dünya çok ahireti ortadan kaldırır. ” (c. 4, s. 512)

   2345.    206- “Dünyanın tüm hali sarsıntılı, varlığı çalınmış ve intikal halindedir. ” (c. 4, s. 544)

   2346.    207- “Dünyanın tüm müddeti bitici ve içindeki tüm diriler ölücü ve fani olucudur. ” (c. 4, s. 545)

   2347.    208- “Güneş ve gece bir araya gelmediği gibi Allah ve dünya sevgisi ile bir araya gelmez. ” (c. 4, s. 624)

   2348.    209- “Nice bina yapan kimse, içinde oturmamıştır. ” (c. 4, s. 553)

   2349.    210- “İnsan dünyayla ne kadar fazla uğraşırsa ona o kadar bağlanır, onu o kadar hüsran yollarına sokar ve helak edici şeylere düşürür. ” (c. 4, s. 619)

   2350.    211- “Kalbinde dünya sevgisi yer eden kimse nasıl Allah sevgisini iddia edebilir?” (c. 4, s. 566)

   2351.    212- “Dünyaya güvenen nice kimse faciaya düçar kalmıştır. ” (c. 4, s. 551)

   2352.    213- “Nice dünyaya güvenen kimse yere serilmiştir. ” (c. 4, s. 551)

   2353.    214- “Dünyadan kopucu olun ve ahirete bağlanın. ” (c. 4, s. 616)

   2354.    215- “Dünya ile ünsiyet kurduğunda ondan daha fazla sakınıcı ol. ” (c. 4, s. 607)

   2355.    216- “Günlerin dönüşü rüyalardır, lezzetleri dertlerdir ve bağışları ise yokluk ve hastalıklardır. ” (c. 4, s. 627)

   2356.    217- “Dünyanın çokluğu azlık, izzeti zillet, süsleri saptırıcı ve bağışları fitnedir. ” (c. 4, s. 597)

   2357.    218- “Nice azamet sahibini dünya hor kılmıştır. ” (c. 4, s. 551)

   2358.    219- “Dünyanın şüphesiz kendi yurtlarını olmadığı bilen ve onu (ahiret ile) değiştiren topluluk gibi olun. ” (c. 4, s. 617)

   2359.    220- “Fayda vermeyen bir şey zarar verir. Dünya tatlılığı ve acılığı ile göçer, fakirlik ilahi zenginlik ile birlikte olunca zarar vermez. ” (c. 4, s. 620)

   2360.    221- “Dünyadan bir şey kaybedince bu (senin için) bir ganimettir. ” (c. 4, s. 622)

   2361.    222- “Dünya ile meşgul olan kimse nasıl ahiret için amel etsin. ” (c. 4, s. 559)

   2362.    223- “Her doğan şeyin bir batışı vardır. ” (c. 5, s. 10)

   2363.    224- “Dünyayı nefsin için bir paha ve Allah nezdinde senin için olanlara bir karşılık görmen (karlı) ticaret değildir. ” (c. 5, s. 39)

   2364.    225- “Dünyadan bir sevince erişen herkes ardından bir hüzne boğulur. ” (c. 5, s. 94)

   2365.    226- “Rahatlık bulutu kime gölge ederse, üzerine bela yağmuru yağar. ” (c. 5, s. 103)

   2366.    227- “Dünya için amel eden hüsrana uğrar. ” (c. 5, s. 181)

   2367.    228- “Kendisinden el çeken kimseye dünya, istemediği halde gelir. ” (c. 5, s. 222)

   2368.    229- “Dünyadan öne geçmeye çalışan kimseyi dünya kaybeder. ” (c. 5, s. 161)

   2369.    230- “Dünyadan uzak duran kimseyi dünya taleb eder. ” (c. 5, s. 161)

   2370.    231- “Dünya ile boğuşan kimse, dünya yere serer. ” (c. 5, s. 162)

   2371.    232- “Dünyaya isyan edene, dünya itaat eder. ” (c. 5, s. 162)

   2372.    233- “Dünyadan yüz çevirene, dünya bizzat gider. ” (c. 5, s. 162)

   2373.    234- “Dünyaya sahip olanın yere serilmesi çok olur. ” (c. 5, s. 239)

   2374.    235- “Dünyayı imar eden kimse, ahiretini harab eder. ” (c. 5, s. 277)

   2375.    236- “Dünyayı çok taleb eden kimse, kendisini helak eden şeyleri çok taleb etmiştir. ” (c. 5, s. 260)

   2376.    237- “Dünyayı az taleb eden kimse, kendisine güven veren şeyleri çok taleb etmiştir. ” (c. 5, s. 259)

   2377.    238- “Dünya süsü kendisine hoş gelen kimseye hileler galip gelir. ” (c. 5, s. 242)

   2378.    239- “Dünyadan hoşnut olan kimseyi ahiret zayi eder. ” (c. 5, s. 282)

   2379.    240- “Dünyadan olan her şeyin bir sonu ve yok oluşu vardır. ” (c. 5, s. 17)

   2380.    241- “Şüphesiz dünya sizlere örtüsünü kaldırmış ve hepinize eşit şekilde ilan etmiştir. ” (c. 5, s. 32)

   2381.    242- “Dünya sevgisi için kulaklar hikmeti duymaya karşı sağır olmuş ve kalpler basiret nurundan körelmiştir. ” (c. 5, s. 42)

   2382.    243- “Münezzeh olan Allah dünyayı kulları için seçmemiş ve onu düşmanlarından esirgememiştir. ” (c. 5, s. 94)

   2383.    244- “Verdiği sıkıntılar yüzünden kendisinden yüz çeviren kimse dışında, hiç kimse dünyadan hoş bir yüz görmemiştir. ” (c. 5, s. 95)

   2384.    245- “Dünya ehli akıl edecek olsaydı dünya harab olurdu. ” (c. 5, s. 111)

   2385.    246- “Dünya Allah nezdinde övülmüş olsaydı onu dostlarına özgü kılardı. Lakin Allah dostlarının kalbini ondan çevirtmiş, dünya hakkındaki tamahlarını yok etmiştir. ” (c. 5, s. 119)

   2386.    247- “Dünyadan kendisini hoşnut kılacağını isteyen kimsenin (başkalarına) kötü isnatları çoğalır, saldırganlığı uzar. ” (c. 5, s. 312)

   2387.    248- “Sizden birine dünya baki olsaydı; dünya, şu anda elinde olan kimseye ulaşmazdı. ” (c. 5, s. 122)

   2388.    249- “Dünya süsü gözüne hoş gelen kimsenin gözlerinin körlüğü ardından gelir. ” (c. 5, s. 369)

   2389.    250- “Dünyanın hilesine güvenen kimse, korkması gereken şeyden kendisini güvende görür. ” (c. 5, s. 318)

   2390.    251- “Kalbi dünya sevgisine bağlanan kimse üç şeye bağlanmış olur: Sürekli hüzün, kendisini bırakmayan bir hırs ve ulaşamayacağı bir arzu. ” (c. 5, s. 359)

   2391.    252- “Dünyaya zannı güzel olan kimseye mihnet ve zorluk hakim olur. ” (c. 5, s. 379)

   2392.    253- “Dünya süsüne rağbet eden kimse istediği bekayı kaybeder. ” (c. 5, s. 371)

   2393.    254- “Dünyaya mağlub olan kimse, önünü görmekten kör olur. ” (c. 5, s. 383)

   2394.    255- “Dünyayı imar eden kimse dinini bozar ve ahiretini harab eder. ” (c. 5, s. 383)

   2395.    256- “Gözünü dünyanın çocuklarıyla sınırlandıran kimse, hidayet yolunu görmekten kör olur. ” (c. 5, s. 386)

   2396.    257- “Dünyadan bir şey taleb eden, ahiretten istediğinden daha fazlasını kaybeder. ” (c. 5, s. 391)

   2397.    258- “Dünyayı ahiret ameliyle taleb eden kimseyi (bu iş) talep ettiği şeyden uzak düşürür. ” (c. 5, s. 393)

   2398.    259- “Dünya nimetlerinden nefsini uzak kılan kimsenin, şüphesiz aklı kemale ermiştir. ” (c. 5, s. 394)

   2399.    260- “Dünyadan bir şeye sahip olan kimse ahiretinden malik olduğu şeyden fazlasını kaybeder. ” (c. 5, s. 394)

   2400.    261- “Dünyayı tanıyan kimse, kendisine ulaşan şeyler sebebiyle hüzünlenmez. ” (c. 5, s. 401)

   2401.    262- “Dünyanın hilesini bilen kimse imkansız rüyalarına aldanmaz. ” (c. 5, s. 402)

   2402.    263- “Dünyaya ulaşan kimse sıkıntıda olur ve onu kaybeden kimse zorluğa düşer. ” (c. 5, s. 420)

   2403.    264- “Dünya gözünde büyük olan ve kalbindeki yeri büyüyen kimse, onu Allah’a tercih eder, ona bağlanır ve ona kul olur. ” (c. 5, s. 425)

   2404.    265- “Dünya sevgisini şiar edinen kimsenin içini dünya hüzünle doldurur ve kalbinin siyahlığında oynar. (Bu hüzünler şunlardır:) Bir hüzün kendisini meşgul eder, bir gam onu hüzünlendirir ve sonunda onu gazabına alır. Böylece, kalp damarları parçalanmış, Allah nezdinde hor hale gelmiş ve kardeşlerine görülmesi uzaklaşmış bir halde ilahi kazaya düşer. ” (c. 5, s. 434)

   2405.    266- “Dünyaya güvenen kimse, mutsuz ve mahrumdur. ” (c. 5, s. 442)

   2406.    267- “Dünyaya hizmet edeni, dünya hizmetkar edinir. Her kim de münezzeh olan Allah’a hizmet ederse dünya ona hizmet eder. ” (c. 5, s. 444)

   2407.    268- “Tek derdi dünya olan kimsenin kıyamet günü mutsuzluğu ve hüznü uzar. ” (c. 5, s. 446)

   2408.    269- “Dünya nimetlerinden uzaklaşan kimse aziz olur. ” (c. 5, s. 462)

   2409.    270- “Dostların toplanışını ayrılıkla dağıtmak ve sevinci hüzne çevirmek, dünyanın zorluklarındandır. ” (c. 6, s. 24)

   2410.    271- “Sadece içinde günah işlenmesi, dünyanın Allah nezdindeki horluğundandır. ” (c. 6, s. 31)

   2411.    272- “Allah nezdinde olana sadece dünyayı terk etmekle ulaşılması, dünyanın kınanmasındandır. ” (c. 6, s. 32)

   2412.    273- “Dünyadan önce gönderdiklerin kendin içindir. Geriye attıkların ise düşmanların içindir. ” (c. 6, s. 84)

   2413.    274- “Dünyanın arkadaşı olan musibet ve olayların hedefi olur. ” (c. 6, s. 131)

   2414.    275- “Dünyanın ölümleri, ahiretin ölümlerinden daha kolaydır. ” (c. 6, s. 130)

   2415.    276- “Dünya gibi hiçbir şey dini bozmaz. ” (c. 6, s. 54)

   2416.    277- “Dünyanın örneği gölgen gibidir; durursan durur, taleb edersen uzaklaşır. ” (c. 6, s. 134)

   2417.    278- “Size ne olmuş da elde ettiğiniz az bir dünyaya hoşlanıyor ve ahiretten mahrum olduğunuz nice şeye hüzünlenmiyorsunuz?” (c. 6, s. 95)

   2418.    279- “Gözünde sevimli olan bu dünya, kötü görüşünün kendisini gözünde çirkin gösterdiği ahiretten daha iyi değildir. ” (c. 6, s. 82)

   2419.    280- “Dünyayı taleb eden kimse ahireti elde edemez. ” (c. 6, s. 71)

   2420.    281- “Dünya lezzetlerinden birine ulaşan kimseye, kıyamet günü bu lezzet hüzün olur. ” (c. 6, s. 85)

   2421.    282- “Dünyadan azalan şey, ahirette çoğalır. ” (c. 6, s. 85)

   2422.    283- “Sana ve dünyaya ne olmuş ki onu elde ettiğinde düzeltmek seni ondan faydalanmaktan alıkoyuyor; faydalandığın takdirde ise ölümün sana galip gelişi boğazını tıkıyor!” (c. 6, s. 104)

   2423.    284- “Dünyadan bir şeye ulaştığında, bununla çok sevinme; dünyadan kaybettiklerin sebebiyle de üzülme!” (c. 6, s. 90)

   2424.    285- “Bina gibi bozulan yurdun ve yol azığı gibi yok olan ömrün ne hayrı vardır. ” (c. 6, s. 92)

   2425.    286- “Dünya (zehirli) bir yılan gibidir; derisi yumuşak, ama içinde öldürücü zehir vardır; aldanan cahil ona doğru yürür, akıl sahibi ise ondan uzak durur. ” (c. 6, s. 138)

   2426.    287- “Dünya metası kurumuş ve vebalı bir ot gibidir. O halde göç edilmesi kendisine güvenilip kalınmasından ve geçici nimetleri servetinden daha temiz olan, daha iyi olan otlaktan uzak durun. ” (c. 6, s. 144)

   2427.    288- “Dünya ile sükunete eren kimse helak olmuş, dinini mehiri kılmıştır. Dünya nerede meylederse o da oraya meyleder. Gerçekten de dünya onun tek derdidir ve onu kendisine mabut edilmiştir. ” (c. 6, s. 199)

   2428.    289- “Kendine kolay tut, şüphesiz ki iş yakındır, birliktelik kısa ve ikamet azdır. ” (c. 6, s. 202)

   2429.    290- “Dünya alı koyucu, inatçı, sırt çevirici, muzdarip, çok aldatıcı ve nankördür. ” (c. 6, s. 205)

   2430.    291- “Dünya ile sevinenler kıyamet günü helak olur ve dünya ile üzülenler ise kurtuluşa erer. ” (c. 6, s. 206)

   2431.    292- “Dünya nimetleri hususunda yarışma şüphesiz dünya nimetleri azdır. ” (c. 6, s. 289)

   2432.    293- “dünyadan ardında bir şey bırakma. Zira şu iki kişiden birine bırakmış olursun: Eğer Allah'a itaat yolunda harcayan olursa, senin bahtsızlığa düşerek elde ettiğinle o mutlu olur. Eğer Allah'a isyan yolunda harcayan olursa, senin topladıkların yüzünden bahtsız olmuş olacaktır; sen de ona günahında yardım etmiş sayılacaksın. Dolayısıyla bunlardan hiçbirini kendine tercih etmen doğru değildir. ” (c. 6, s. 330)

   2433.    294- “Sizden hiç kimse dünyadan kaybettikleri şeyler için cariye gibi ağlamasın. ” (c. 6, s. 327)

   2434.    295- “Dünya seni güzel emanetleriyle kandırmasın. Şüphesiz dünyanın emanetleri kendisine geri döner. Elde ettiğin haram işlerin neticeleri sana kalır. ” (c. 6, s. 315)

   2435.    296- “Dünyaya rağbet etme; aksi takdirde ahiretin hüsrana uğrar. ” (c. 6, s. 272)

   2436.    297- “Sakın dünya sizi aldatmasın, nefsani istekler size galip gelmesin, ömür size uzun gelmesin ve arzular sizi kandırmasın. Şüphesiz arzu dinden bir şey değildir. ” (c. 6, s. 304)

   2437.    298- “Dünyanın yücelttiği kimseyi sen yüceltme. ” (c. 6, s. 375)

   2438.    299- “Dünya kendisine sığınanı korumaz. ” (c. 6, s. 390)

   2439.    300- “Dünyanın sevinci devam etmez, hoşluğu baki kalmaz ve musibetlerinden güvende olunmaz. ” (c. 6, s. 418)

   2440.    301- “Az bir dünya bile dini bozar. ” (c. 6, s. 455)

   2441.    302- “İnsan hastayı tedavi ettiği gibi kendisini dünya dertlerinden tedavi etmeli ve hastanın perhiz ettiği gibi lezzet ve şehvetlerinden sakınmalıdır. ” (c. 6, s. 445)

   2442.    303- “Dünyaya rağbet ile olunca ahiret için amel fayda vermez. ” (c. 6, s. 412)

   2443.    304- “Nefsinin şerefini bilen kimseye dünyanın aşağılığından münezzeh olması yakışır. ” (c. 6, s. 442)

   2444.    305- “Az bir dünya, çok dünyadan hayırlıdır. Geçici miktarı insanı helak edişinden daha uygundur. ” (c. 6, s. 458)

   2445.    306- “Ey heva ve heves esirleri! Arzularınızı azaltın. Zira dünyaya meyleden kimseyi sadece olayların diş gıcırtısı korkutur. ” (c. 6, s. 459)

   2446.    307- “Ey dünyanın kulu ve dünya için amel edenler! Sizler gündüz alış veriş ediyor, gece ise yataklarınızda dönüyor ve yatıyorsunuz. Bu arada ahiretten gaflet ediyor ve ameli erteliyorsunuz. O halde ne zaman doğru yolu bulmayı düşünecek, önceden azık göndereceksiniz ve ne zaman ahiret işinize önem vereceksiniz?” (c. 6, s. 462)

   2447.    308- “Az bir dünya yeter ve çoğu helak eder. ” (c. 6, s. 457)

   2448.    309- “Yok olucu, kandırıcı, fani ve sevilen dünyadan sakının ” (c. 2, s. 272)

   2449.    310- “Nice hoşluk, hoş olmayan şeylere dönüşür. ” (c. 4, s. 58)

   2450.    311- “Bazen hoşluk, hoş olmayan şeylere dönüşür. ” (c. 4, s. 469)

   2451.    312- “Bekasıyla fani olan, sıhhatiyle hastalanan ve güvendiği yerden gelinen (yakalanan) kimse nasıl olsun?” (c. 4, s. 568)

   2452.    313- “Şüphesiz nice uzak yakın olur ve nice yakın uzak olur. ” (c. 5, s. 54)

   2453.    314- “Sevdiği şeyin nihayetine eren kimse, hoşlanmadığı şeyin nihayetini beklemelidir. ” (c. 5, s. 372)

 

109- Düşmanlık-Husumet

 

   2454.    1- “Düşmanlık insanın beyinsizliğini gösterir ve hakkı hususunda bir şey artırmaz. ” (c. 1, s. 400)

   2455.    2- “İnsanlarla savaşanın malı alınır, güvenlik içinde olanın malı yağmalanır. ” (c. 5, s. 421)



Geri   İleri
Go to TOP